Kronik iyimserlik içinde olanlar, Kıbrıs’a ilişkin her gelişmede ille de siyasal çözüme dair umut ararlar. Bu kronik iyimserler, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin ilan ettiği münhasır ekonomik bölgede hidrokarbon yataklarına ulaşmasını da Kıbrıs sorununda siyasal çözümü kolaylaştıracak bir gelişme olarak gördüler. Diğer konulardaki gereksiz iyimserlikler bir yana, işte bu bağlamdaki iyimserliği aslında yadırgamamak gerekir. 

   Gerçeklere ve gerekçelere baktığımızda onların bu tür bir düşünceye kapılmalarında haksız olmadıkları sonucuna varırız. Çünkü bu yer altı, ya da deniz altı doğal zenginliğe ulaşmak tek başına yeterli bir şans değildir. Bulunan zenginliğin tüketim coğrafyalarına nakliyatı da söz konusudur ve bu bağlamda bölgenin güçlü devleti Türkiye ile işbirliği yapmaktan başka bir seçenek yoktur. Çünkü doğunun zengin doğalgaz kaynakları ile bunun tüketicisi ve piyasası olan batı arasında oluşturulan enerji ulaştırma hattı Türkiye’dedir. Trans Anadolu ya da Nabucco doğal gaz boru hattı, Avrupa’nın enerji güvenliği için, Avrupa’nın desteğiyle Türkiye coğrafyasına döşenmiştir.

   İlginç olan nokta şu ki, Türkiye’nin sunduğu bu avantajdan yararlanmadan Güney Kıbrıs doğalgazını pazarlamanın mümkün olamayacağını aklı başında Rum aydınlar da vurgulamakta ve bu konuda Rum kamuoyunu aydınlatabilme adına girişimler yapmakta, gerçekçi yazılar yazmaktadırlar. Örneğin İngilizce yayımlanan “Cyprus Mail” gazetesinin arşivlerine girenler bu bağlamdaki gerçekçi yorumlara rastlamakta zorluk çekmezler. 

       *       *       *

   Gelgelelim, geleneksel ve saplantılı Rum siyasetini bu akılcı yorumların bu aşamada etkileyebildiğini pek de söyleyemeyiz. Türkiye ile Güney Kıbrıs arasındaki gerginliği yumuşatacak tek bir girişim yok… Tam tersine o saplantılı siyaset, hidrokarbon yataklarına ulaşılmasını Kıbrıs sorununda uzlaşmazlığı daha bir tırmandırmanın gerekçesi olarak görmeye başladı. Daha bir sertleşen tavırlarına bakınız… “Biz bu muazzam zenginliğe ulaştık ya, artık sırtımız yere gelmez, kimse de bize yan bakamaz” havasına girmektedirler. 

   Ama ayaklarının yere basacağı ve Türkiye’nin limanlarıyla enerji koridoruna ne denli muhtaç olduklarını görecekleri günler de yakındır. Sıra hele bir nakliyat konusuna gelsin, eşref saat işte o zaman çalacak…  

   Rum komşularımızın, afralı – tafralı hidrokarbon ve savunma anlaşmaları yaptıkları İsrail’in yaşadığı deneyimleri bile göremeyecek denli başları dönmüştür bu sıralar… Gerçekleri görebilseler, İsrail’in kendi egemenlik alanında bulduğu doğalgaz zenginliğini Avrupa’ya nakletmekte ne denli zorlandığı olayıyla yüzleşecekler…  

   Evet; görmek isteseler de istemeseler de gündemlerindeki en önemli sorun, bulunan doğalgazın kaynaktan piyasaya taşınabilmesidir. Diyelim ki taşımayı gemiyle, deniz üzerinden yapacaklar… Gemi ile doğalgazın taşınabilmesi için önce doğalgazın sıvılaştırılması gerekir... Bunun için de rafineriye ihtiyaçları var. Ne var ki, rafineri inşa etmek en az 8-10 milyar dolarlık bir maliyeti ve on yıllık bir inşaat süresini gerektirir. Ürünün boruyla Yunanistan’a taşınması ise olanaksız. En pratik ve en ekonomik olanı, doğalgazın Türkiye üzerinden boru ile taşınmasıdır. Doğalgazın Avrupa’ya Türkiye üzerinden gitmesi gerekir. Türkiye 2009’da imzaladığı Nabucco anlaşması ile Hazar Denizi ve Kafkaslar’dan Avrupa’ya doğalgaz taşıyabiliyor. 

       *       *       *

   Olayın bir başka boyutu da şu anda dünyadaki doğalgaz bolluğudur. Elinde doğalgaz olan ülkeler, doğalgazlarını satmak için piyasa bulmakta zorlanıyorlar. Bu ciddi rekabet ortamında Güney Kıbrıs Rum yönetimi en ekonomik ve en hızlı nakliyat seçeneğine başvurmak zorundadır. O seçenek ise, kesinlikle doğu ile batı arasındaki enerji koridoru Türkiye’yi işaret etmektedir. 

   Rum komşularımız Kıbrıs’ın da içinde bulunduğu bu bölgede gittikçe güçlenmekte olan Türkiye’nin kendilerine sağlayabileceği avantajları ne kadar erken görebilirlerse, bölgemize kalıcı bir barış ve huzur da o kadar erken gelebilecek ve bölgesel zenginliklerin nimetlerinden yararlanabileceklerdir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31