Topu topu 1,5 yıl başkan olmak için 9 aday yarıştı…

Kıran kıranaydı mücadele.

Televizyonlar, gazeteler…

Reklamlar, söyleşiler…

Hangi yöne baksak birisi çıktı karşımıza.

Ve seçim süreci her şey gibi bitti…

Kadri kazandı…

Şimdi belediyenin yapılandırılması, ödenmeyen paraların ödenmesi…

Kaldırılmayan çöplerin kaldırılması…

Arıtılmayan suların arıtılması…

Çeşmelerden akamayan temiz suyun yeniden akıtılması…

Kapatılmayan lukkaoların kapatılması…

Hepsi seçilen yeni başkanı sırada bekliyor.

Bir sürü işin yapılması ise en fazla 1,5 yılda bitirilmeli…

Çünkü bitirilmezse itibar kaybı söz konusu olabilir…

Güven verilmeli, takdir toplanmalı…

Sanırım Kadri ve ekibi tüm hızlarıyla işe koyulsalar işi seçime kadar ancak bitirirler.

Bitirirlerse Kadri muhtemelen yeniden seçilir.

Bitiremezlerse günah keçisi gibi ortada kalır ve tüm fatura ona çıkartılır...

Bu arada milletvekilliği de sona ermiş olduğundan Lefkoşa’dan daha beter duruma gelir.

Bir riskti bu.

Girdi…

Şimdi bakacak.

Nedir durum…

Bilinmezler var içeride.

Ne kadar borç var…

Kaç çalışan yandaştır; oy için işe alınmıştır.

Hangi elemanlar havadan para alıyor…

Her şeyin başı paradır biliyorsunuz.

Kredi bulunmalı, bulunmazsa aynı terane…

TC kapılarına gidilecek.

Ve ve ve ve…

Bir sürü ayrıntı.

Şimdilik Kadri’yi ve ekibini uğraşadurur bırakalım…

Gelelim ayran içmeye.

Vatandaşın birisi yazdı.

“Lefkoşa kurtuldu, şimdi sıra Kıbrıs’ın kurtulmasında.”

Ve ilave etti…

“Bir önceki secimi kaybettiren de bu seçimi kazandıran de aynı seçmen.

Demografik yapımız bozuldu diyeceğimize doğru politikalarla yeni bir Kıbrıs yaratmak mümkün.”

Bir Lefkoşa’nın nüfusuna baktım…

Bir seçmen sayısına…

Bir seçimde oy verenlerin oranına…

Bir de seçme başkan adaylığına katılan TC’lilere…

Sonuç.

TC’lilerin seçime katılmaya ve oy vermeye hakları olmadan katılmalarını görememek ama kazanamadılar öyleyse irada hala Kıbrıslılarda demek…

Nasıl açıklanabilir?

Kaldı ki AKP herhangi bir TC’li yerleşiği aday göstermedi.

Gösterseydi bize ait Lefkoşa belediyesinin başına hiçbir Kıbrıslıtürk seçilemezdi.

Yazan bir de, “Doğru politikalarla yeni bir Kıbrıs yaratmak mümkün “diyor…

Ne demek bu?

Yoksa içlerinde Kıbrıslıtürk yaşamayan, ikiye bölünmüş Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfus demografik yapısı tam da Antalya, Antep, Hatay gibi olan bir Kıbrıs mı?

Kısaca içinde Kıbrıslıtürk bulunmayan saf nüfus yapısı mı?

Bu gerçeği görememek herhalde safdillikle açıklanabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31