banner40
08 Kasım 2018 Perşembe 22:19
Her gün 45 dakika yürürseniz…

Dünyada artan çocuk ve genç diyabetine dikkat çekmek, konuyla ilgili farkındalıklarını sağlamak amacıyla Matfen Eğitim Kurumları’nda lise öğrencilerine sağlıklı yaşam semineri düzenlendi. Seminerde uzmanlar, obezite-metabolik sendrom ve tip 2 şeker hastalığı hakkında bilgi verirken sağlıklı yaşam uyarıları ile ilgili açıklamalarda bulundular.

Çocukluk ve gençlik dönemimin çok iyi planlanması ve geçirilmesi, ileriki yaşamımızın ne şekilde olacağının da belirleyicisidir

Sağlıklı yaşam için bir dizi uyarılarda bulunan Düzen Sağlık Grubu doktorlarından Özlem Aker, Afşin Ali Cevdet Züngün, Füsun Ayser ve Önder Cem

Sezgin şunları aktardı:

Bir insanın yaşamındaki en özel ve güzel dönem onun çocukluk ve gençlik yıllarıdır. Dünyayla tanıştığımız, bedensel gelişimimizi ve eğitimimizin büyük bir kısmını tamamladığımız bu dönemin çok iyi planlanması ve geçirilmesi, ileriki yaşamımızın ne şekilde olacağının da belirleyicisidir.

Bu dönem ne yazık ki sınav yarışı şekline dönüşmekte ve sınav başarısı yaşamın ana belirleyicisi olarak düşünülmekte, tüm diğer aktiviteler bir kenara itilerek ana ekseni ders ve sınavlar olan bir yaşam kurgulanmaktadır. Bu durum da öğrencilerimizde bir yılgınlık, bıkkınlık ve ciddi stres bozukluklarına neden olabilmektedir. Oysa eğitim yaşamı sadece derslerden, yani öğretimden ibaret olmayıp, tüm ek aktiviteleriyle birlikte bir bütün olarak ele alınmalı ve bir denge içinde planlanmalıdır. Her gün 45 dakikalık orta tempolu bir yürüyüş, sınavlara hazırlık için gerekli olan konsantrasyon becerimizin artışına katkı sağlar.

Ders dışı zamanlarda bilgisayar veya akıllı telefon yerine her gün 45 dakikalık orta tempolu bir yürüyüş, hele de temiz havada yapılırsa, insülin direncini önlemenin yanı sıra, genel enerji seviyemizi arttırır. Bağışıklığımızı güçlendirir. Kemiklerimizi, kaslarımızı,  iskelet sistemimizi korur. Dahası mutluluk hormonları üretimimizi tetikler. Sınavlara hazırlık için gerekli olan konsantrasyon becerimizin artışına katkı sağlar.

Bedensel faaliyetlerin yani sporun bize sağlayacağı en önemli fayda vücudun oksijen ve enerji tüketiminin doğru ayarlanarak metabolik vehormonal dengemize sağlayacağı düzen, kan dolaşımının arttırılması ve en önemli organımız olan beynimizin çok daha düzenli olarak glikoz ve oksijen kullanımının düzenlenmesidir. Spor aynı zamanda stres üzerinde de son derece etkin bir kontrol sağlayarak bedenimizin rahatlamasına, öfke, depresyon ve anksiyete benzeri stres reaksiyonlarının da ortadan kalkmasına çok büyük destek sağlayacaktır.

Dengeli, düzenli bir beslenme planı ve sürekli hareketlilik bizi kısır döngüden çıkarır.

Sağlıklı ve dengeli yaşam alışkanlıklarının temeli çocukluk ve gençlik çağlarında atılmadığında; abur cubur ağırlıklı beslenme ve hareketsizlik bir yaşam biçimine dönüştüğünde; çağımızın hastalıkları olan obezite-metabolik sendrom ve tip 2 şeker hastalığı ufuktan göz kırpmaya başlar.

Özellikle kan şekerini hızlı yükseltecek karbonhidratlara dayalı düzensiz beslenme, insülin direncini tetikleyerek çabuk acıkmayı ve karbonhidrat düşkünlüğünü beraberinde getirecektir. Bu kısır döngü obezite-metabolik sendrom ve tip 2 şeker hastalığının da temelini oluşturur.

Fastfood dan, işlenmiş, paketli yiyecek ve içeceklerden, işlenmiş şekerden, früktozdan uzak duracağımız dengeli, düzenli bir beslenme planı ve sürekli hareketlilik bizi bu kısır döngüden çıkartır.

DENGELİ BESLENME ALIŞKANLIĞI AİLEDE KAZANILIR

Bu yıl dünya diyabet gününde küresel mesaj; şeker hastalığının toplumun çekirdeği olan aileyi ilgilendiren bir mesele olduğuvurgusu üzerine odaklanmıştır.

Bütün alışkanlıklarımız gibi dengeli beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının temeli de ailede atılır. Sağlıklı beslenme ve hareket alışkanlığına sahip ebeveynler doğru rol modeli oluştururlar. Ailenin hep beraber sofraya oturma alışkanlığına sahip olması, mutlaka ve mutlaka evden kahvaltı yapılarak çıkılması; sağlıklı beslenmenin devamı için önemlidir.

Çok fazla abur cubur yiyen, hareket etmeyen, sık sık acıkan ve her seferinde bol bol karbonhidrat tüketen,  kilolu, kilo vermekte zorlanan, ya da kısa zamanda çok kilo almış gençlerin, adet düzensizliği bulunan genç kızların insülin direnci açısından bir doktora danışmaları uygun olur. Kandan açlık kan şekeri ve eş zamanlı açlık insülin düzeyi ölçümü, 3 aylık şeker düzeyinin ortalamasını gösteren HbA1C testlerinin yapılması önerilebilir.

banner22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31