“Demek öyle ha” dedi ve atladı uçağa geldi.

Turistti o.

Kimlik kartını gösterdi mi, yasal hakkıdır içeri girmek.

Vize mi?

Geçiniz…

Yanında kaç paran var sorusu mu?

Onu da geçiniz.

Eline kimlik kartını aldı mı pat burada.

Yok öyle, yurtdışına çıkacağım, pasaport çıkartayım, derdi.

Eskiden kolay değildi gitmek…

Baf’ta lise sonda üniversite sınavına girecektik.

Üniversite kazanıp yurtdışında öğrenim görecektik.

Yurtdışı bilmezdik ama gidip gelenlere sorardık,  anlatırlardı.

Büyük yerlermiş.

Bizim yollardan daha genişmiş yolları.

Bizdeki oteller onların apartmanlarının yanında cüce kalırmış.

Daha neler neler.

Ha bir de İstanbul’un kalabalığını anlatırlardı.

Yok efendim bir mahallesinde oturanların sayısı tüm Kıbrıs’ın nüfusundan fazlaymış.

Çok şaşırıyordum.

Aklım almazdı hiç.

-Ne yani sokakta gördüğün adamı bir daha görmeme ihtimali mi var, diye sorduğum kişi, var, demişti.

Oysa biz her gün, hep aynı sokaklardan geçerdik.

Hep aynı kişileri aynı saatte görür, adıyla selamlardık.

“Günaydın” derdik…

“Günaydın” derlerdi.

İnanılmazdı anlatılanlar.

Ve gitmek zordu.

Çünkü kimlik kartı çıkartacaksın…

Sonra fotoğraflı pasaport alacaksın.

Hem çok paraydı pasaport, hem de zahmetli işti.

Vize bilmezdik o dönem.

Sanırdık ki pasaportu aldın mı istediğin yere giderdin.

Meğer anavatan dediğimiz ülke bile en çok üç ay kalma hakkı tanıyordu.

Öğrenciyken az mı taşınmıştım 9.şubeye…

Babamla mahkemelere gittik.

Heyecanlıydım, ya vermezlerse diye.

Evraklara baktılar.

Yüzüme de baktılar.

Parayı aldılar, “Tamam” dediler bilmem kaç gün sonra geliniz.

Pasaportu elime aldığımda koklamıştım.

Değişik bir kokuydu o.

O kokunun ardında tahsil vardı.

Başka ülkeler, medeniyetler vardı.

Okyanusa açılacaktım o defter gibi pasaportla.

“Demek öyle ha” dedi ve atladı uçağa geldi TC’li…

Elinde pasaport yoktu.

Para vermemişti o pasaporta.

Kimlik zaten ucuz.

Aldı kimliğini geldi.

Cebinde harcamak üzere para getirmiş mi sorusunu sormak cesaret ister.

Vali babası var arkasında.

Mersin’den İstanbul’a gidene sorulmadığı gibi buraya gelene de sorulamıyor o soru…

Buralar oralar oldu…

Ve buralara da oralar hükmeder…

Kim karışabilir?

Demek öyle ha” dedi ve atladı uçağa geldi.

Telefonda kızdığı adamın evine gitti.

Palayı çekti…

Başlık ne alaka mı dediniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31