Avustralyalı aktör Hugh Jackman’ın başrolünde oynadığı “Real Steel” (Çelik Yumruklar) sıradan bir aksiyon değil. Duygu ve mesaj yüklü bir görsel yapıt. İlişkilerine ve ahitlerine sadık olmayan, evlat sevgisinden de yoksun kirli bir adamın en sonunda erdeme ulaşmasını anlatan içerik, filmin duygu ve mesaj boyutlarını oluşturuyor. Şiddete dayalı boks türünden bir sporun ancak insan yapımı robotlar tarafından icra edilebileceği yargısı ise ringlerdeki vahşete gönderme yapmakta. Hırslı insanların mekanik yönlendirmeleriyle robotların birbirlerini paralarcasına dövüşmeleri izleyicinin üzerinde sarsıcı etkiler yaratıyor. Sanki onlar, o cansız yaratıklar; spor adına, tıpkı gladyatörler gibi ringlerde harcanan ve adlarına “boksör” denen insanlarmış gibi!..
  
Filmin konusu günümüzün on beş yıl kadar sonrasını anlatmasına karşın, asla bir bilim kurgu türü olarak algılanamaz. Bilim kurguyu sevmeyenlere özellikle bu durumu açıklamak isterim. Bilim kurgudan hoşlanmadığım için bu filme gitmekten önce çekindim. Ama izlediğimde, gerçekçilikten ödün vermeyen bir formatın büyüsüne kapıldım. Robotlar artık bilim kurgu oyuncakları değil, yaşamımızın güncel gerçekleri. Günümüzde bile teknolojinin yarattığı harika robotların nice marifetlerine tanık olmaktayız. Zaman içinde daha bir geliştirilecek olan bu robotlara yüklenebilecek yeni misyonları hayal edebiliyoruz...
  
İşte genç yönetmen Shawn Levy’nin imzasını taşıyan bu filmde de, yakın gelecekte pek çok spor gibi boksun da önemli teknolojik değişikliklere uğrayacağının ve boksörlerin yerini robotların alacağının altı çiziliyor. Efektlerin ve sinemasal hilelerinin asgariye indirildiği bir çalışmada robotların ve insanların dünyasında, teknolojinin insanla ilişkisinin destanı anlatılıyor. Bu öyle bir anlatım ki, izleyicinin tıpkı canlı oyunculara duyduğu öfke ve sevgi gibi duygular insan yapımı robotlara da yönelebiliyor. “Zeus” adı verilen canavar robotu antipatik yaratık olarak algılayıp ondan nefret ederken, “Atom” adlı masum dizaynlı robota sempati duyabiliyoruz. Bu da çok olağan. Çünkü “Zeus” zengin, kötü ve çirkin adamı; “Atom” ise yoksul, iyi ve güzel adamı temsil etmektedir.
  
Hugh Jackman, bu filmde eskiden başarılı bir boksör olan Charlie Kenton’u canlandırıyor. Boksörler artık vahşet platformu o ringlerden çekildiği için sıra robotları dövüştürmeye gelmiştir. Ringlerden ayrılmak zorunda kalan eski boksör Charlie Kenton da elinden başka bir iş gelmediğinden, hurdadan ürettiği robot boksörlerin dövüşlerini organize ederek geçimini sağlamaya çalışmaktadır. Bunda zorluk çekmiyor. Çünkü artık gezegenimiz robotların dünyası olduğu için Kenton’un malzeme ihtiyacını karşılayacak çok sayıda robot mezarlığı vardır. Ancak, kendi kaliteli malzemesini üretecek tesisten ve sermayeden yoksundur. Toplama parçalarla ürettiği robotlar ringlerde param parça olmaktadır. Adam borç batağına batmıştır ve borçlarına sadık olmadığından alacaklıları tarafından her yerde kovalanmaktadır. Tam bu sırada çoktan unuttuğu eski sevgilisi ölür ve on bir yaşındaki oğlunun velayet sorunu ortaya çıkar. Kenton babalık duygusundan öylesine yoksun ki, oğlunun velayetini parayla satmaktan çekinmez. Velayeti para karşılığında alan teyzenin gündeminde bir seyahat vardır. Seyahatin sonuna kadar küçük oğlan hayırsız babasının yanında kalmak zorunadır. İşte o süre içinde küçük oğlan robotların dünyasına girecek, çamurların içinde bulduğu hurda bir robotu babasına zorla kabul ettirecek ve babanın başlangıçta hiç sevmediği “Atom” adlı o robot, ringlerde şampiyonluk yolunda hızla ilerleyecektir. Tabii ki bu süreç içinde baba – oğul arasındaki ilişkiler de gelişir. Mekanik yaratıklar dünyasında kendisi de robotlaşan duygusuz baba, evlat sevgisini keşfetmiş olur.
  
“Pembe Panter” ve “Müzede Bir Gece” gibi onlarca başarılı komediye imza atan Shawn Levy bir güldürü ustası olarak tanınır. Robotlara yüklediği anlamlı misyonla Rocky filmlerindeki duygusallığı kendi filmine de taşımaya çalıştığını söylüyor. Filmin dövüş sahnelerinin çekimi sırasında geri planda gerçek boksörlerin görev üstlendiğini belirten Lewy, o sahnelerin nasıl çekildiğinin açıklamasını da şöyle yapmakta:
  
“Kullandığım teknik ‘Avatar’ filmiyle geliştirildi. Gerçek boksörler dövüşürken, görüntü simultane olarak bilgisayarda robot dövüşüne dönüşüyor.”
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31