Gündemin belki de en traji komik başlığı dün gazetelerde yer alan “fuhuş baskını”ydı.

Efendim, Türk polisi, yememiş içmemiş, muhtemelen gelen ihbarları değerlendirmiş, günlerce iz sürmüş ve sonunda bir çeteyi ortaya çıkarmış.

Bir fuhuş çetesini iş üstünde enselemiş ve 6 kişiyi tutuklamış.

Bu fuhuşun önünü alacak, bir çeteyi çökertecek hayati bir operasyon!!!

Allah aşkına;

Bu olay tamamen mahkemeleri “gereksiz” doldurmaktan öteye giden bir konu değil. Gece Klübü sahibi ben vergimi ödüyorum, yaptığım iş yasal demiş.

Yalan mı söylemiş?

Devlet gece klübü işletmecilerinden son derece hatırı sayılır bir para alıyor. Bu külplerde çalışmak için adaya gelen kadınlar o tutuklamayı yapan polisin ön izniyle geliyor.

Dahası, her hafta o tutuklamayı yapan polis, bu kadınların pasaport kontrolünü yapıyor ve yine her hafta sağlık kontrolünden geçirtiyor.

Bu kadınlar her hafta devlet hastanesinde jinekolojik muayeneye tabi tutuluyor!!!

Gece Külpleri Yasası kapsamında bu sağlık kontrolleri zorunlu kılınıyor. Bu kontroller düzenli yapılmazsa, konsomatrist kapsamında gelen kadınları sınır dışı ediliyor, gece klübü ceza ödüyor.

Gece külübü bu kontrolleri yaptırmak için de aylık olarak kişi başı ücret ödüyor.

Yasada konsomatist”in tanımı: “Gece klübüne gelen müşteriyle yiyip içerek, iyi vakit geçirip, çalıştığı iş yerine kazanç sağlayan kişi” olarak yapılıyor.

Bu kapsamda çalışacak olan kadınların pasaportlarına polis tarafından el konuluyor!!!

Gece Klüpleri Yasası’nda bu kadınların, Polis Muhaceret Birimi’ne pasportlarını bırakmaları hükmü yer alıyor!

Yani işin trajik tarafı, bu kadınları tutuklayan polis, aslında bu kadınları izinlendiren, her hafta kontrol eden ve pasaportlarını da gayrı insani şekilde elinde tutan polis!

Daha bu adada bu kapsamda çalışan ama nedense fuhuştan tutuklanma ihtiyacı hissedilmeyen onlarcası gibi.

Devlet 3 ayrı sınıfa ayırdığı bu gece klüplerinden işletme ve ve işyeri izni için harç alıyor. Birinci sınıf bir gece klübünden alınan iş yeri izni, asgari ücretin 9 katı!!!

Bir gece klübü bir kadın için ortalama 4000-5000 Dolar maliyet çıkarıyor. Bunun önemli bir kısmı devlete ödeniyor.

İşletme izni için de aylık asgari ücret kadar ve bu harçlar her yıl yenilenmek kaydıyla ücretlendiriliyor. Ödenmemesi durumunda “kamu alacakları” kapsamında faizlendiriliyor!!!

Bütün bu uygulamalar da İçişleri Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlık ettiği, belediye idare amiri, temel sağlık hizmetleri dairesi, çalışma dairesi, muhaceret dairesi müdür veya temsilcileri yanında Polis Genel Müdürlüğü Muhaceret Dairesi Müdürü veya temsilcisinin katılımıyla oluşan komisyonca yürütülüyor. Bakanlar Kurulu sınıflandırma veya izinlendirme gibi konularda yetkili kılınıyor

İşin özü, Ceza Yasası Fasıl 154 kapsamında para karşılığı cinsel ilişki yapmak veya yaptırmak bir suç!

Ancak devlet bu suçtan, yani fuhuştan çok iyi bir para kazanıyor.

Yakın takibini yapıyor.

Bu durumda ara sıra fuhuştan yakalanan gece klübü sahiplerinin de muhtemelen belli beklentileri yerine getirmeyi bir şekilde reddetmesinin ötesinde başka bir sebep gelmiyor akla.

Yoksa Flamingo Gece Klübü’nü zaten bu iş için izinlendiren devlet, burada çalışan kadınları her hafta kontrol ede de devlet. Şimdi ne cezasından bahsediliyor ki?

Bu ülkede fuhuş var.

Arka sokaklarda kontrolsüz olarak yapılan da devletin yakından takip ettirip kendi eliyle yaptırdığı da fuhuş.

Tek fark kontrol altında olandan bu devlet iyi bir para kazanıyor.

Hatta belki de en iyi parayı fuhuştan tahsil ediyor!!!

Hadi şimdi Maliye Baskanı bu rakamı açıklasın.


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5