Bir dokunuş hissettim.

Karanlıktı.

Ağaçlarda topluca yaşayan kargalar vardı.

 Birkaç da ördeğin sesi uzaktan geliyordu…

Birisi nereden estiyse evinin bahçesinde alina besliyordu.

Alina sabahın altısında bağırmaya başlıyor…

Her sabah bu düzen böyle sürüp giderken…

O sabah etrafta çıt yokken…

Ayağıma bir dokunuş oldu.

Korktum.

Ne olabilirdi?

Dönüp bakmak veya kaçmak arasında saliselerle ölçülen zaman diliminde karar verdim.

Durdum.

Dokunma veya bir hareket yoktu.

Biraz bekledim…

Döndüm.

Bir köpek bana bakıyordu.

Sessizdi.

Korkutmak istememişti…

Ben ona o bana bir müddet baktık.

Bakıştık.

Kuyruğunu sıkıştırmış vaziyette öylece bekledi hayvan.

Korkuyordu.

Ama yine de bir dokunmaya ihtiyacı vardı.

Ki burnu ile ayağıma dokunup durmuştu.

“Gel” dedim, geldi.

Başını okşadım.

Yol boyunca peşimden koştu.

Arada bir dönüp onunla konuştum.

Ben konuştum o baktı.

Bir ayağı sekiyordu.

Yaralıydı.

 Belli ki bölgenin hayvanları onu yaralamışlardı.

O ise sahibi tarafından terk edilmişti.

Çünkü boynunda tasması gözlerinde insanca bir yanı vardı.

O gün onu orada bırakıp gittim.

Ertesi gün geldiğimde yoktu.

Bölgeyi iyice aradım.

Yoktu.

Kim bilir nerelerde kendisine bir yer arıyordur diye düşündüm, üzüldüm.

Çaresizlik işte.

Yurdun, yerin, evin yoksa sığınacak bir liman bulmakta zorlanırsın.

Yarın küçücük adamız Kıbrıs’ın kuzeyinde seçim var.

Son gün.

Bu seçim belki son olmayabilir.

Belki daha iyi koşullar yaratılamayabilir.

Ama yine de bir umuttur…

Ve umudun ucunda Akıncı var.

Belki bir başlangıçtır.

Belki statüko düştükten sonraki sıçrayışın ilk adımı...

Ve başkaldırış.

Başkaldırış isyan değildir elbet.

Başkaldırış itaate…

Başkaldırış boyun eğmeğe…

Başkaldırış geçmiş ezilmişliğe.

Karşındakiler ne olursa olsun…

Oturur veya düşersen herkese aşağıdan bakmak ve başkalarının yukarıdan tebessümlerine maruz kalmak durumunda olursun…

Bu, aynı zamanda yerde sürünmeye başkaldırış.

Akıncı’ya gelecek oyların yolunu kesmek için yalana baş vurdu statüko.

Ne olursa olsun kırk yıllık pozisyonlarını korumak istiyor.

Yarın küçücük adamız Kıbrıs’ın kuzeyinde seçim var.

Bu seçim sizin kendi seçiminiz de olacaktır…

Ya bulunduğunuz toprakların hâkimiyeti hala başkalarında olmaya devam edecek…

Ya da başkaları sizin topraklarınızda size saygı gösterecek.

Başka şekli yok bunun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31