Kendi çocuğuna 2 kez tecavüz eden baba, çocuğun olanları anlatmasından korkarak çocuğunu yastıkla boğarak öldürdü!

15 yaşındaki bir kız çocuğu, okul servis şoförü tarafından tecavüze uğradı.

Barda çıkan kavgada 2 kişi ağır yaralandı.

Güzelyurt’ta bir döviz bürosunda silahlı soygun!

Lefkoşa’da araç kundaklandı.

Ülkemizin tanınmış iş insanlarından birinin şüpheli ölümü aydınlatılamadı!

Uyuşturucu kullanan ortaokullu çocuklar tespit edildi!

Geçim derdindeki genç adam, bebeği ile eşine mektup bırakarak intihar etti.

Ve haberler bu şekilde devam ediyor…

Daha memleket meselelerine, ekonomik sorunlara ve Kıbrıs meselesine dair haberlere hiç değinmedim.

Hepimiz müdahiliz. Hem de geçmişimizle, geleceğimizle müdahiliz bu davaya. Olan bitenleri değiştirmek için kişisel çıkarlarını ön planda tutanların yanında, yurdundan umudunu kesmeyenler de yanıyor.

Biz de yanıyoruz açıkçası.

Bir süredir korkularımızın yanına umudumuzu da koyabilmek için çok zorlanır olduk. Yasalarımız ve anayasamız yerine, diktatörler ya da imparatorlar tarafından yönetiliyor gibiyiz. Demokrasi kül oldu uçtu adeta. İki dudak arasından çıkan kararlar, yurdumdaki insanı hiçe sayan icraatlar ve emekleri sıfırla çarpan kararlar insan kalabilmek uğruna epey çaba sarf etmemize neden oluyor.

Kendimizi bu darbe anlayışına yakıştıramadığımız için suçlanıyor, hatta cezalandırılıyoruz.

Yurdu için canını vermeye hazır olanlar ezik yaşatılırken, memleketi kaosa sürüklemeye çalışanlar da her zamanki gibi iş başında. Hem de cesur, kararlı ve zarar vermekten hiç gocunmadan…

Onlar konjonktürü istedikleri gibi dönüştürüp, “güçlü biziz” manipülasyonu ile işleri çekip çevirmenin profesyonelleri oldular on yıllardır.

Yolsuzluklardan, dolandırıcılıklardan, mafya ile karmaşık ilişkilerden sıyırtmak isteyenler kadar, henüz açığa çıkmamış taciz ve tecavüzleri, cinayetleri, intiharları meşrulaştırmak isteyenler de çok çalışıyor.

Dedim ya memleketi kaosa sürüklemek isteyenler çok çalışıyorlar.

Yıllardır ayrımcılık yapanların, memleketimi kullanarak kişisel çıkar sağlayanların, yurduma yakışmayan yaşam alanlarını ve yaşam biçimlerini inşa etmeye çalışanların insanlığa karşı suç işlediğini haykırdıkça biz, tehditlerle sindirileceğiz.

Kısacası susması gerekenler değil, konuşması gerekenler susmaya devam edecek.

Teknolojide, liberal ekonomi politikalarında, yaşam biçimlerimizde post modernizm hayatımızı kuşatırken, devleti işletme ve ileriye taşıma noktasında olabildiğince kapanıp ve muhafazakârlaşıyoruz.

Daha ne kadar sabredeceğiz olan bitenlere?

Daha ne kadar sağduyumuzu koruyup, yaşamlarımızı mormal-miş gibi sürdürmeye devam edebileceğiz?

Daha ne kadar sabredeceğiz olan bitenlere ve hatta olmayanla ile bitirilemeyenlere?

***

HAYALLERİM HEPİMİZİ KURTARSAYDI

Bir hayalim var.

Aslında çok hayalim var!

Eski bir hayal bu. Ben de bu hayali kuranlar zincirine bir halka oldum sadece…

Yıllardır yurdunu seven, insanlığı seven ve geleceğini umutlu beklemek isteyen insanların serzenişleri duyulsun diye sürüyor mücadeleler.

Hak ettiğimiz yaşam biçimine kavuşmamız bu kadar zor olmamalı.

Biliyorum! Çok geniş zamanlı bir hayal bu; gerçekleşmesi için çok çalışmaya gerek yoktu bir zamanlar. Herkesin sadece dürüst olması, herkesin sadece kendi yaşamını insanca yaşamaya çalışması tüm yaşamın düzene girmesinin tek formülüydü, hala öyle.

Birilerinin arkasından iş çevirmek, birilerini ötekileştirerek, birilerinin ensesinden güzel bir yaşam inşa etme çabası bugünlere gelişimizin belki de en etkili hatasıdır.

İnanın bana hayatımızı bu hale getirmek daha zor ve zaman gerektiren bir süreçti. Bu zoru başarıp mahvetmişsek, sadece “iyi” olarak doğruya geri dönebiliriz. Sadece “doğruyu yaparak” kurtulabiliriz. Sadece “dürüst” olarak insanlığımızı kurtarabiliriz.

Hayalim eski demiştim. Bir o kadar da geniş zamanlı demiştim:

İçimizdeki, yurdumuzdaki, yaşamlarımızdaki sınırlar kalksa!

Yağma ortadan kalksa!

Çatışmalar ve çatışmayı provoke edenler kalksa!

İdeolojilerimizin ne olduğu değil, yurduna nasıl katkılar yapabildiğimiz umursansa!

Sadece bir hayal benimkisi!

Belki de hayallerim bir gün hepimizi kurtarır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31