Ekonomik kriz ve Güney Kıbrıs’ta ki siyasi çalkantılar bile Rumlara karalama kampanyalarını unutturamıyor. Bugüne kadar Rumlar,  KKTC’nin tanınmaması için elinden geleni ardına koymadı.  Daha önceki yazılarımdan birinde dünyaca ünlü sanatçıların KKTC’ye gelmelerini büyük bir çabayla nasıl engellediklerine değinmiştim. Hatta konuları saptırarak mahkemelere kadar taşımaktan çekinmediler. Güçlü ilişkileri ve sudan sebepleri ile yıllardır KKTC’nin tanınmasında en büyük engel Rumlar oldu. Biz bu duruma karşı neler yaptık? Sistemli bir politika geliştirdik mi? Biz bunları sorarken Rumlar bu aşamaları çoktan geçmiş ve çalınacak tüm kapıları çalarak kendi haklılıklarını ispatlamaya çalışmıştır. Nihayet KKTC’de kıpırdanmalar başladı ve anavatanın desteği ve kendi çalışmalarımız ile dayatılan ambargo ve izolasyonlardan sıyrılmak için harekete geçtik. Şayet bu çalışmalar devam ederse KKTC’nin kabuğunu kırması için hiçbir neden kalmaz.

 

KKTC’de gelişen olaylar karşısında tabi ki Rum tarafı sesiz kalmıyor. En son iddiaları KKTC’de ki bir otelin cephanelik üzerine kurulmuş olduğuydu. Geçen yıl Türkiye’yi ziyaret eden Avustralyalı öğrenci grubu, bu yıl KKTC’yi ziyaret etmek üzere operatörler ile anlaşma yaptılar. 9 bin Avusturalyalı öğrenci ülkemizi ziyaret edecek ve Avusturalya’da da ülkemizi tanıyan bilen birileri olacaktı. Ancak Rumlar söz konusu otelin fotoğraflarını çekerek, sanki askerler ve cephaneliklerin içindeymiş gibi yansıtmayı başardı. Çocuklarınızı cephaneliğin üstüne yollamayın diye aileler üzerinden başlattıkları kampanyalar aleyhimize sonuçlandı. Bu olayın ardından 9 bin yerine 5 bin Avusturalyalı öğrenci ülkemize gelecek. 4 bin Avusturalyalı çocuk ve aileleri KKTC hakkında olumsuz fikirlere kapılmıştır. Azımsanacak bir rakam ya da küçümsenecek bir olay yaşanmamıştır. Sadece Türkiye’nin tanıdığı bir ülke olarak KKTC için tüm reklam ve tanıtımın önemi büyüktür. Ülkemizin imajını sarsan bu olayın ardından geçekleri yansıtan bilgi ve belgeler ile hakkımızı aramamız gerekli. Ayrıca bu tarz olumsuz haberler turizm sektörünü de etkileyecektir. Otellerin cephanelikler üstünde olduğunu sanan hiç kimse tatil amaçlı KKTC’yi tercih edecek değildir. Dolayısıyla turizm sektöründe belirlediğimiz hedeflere ulaşmamız da sıkıntı olacaktır.

Müzakereler ve gelinen nokta karşısında devlet büyüklerimiz gereken tavrı sergilemiştir. Cumhurbaşkanımız ısrarla KKTC’nin varlığı ve halkının haklarından ödün vermeyeceğini dile getirmiştir. Tüm olumsuzluklara rağmen anavatan Türkiye’nin desteği ile kurulduğu günden beri bağımsızlık mücadelemizi sürdürdük. Tıpkı geçmişte olduğu gibi birlik içinde hareket ederek ülkemiz ve halkımızı hak ettiğimiz refah seviyesine ulaştırabiliriz. Ancak insanımız ve ülkemizin dünya kamuoyuna yanlış tanıtılması ve mevcut durumun devam etmesini engellemek adına, uluslararası kamuoyuna sesimizi duyurmalı ve doğruları anlatmanın bir yolunu bulmalıyız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31