Dün Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümüydü…

O öldüğünde ben henüz 9 yaşındaydım ama o günü çok iyi hatırlıyorum…

Medyada izleyebildiğim kadarıyla patlama o kadar bir güçlüydü olmalıydı ki, ortalık resmen savaş alınana dönmüştü…

Ve o dehşet verici görüntüler…

İnanınız bugüne kadar beni en çok etkileyen ve hafızamda kalan olay buydu…

***

Türkiye’deki derin devleti ve en az o derin devlet kadar tehlikeli olan şeriatçıları ben onun kitaplarından öğrendim…

O ileriyi görebilen birisiydi…

Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durumu o 25 sene öncesinden görmüş ve şu kelimeler ile kaleme almıştı:

“Siyaset ticarete, ticaret siyasete, din de her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürünün sonu gelmez…

Din ticareti ile meşgul olanlara bakın, hemen hemen hepsi milyarder…

Yalnızca Türk Lirası ile milyarder değil bunlar, dolar milyarderi, mark milyarderi olmuşlardır birçoğu…

Oh ne kolay!.. Çek bir besmele, gelsin paralar... Finans kuruluşları, şirketler ve bu finans kuruluşları ve şirketler aracılığı ile kazanılan milyarlar...

Elhamdülillah Müslümanız!..

Elhamdülillah milyarderiz!..

Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda...

Bir üçgen bu...

Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni...

Bunlar dindarın sahtecileridir”…

Evet, sanki de Uğur Mumcu hayatta ve bugün Türkiye’de yaşanılanları kaleme almış gibi değil mi?

İnanınız hayatta olsaydı bu yazdıklarından daha da ağırlarını yazardı…

Çünkü o korkusuz ve ilkeli bir gazeteciydi…

Ve gerçekleri yazmaktan vazgeçmediği için bir karlı Ankara sabahında katledildi…

***

Uğur Mumcu’yu son yolculuğuna binlerce kişi uğurlamıştı…

Şimdi ise o binler büyüyerek milyonlar olmuş durumda ve her 24 Ocak gününde Uğur Mumcu’yu anıyorlar…

Peki, benzer bir şekilde katledilen Kutlu Adalı’yı son yolculuğuna bizler nasıl uğurlardık?

Ya da ölüm yıldönümü ve/veya mezarının yerini kaç kişi biliyor?

Ne yazık ki her konuda olduğu gibi bu konuda da sınıfta kalıyoruz…

Kutlu Adalı adına düzenlenen göstermelik basın ödüllerinin kimlere verileceğini belirleyenler zaten ortada…

Ve de bu onurlu isim adına verilen ödüllerin nerelere ve kimlere gittiği de…

Evet, Türkiye’de inanılması güç olaylar yaşandı…

Ama Türkiye Halkı Menderes’ini, Deniz’ini, Uğur’unu, Mahir’ini ve suçsuz yere diğer tüm katledilen aydınlarını bağrına bastı…

Bugün onlar ile yatıyor, hayata onlar ile bakıyorlar…

Kısacası Türkiye Halkı bu vatansever insanları bir şekilde yaşatıyor…

***

Basının bugünkünü haline bakınca, insan ister istemez eskiyi arıyor…

Haklı da!..

Türkiye’deki ortam hakkında yorum bile yapmaya gerek yok, zaten her şey ortada…

Fakat bizdeki durumun da Türkiye’dekinden pek bir farkı yok…

Özellikle ülkede bulunan iki özel üniversite sahibi kişi resmen basın içinde kendilerine oyuncak edinmişler…

Birisinin emri altında 3, diğerinin emri altında ise 2 gazete mevcut…

En azından görünürde olanların sayısı bu…

Bir de el altından malı götürenlerin olduğunu düşünürsek, artık hesabın içinden siz çıkınız…

Zaten her partinin kendine ait en az bir tane gazetesi ve/veya televizyon kanalı var…

Geriye kalan, yani sadece işini yapmaya çalışan yayın organı sayısı bilemediniz 1, hade zorlayınız 2 tane kalmıştır…

Doğal olarak kalemini gerçeklerin aydınlanmasını için kullananların sayısı da ayni ölçüde azalmıştır…

Basın camiasının durumu ortada…

Ama biliyor musunuz?

Bu kokuşmuş ve adaletsiz sisteme, bu satılmış basın bile az!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31