30 Ağustos 2015 Pazar 11:50
Rumlar: 'Geçiş dönemi üç ayı geçmesin'

Rum yönetimi Kıbrıs sorununda varılacak anlaşmanın uygulamasının garanti edilmesini istiyor. 

Rum basınında yer alan habere göre Rum liderliği, çözüm anlaşmasının yürürlüğe girişi ile uygulamaya başlaması arasında boşluk olmaması için de geçiş döneminin üç ayı geçmemesi gerektiği görüşünde.

Fileleftheros, Anastasiadis hükümetine yakın kaynaklara dayandırdığı “Uygulama BM Garantisiyle... Lefkoşa Güvenlik Konseyi’nden Anlaşmanın Ertesi Günüyle İlgili Garantiler İstiyor... Kıbrıs Rum Tarafı: Geçiş Dönemi Üç Aya Kadar” başlıklı manşet haberinde, kurumsal organların daha baştan atanması ve seçimlerin belirlenecek zaman sınırı içerisinde yapılması gerektiğini yazdı.

Güvenilir kaynaklara dayanarak Rum tarafının bu tezinin “sistemin geçici işleyeceği ve üç aylık dönemde bütün kurumsal seçim organlarının işletileceği anlamına geldiğini” yazan gazete özetle şunları aktardı:

“Kıbrıs Rum tarafı anlaşmanın uygulanmasının Güvenlik Konseyi’nce garanti edilmesini, yani uzlaşılanların uygulanacağına dair BM anayasasına atıf yapan bir karar istiyor. Çözümün uygulanması konusu bu aşamada ilgilenilecek bir mesele değildir ancak peşinen güvenceye alınması Rum tarafı için önemli bir konudur.

Müzakerelerde şekillenen ve öne çıkarılan hava nedeniyle, BM’nin de Kıbrıs Türk tarafının da 2004’teki gibi uzun bir geçiş döneminde ısrar etmesi zordur ancak ihtimal dışı değildir. Bu tartışmalara, Lefkoşa açısından kritik olan; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (federasyona) dönüşümü de dâhildir.

Müzakerelerde bugüne kadar küçük bir ilerleme kaydedildi, görüşülen konular karmaşık ve bir ‘ortak alana’ varılması için zamana ihtiyaç var. Prosedür son dönemece girene kadar yapılması gereken çok şey, aşılması gereken bir dizi engel ve zorluk var.

Müzakerecilerin geçen Cuma günkü görüşmelerine mülkiyetle ilgili çalışma grubu da çağrıldı. Grup üyeleri konuyla ilgili bir dizi fikir sundu. Mülkiyette kişisel hakların tanındığı açıktır.  Görüşmeleri sıkıntıya sokan kullanıcı meselesidir. Özellikle ‘kullanıcı’ teriminin ve ne zaman hak sahibi olduğunun (örneğin arazi veya mülkü kullandığı süre) belirlenmesinde anlaşmazlık vardır.

Mülkiyet meseleleri, kurulacak komiteye havale edilecek olmasına karşın ilk söz hakkının yasal mal sahibinde olduğu ve malı hakkında onun karar vereceği gibi kriterlerle belirlenmesi gerekecek. Bu Türk tarafı açısından net değildir, kabul etmiyor.

Geçen hafta vatandaşlık konusu da görüşüldü. Öğrendiğimize göre bu konuda birçok ‘plan tatbikatı’ yapıldı. Bu çerçevede, başrolü merkezi hükümet yasası ve kaydedileceklerin bir vatandaşlık sıfatı olabilmesi için gereken ön koşullar oynayacak. Yapılmakta olan görüşmeler temelinde, vatandaşların merkezi devletin vatandaşlığı dışında oluşturucu devletçiklerden de iç vatandaşlığı olacağı hatırlatılıyor.”

banner22
Son Güncelleme: 30.08.2015 12:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31