03 Ağustos 2019 Cumartesi 15:13
Kiprianu  “Kritik” Görüşme Öncesinde Anastasiadis’i Uyardı

Liderlerin 9 Ağustos’taki gayrı resmî görüşmesini “ülkenin geleceği ve perspektifi açısından kavşak öneme sahip” olarak gören AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu “görüşme başarılı olursa, devamı gelecek. Olmazsa,  garı resmî konferans çabasının onursuz sonuçlanacağından ve kesin taksimden artık çok zor kaçılabileceğinden korkuyoruz” uyarısında bulundu. 

Fileleftheros’a göre Kiprianu Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Cumhurbaşkanı Akıncı ile “kritik” görüşmeye giderken iki bölgeli iki toplumlu BM kararlarında belirlendiği gibi siyasi eşitliği olan federasyona bağlılığını ve prosedürün, sağlanan yakınlaşmalar, Guterres Çerçevesi ve çözümü uygulama mekanizması ile Crans Montana’da kaldığı yerden devam edeceğini yeniden teyit etmesi gerektiğini söyledi.

Anastasiadis’i “Doğal gaz konusunun ve Türk meydan okumalarının tek başına görüşmenin başarılı sonuçlanmasını engelleyeceğini ve sorumluluğun tamamen Kıbrıs Türk tarafına kalacağı yanılgısı veya gizli isteği de olmamalı” sözleriyle uyaran Kiprianu Akıncı’nın doğal gaz yönetimi için ortak komite kurulması önerisinin reddedilmesini de “çözüm teşvikini  anti-teşvike çevirdiği” gerekçesiyle “doğru” bulduğunu söyledi. 

Kiprianu “Başkan 9 Ağustos görüşmesinin doğal gaz konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle muhtemel başarısızlığını engelleme yöntemini artık bulmalıdır” dedi, şunları ekledi:
“Çözüm, kurtuluş ve yeniden birleşme çabasında korku sendromlarına yer yok.  Başkan’ın, cesaretle ve özgüvenle ilerleme tarihi sorumluluğu vardır. Aksi halde maalesef kesin taksim başkanı olacak. Tarihi sorumluluğu ağırdır ve bu sorumluluğu üstlenmelidir.”
 

“BİR OLUMLU OY ZÜRİH’İN AŞILMAZ VETOLARININ YERİNE GEÇMİŞTİ”
Anastasiadis’i, desantralize federasyon önerisi ile siyasi eşitlik ve etkin katılım meselesini yeniden tartışmaya  açmakla, halihazırda yakınlaşma sağlanan başkanlık  sistemi yerine parlamenter sistem istemekle suçlayan Kiprianu şunları söyledi:
Federal yetkiler Crans Montana’da neredeyse uzlaşılmıştı ve BM Genel Sekreteri bu nedenle 6 maddelik çerçevesine dahil etmişti. Siyasi eşitlik ve Bakanlar Kurulu kararında bir olumlu oyunu sorgulanması, onları toplum olmaktan azınlığa  indirgeyeceği için Kıbrıs Türk tarafınca kabul etmesinin hiçbir ihtimali yoktu. Bir olumlu oy Zürih’in aşılmaz vetolarının yerine geçmişti. Keza Genel Sekreter de Eylül 2017 tarihli raporunda  etkin katılım meselesinin esasen çözüldüğünü belirtiyor.  Parlamenter sistem meselesi müzakerelerde görüşüldü ve reddedildi.

“Dolayısıyla, bütün bu fikirler, Anastasiadis’in kabul ettiğini ilan ettiği BM Genel Sekreterinin Çerçevesi’nin dışındadır.  Seçtiği yol,  referans şartlarında anlaşmaya, dolayısıyla müzakerelerin yeniden başlamasına götürmüyor.  Türk tarafını köşeye sıkıştırmaya da götürmüyor. 

Uzayıp giden bir çıkmaza devam ettiğimiz sürece  Kıbrıs sorununun çözüm çabası gittikçe zorlaşıyor ve kesin taksime gittikçe daha da yaklaşıyoruz.  Başkan Anastasiadis  Crans Montana’da kalınan yerden başlamak istediğini söylerken gerçekten de bunu kast ediyorsa  fikirler Genel Sekreter’in çerçevesi içinde olmalıdır, dışında değil. Türkiye’nin hedefi halihazırda bizimkinden farklıdır.
Biz, iki devletli çözümü dayatılma çabası ve Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgemizdeki tahrikleri konusunda bu noktaya varacağımızı önceden gördük ama iktidardakiler MEB’i zırhlandırdıklarını söylediler.” 
 

PRODROMU : “BUNDAN DAHA KÖTÜ ALTINI OYMA OLAMAZ”
Rum Yönetimi Sözcüsü Prodromos Prodromu ise Türkiye’nin doğu Akdeniz’deki faaliyetleri devam ederken ve KKTC hükümeti kapalı Maraş’ı açma “tehdidinde bulunduğu” bir dönemde Andros Kiprianu’yu Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i sorgulamayı ve şahsına saldırmayı seçmekle suçladı.

Kiprianu’yu “muhalefetin de bir sınırı olduğunu anlamaya ve özellikle milli davada bu çılgınlığa ve bayır aşağı yuvarlanmaya son vermeye” çağıran Prodromu, Akıncı-Anastasiadis görüşmesine birkaç gün kala ve Anastasiadis siyasi parti başkanlarını bu görüşmeye hazırlık için toplantıya çağırmışken  (Kiprianu’nun)  Türkiye’nin yaptıklarını görmeden Anastasiadis’i eleştirmesinin neye hizmet ettiğini sordu.

Prodromu, Kiprianu’nun eleştirilerini aleni (basın yoluyla) ortaya koymasını şaşırtıcı bulduğunu da belirterek, liderler görüşmesine birkaç gün kala, Anastasaiadis’i ve Rum tarafını suçlamasının aslında çok ağır nitelemeleri hak edeceğini söyledi. 

Prodromos Prodromu “Türkiye denizde saldırır ve Maraş’la ilgili meydan okumalarını, tehdit ve şantajlarını tırmandırırken Kiprianu’nun Başkan Anastaiadis’i ‘korku sendromu’ ile suçlamasından daha kötü altını oyma olamaz.
Haravgi haberi “Başkan Tarihi Sorumluluklarını Üstlensin… AKEL’den 9 Ağustos’taki Kritik Görüşme Öncesinde Müdahale… Anastasiadis’in ‘Yeni Fikirleri’ Çerçeve Dışında…  Bir Olumlu Oy, Zürih’in Aşılmaz Vetoları’nın Yerine Geçmişti” başlıklarıyla aktardı

Alithia manşete çektiği haberi “Andros Kiprianu’dan Kritik Gelişmeler Arifesinde Başkan Anastasiadis’e İzahı Mümkün Olmayan Saldırı... Destek Olmak Yerine Altını Oyuyor… Hükümet Sözcüsü: Sayın Kiprianu Artık, Muhalefetin Bir Sınırı Olduğunu ve Özellikle Milli Davada Bu Çılgınlığa ve Bayır Aşağı Yuvarlanmaya Son Vermesi Gerektiğini Anlamalıdır.” 

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31