4 yıl boyunca tüm yaşanılan sıkıntılara ve kötü yönetime rağmen, UBP’nin seçimi 2. parti olarak bitirmesi, hala bu toplumun içinde menfaat beklentileri olan kişilerin olduğunu gösteriyor…

Bazıları UBP’nin aldığı oy oranını sürpriz olarak nitelendirdi…

Bende, fazla bile aldılar diyorum…

Türkiye’de, “ANAP” ve “DYP” gibi partiler nasıl tarihe karışmışlarsa, UBP’de aynı şekilde tarihe karışmalıdır diye düşünüyorum…

1974’ten bu yana UBP’nin tek olumlu icraatını gösterin bana!

Kıbrıslı Türkler için ne yapmış bu güne kadar?

Evet, çekinmeden söyleyiniz, hiçbir şey!

Övünerek, “kurduk” dedikleri “KKTC” ile adanın kuzeyini TC’nin kalın bağırsağı haline getirdiler…

Senin, benim hakkımı bunca yıl hem kendileri yediler, hem de çevrelerine yedirttiler…

Bu kadar olumsuzluktan sonra 14 milletvekili çıkarmalarını az bulan insanları anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum…

Gülin Hanım ile bir kez karşılaştım…

Bana, “sen bize çok saldırıyorsun” dedi…

Bende, “beni bırakınız, toplum sizden memnun değil” demiştim…

Cevap olarak bana, “bizim arkamızda Ankara var, onlar bizi destekliyor” demişti…

Yani kendi halkına rağmen bildiklerini okuyacaklarını kastetmişti…

İşte gelinen nokta!

İrsen Bey’i ne Ankara, ne de Ankara’dan yardım için gelenler kurtarabildiler…

UBP’nin seçimi neden kaybettiğini yazmak için bana sayfa değil, sayfalar gerekiyor…

1974 sonrası UBP bu ülkede çok canlar yaktı ve çok yuvalar yıktı…

Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü savundu ve tüm olanaklarından hiç çekinmeden yararlandı…

UBP’nin geçmişi çok ama çok kirli…

Muhtemelen devam ettiği sürece geleceği de aynı şekilde kirli ve karanlık olacaktır…

Yalnız bu 4 yıl içinde tek suçlu İrsen Bey’miş gibi göstermek ve bu algıyı yaratmak çok yanlış olur…

Eroğlu’ndan, Küçük’e…

Bakanlarından, milletvekillerine…

Parti yetkililerinden, delegelerine kadar hepsi bu süreçten az veya çok bir oranda sorumludurlar…

Kısacası eski hatalarımıza geri dönüp, “İrsen Küçük gitsin, UBP düzelsin” dememeliyiz…

UBP’nin başına kim gelirse gelsin değişmez…

Çünkü UBP’nin tek ideolojisi vardır, o da “menfaat”…

Bunu kim değiştirebilir?

Rumlardan nefret eden ve çözümsüzlüğü savunan Tahsin Ertuğruloğlu mu?

Yoksa danışmanına devletin tüm olanaklarını sağlayan Nazım Çavuşoğlu mu?

Siz söyleyiniz kim?

Babası yaşındaki emekli insanları kandıran ve kadınlarımızı Türkiye Medyasına şikayet eden Ersin Tatar mı?

Yoksa trafik cezasını sildiren ve kadınlarımıza ‘geri zekalılar’ diyen Hüseyin Özgürgün mü?       

40 yıl daha bu kişilerin düzelmesini mi bekleyecekseniz?

Sizi bilmem ama benim değil 40 yıl, 40 dakika bile boşa harcayacak zamanım kalmadı…

Evet, bana göre UBP alması gereken oy oranının çok üstünde oy almıştır…

Bir düşününüz, BKP mi, UBP mi?

Hangisi bu toplum için savaş vermeye hazır…

Kısacası UBP’nin alması gereken oy oranını BKP, BKP’nin alması gereken oy oranını da UBP almıştır…

Hak ve adaletten bahsediyorsak, bunu Pazar günü sandıkta önce biz yapmalıydık…

Bu sonuçlar başarı değil, aksine başarısızlıktır…

Hak ettiğin gibi yönetilmeye hazır ol Kıbrıslı Türk, çünkü bu tabloyu sen yarattın…   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31