Oda loştu.

Masanın bir ucunda o diğer ucunda mikrofon oturuyordu.

Gözlerini hafif kıstı.

Kaşları haliyle çatıktı.

Dik dik ileriye baktı.

Sonra gözleri ile bir sağı bir solu kontrol etti.

Gözlerini mikrofona döndürdü.

Ve kısık sesle konuştu: “Şebeke var”…

Mikrofon ona baktı…

O mikrofona bir daha baktı…

Aynı kısık ve kararlı sesiyle “şebeke var” dedi.

Devam etti.

Ki inandırıcılığı daha mühim olsun…

“Onlar kendilerini bilirler… Onların amaçları beni bu koltuktan söküp atmak…”

Oysa…

Oturduğu koltuk bildiğimiz deri koltuk.

Güneşte fazla kalmamıştı.

Derisi bozulmamış.

Yapışkan değildi ayni.

Oraya oturan istediği zaman kalkabilir.

Kalktığı zaman yerinde iz bile bırakmayacak cinstendi.

Ve Ertotuloğlu o koltukta sökülüp atılacak gibi yapışık değildi.

Böyledir burası…

Buranın adına KKTC dediler.

Biz de uyduk.

KKTC.

Şarkısı bile vardır.

“Burası KKTC yoktur bunun benzeri…

Adamı deli eder anlaşılmıyor değeri.”

Melodisini sen yaz.

Hangi makamda istersen öyle olsun.

Bir de uygun usul yapıştırdın mı her şey tamam olur.

Bazıları curcuna sever, bazen sakin, bazen oynak.

Bazıları dokuz sekizlik tercih eder hep kıvrak…

Bazıları da düyek ister, dümteeek tek düüüümteeek.

Böyledir bu yerlerdeki hayat.

Elinde kalemi olan gördüğü her kâğıda dilediğini yazabileceğini sanır.

Sanmaz.

Yazabileceğinden emin.

Dokundurur oraya.

Silgili birini gördü mü de gıcık kapar.

Öksürmeye başlar.

Öksür, öksür ki kaçışsınlar.

Domuz gribi var diye senden korksunlar.

Ne gripler gördü oysa burası ne hastalıklar atlattı.

Çürümüş tahtalarında yürüyüp karşıya geçmeleri hep başarmıştır buralılar.

Ve koltuğa oturmuş şebeke karşıtı Tahsin şebekeyi ifşaa etti.

Dedi ki “burada şebeke var, beni koltuğumdan söküp atmak isterler.

İlahi Tahsin…

Karşında mikrofonu görünce nasıl da coştun.

Nasıl da dilin çözüldü…

O mikrofon ki seni ta tepelere çıkarttı.

Seni yücelerden yüce yaptı.

Ve şimdi sen bir zahmet edip bir de izahatta bulunuyorsun.

Oysa adına KKTC denilen bu yerde senin kimselere izahat verme zorunluluğun yoktur.

Sen anavatanını arkana almış, deri koltuğuna oturmuşsun.

Senin arkan bu kadar sağlam iken…

 Hangi şebeke seni oradan alabilir?

Hem bu şebeke kim?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31