Karanlık gecenin biteceği anlarda gökyüzü hafif kızardı.

Ötelerden bir ışık bu yana seyiriyordu.

Işınların yatık gelmesiyle kızıllık önce hâkim olur, sonra güneşin tam doğuşu ile mavi aydınlık.

Bulut olmadığı, sisin doluşmadığı günlerde bu böyledir.

Pencere açmalı.

Soğuk da olsa temiz havayı solumalı.

Sonra bahçeye çıkmalı…

Bahçedeki akan çeşmeden kafayı yıkamalı.

Böylece gecenin ağırlığını günün doğmasını beklemeden atabilmeli.

O günler daha bereketli olur.

O günlerde yaşam daha iyidir.

Öyle derdi bir zamanlar Baf’taki büyüklerimiz.

Güneşi üzerine doğurtmayacaksın, demeleri hep bundandı.

Kargalar senden önce dönmemeli havada…

Görmeli tüm renkleri doğuşundan itibaren güneşin.

Günü kararana kadar yaşamalı.

Yoksa kısa sürecek ömrün yaşanmamış her anı kayıptır.

Uykuda geçen zaman da yaşanmamış değil mi?

Nedense bahçe, çeşme, kafa yıkama denilince aklıma dedem gelir.

Ramadan Hoca…

Hocaydı.

Öğretmendi…

Bilgeydi.

Ama bugünkü hoca geçinenler gibi bağnaz olmadı.

Ezan okunurken ayaklarını indirmedi.

İşini yarıda kesmedi…

“O namaza davettir, bana uymalı”, derdi…

Yerde bulduğu ekmeği öpüp alnına koymadı.

Gençlere dini eğitim yerine bilimsel eğitimi salık verdi.

O zamanları hatırlayanlar vardır.

Başarılı ancak fakir ilkokul öğrencileri Adana veya Antalya’ya ilahiyat okullarına burslu gönderiliyorlardı.

Tüm masraflar TC devletinden…

Dedemin torunlarına da böyle bir teklif yapılmıştı…

Ailenin büyüğüydü.

Hocaydı da…

O bilmese kim bilecekti doğrusunu?

Ona sordular…

Ramadan Hoca “hayır” demişti. 

İmamlık yerine bilimi adres göstermişti…

O günlerde de Kıbrıs’ta cami vardı.

İbadet de…

Değişen TC hükümetleri ile Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşamak durumunda olanlara uygun görülen eğitim Ramadan Hoca’nın uygun görmediği işte bu eğitim…

Dini eğitim.

Güya din işleri başkanı Talip Atalay gittiği Konya’da konuştu.

Basında çıkan veya çıkmayan ama gözümüzden kaçan birkaç noktaya değindi…

Biz itişirken, didişirken burada yani topraklarımızda meğer neler yapmışlar neler…

İçin için işlerini yürütüyorlar, buranın sahipleri olanların haberi dahi olmadan.

Mesela temel atılacak dedikleri ilahiyat fakültesi için kıyameti kopartmıştık.

Atalay Konya’da söyledi…

KKTC’de dini eğitim hızlandı…

İlk mezunlarımız verdik…

İkincisi tam gaz üçüncüsü yolda…

Kargalar senden önce dönmemeli havada…

Görmeli tüm renkleri doğuşundan itibaren güneşin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31