“Bizde ne varsa sizde de o olacak” demişti de İrsen’lerin, Derviş’lerin, Kemal’lerin bir “büyüğü”, biz bu sözün nerelere kadar uzanacağını düşünememiştik…

Meğer neler varmış adamların kafalarında…

İşte gördük…

Bir bankayı soydular…

Hem de taktik aynı, kıyafet aynı, davranış aynıydı…

Gündüz vakti gir bankaya, sanırım oyuncak tabancayla adamları yatır, dilediğin parayı kap git…

Olacak şey mi?

***

Sene 1963…

Deseler ki Beşparmak Dağları olacak dört parmak…

Deseler ki Kıbrıs’ın denizi kirlenecek…

Denize girmek paralı olacak…

Nüfus şu anki nüfus beş altı misli olacak…

Sabah akşam gelsinler diye dua ettiğiniz Türkiyelilerin bir an evvel gitmeleri için dua edilecek…

Deselerdi inanacak mıydık?

“Zaman her şeyin ilacı deriz” ve fazla durmayız üzerinde…

Nasılsa bir gün bu hayat da bitecek denildiğinde sanki bizi kapsamıyormuş gibi davranır…

 Mücadeleye…

Hırsa…

Ve hayatımızdan çalmaya devam ederiz.

Oysaki bir yerde patlamalı…

Demeli ki, “ne oluyoruz arkadaş”…

Ve sormalı, “Bu ne?”

Sabah bir hasta yakını girdi içeri daha gözler açılmadan…

Şirin mi görünmek istedi, bizleri tanıdığını mı anlatmak istedi bilemedim…

Nereden çıktıysa pat diye,” Bayılıyorum şu Kıbrıslıların konuşmalarına” dedi...

Tamam, da nesine bayılıyorsun? Diye sordum ona…

Biraz canım sıkkındı yani…

Fazla muhatap almak da istemedim ama yine de o soruyu sordum…

Nesine bayılıyorsun?

Önce ne söyleyeceğini bilemedi sonra da “Napan, eyisin?” gibi absürt lafazanlıklara başladı…

Ki yapıştırdım…

Madem bizim konuşmamız bu kadar hoşunuza gider, neden ha bire değiştirmek için uğraşırsınız?

Yok efendim o RTE’ye oy vermemiş, onun hiç ilgisi yokmuş bu tür yanlış davranışlarla falan..

Bana neydi oysa oy verdi veya vermedi…

Zaten dilimizi, kültürümüzü ve yaşam biçimimizi değiştirmeye çalışan bir RTE değildi ki…

Gelmiş geçmiş kaç TC Hükümeti varsa hepsinin de gözleri kararıyor bizle ilgili kararlarda…

Geldiniz görevinizi yaptınız gideceksiniz…

1+2+3 eşittir, 6…

Ne yaparsan yap bu eşitlik bozulamaz…

Bunlar yüzümüze, “size bayılıyoruz” derler ama bizleri bayıltmak için her şeyi yapıyorlar…

“Bizde ne varsa sizde de o olacak” demişti onların büyükleri….

Bizi seviyorlar ya…

Dün bir bankayı soydular…

Basın hep beraber bu işe şaşırdı…

Hatta gözleri yerlerinden fırlayacak gibi oldular…

Oysaki soyan da soyulan da Kıbrıslı değil…

O zaman neden Kıbrıslı olanlar, Kıbrıs’ta olmaması gerekenlerin yaptıkları olmayacak işlere, “Allah Allah” deyip şaşırıyorlar?

Esas şaşırması gerekenler ha bire olmayan ülkeye, olmaması gerekenlere, emir gereği güya vatandaşlık dağıtanlar…

Bir de şuna şaşırmak gerekmiyor…

Nasıl oluyor da gelenler önce banka soyacak kadar burası için yaşanmaz derler ama daha sonra banka açacak kadar zengin oluyorlar…

İşte esas şaşılacak şey bu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31