En nihayet hayat yavaş yavaş normale dönüyor. İnsan kendini adeta savaş ortamında hissediyor. Bir tek silah sesleri eksik. Bakanlar kurulu dünkü olağanüstü toplantısında TEL-SEN’in de grevini askıya aldı. Yapılması da gerekende buydu. Son bir hafta da yaşadıklarımıza bakacak olursak adeta zor bir haftayı geride bıraktığımızı görürüz.

Elektrik kesintileri hala devam ediyor.

Dün gün içinde azalma gösterse de hala devam ediyor. Ancak bir sabotaj durumunda her an yine gidebilir. Hükümet elektrik üretimindeki sıkıntıyı aşmış olabilir ancak El-Sen ile yaşanan sorunlar ortadan kalkmadığı sürece, anladığım kadarıyla bu sabotajlarda devam edecek. Pazar günü yaşanan sabotajın yol açtığı uzun  soluklu elektrik kesintisini hep birlikte yaşadık.

TEL-SEN AKILLI DAVRANDI

Elektrik kesintisi yetmezmiş gibi Telefon dairesindeki grev ülkeyi daha da büyük krize soktu. Düşünsenize bankalar dün gün boyu çalışmadı, işlemler yapılamadı, kredi kartları, atm makineleri; bunların hiçbiri çalışmadığı için alış veriş durdu, para transferleri durdu, neticede memleketin allem gallem bir havası vardı.

Hükümetin Tel-Sen’in grevini askıya almasının ardından Tel-Sen’in akıllı davranarak sivil itaatsizlik yapmadığını görüyorum. Zira Tel-Sen’de El-Sen’in yaptığını yapsaydı; Telefon dairesi çalışanları işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı.  Sendikalar hak arayışlarını üyelerini ekmek parasından mahrum bırakma durumuna dönüştürmemeliler.

EL-SEN ÇALIŞANLARI İŞTEN ATILMAMALI

Hükümet, sivil itaatsizlik yapan Teknecik çalışanlarının yerine münhal ilan etti ve anladığım kadarıyla Teknecik çalışanları işlerine dönse dahi bu istihdamlar yapılacak. Hükümet ikinci bir sıkıntı yaşamak istemiyor.

Ama burada Başbakan İrsen Küçük’ün yapması gereken önemli bir hareket de Teknecik çalışanlarının kesinlikle işten atmamak. Aksi takdirde yeni bir toplumsal davranışı tetiklemiş olur. El-Sen stratejik olarak yanlış bir grev gerçekleştirdi ve üyeleri adeta işsiz kalmakla karşı karşıya. Toplumun büyük bir kısmı onların bu grevine destek veriyor ama hiç kimse ülkenin genelini elektriksiz bırakmalarını tasvip etmiş değil ve El-Sen’in bu tavrı kelime anlamıyla toplumda öfke yaratmış durumda. Zaten Tuluy kalyoncu’nun son açıklamalarına baktığınızda barış elini uzattığını görebilirsiniz. Bu ne ayıp ne de kötü bir şey.

Önemli olan sendikanın grevini doğru şekilde icraa etmesi. Son günlerde özellikle El-Sen’e haddinden fazla yüklendiğim için bazı sendika başkanları ve vatandaşlar bana sitemlerini iletti; ancak hergün onlarca vatandaşın yaşanan elektrik kesintisine olan öfkelerini dinlemekten bana da “gına”  geldi.

Düşünsenize elektrik kesildi demek hayat durdu demektir. Ya internet erişimi? Yahu bu ülkede 40 binden fazla üniversite öğrencisi var; siz bu insanları nasıl elekjtrik ve internetten mahrum edebilirisiniz, ya da diğer işletmeleri nasıl batmaya sürükleyebilirsiniz? Hangi sendika başkanı ya da üyesi bu davranışı savunabilir? Görüyorum bazı sendika başkanları sert bir üslupla “acitasyon yapmayın diyor”; bu ne seviyesiz açıklamalardır ya da nasıl sendikacılıktır anlamakta güçlük çekiyorum.

Sendikaların grev yapmasını, eylem yapmasını herkes normal karşılamalı. Ama mesele halk mağduriyeti olunca da eleştrilmeyi hem de en sert şekilde topa tutulmayı da göze alacaksınız.

Hükümetle özelleştirme konusunda kavganız varsa bunu farklı şekillerde vereceksiniz, toplumun ağzına yanarak değil.

DP, 30 OCAK’TAKİ EYLEMDE OLACAK MI?

Sendikal platform ile en son köprüleri atan parti bildiğiniz gibi Demokrat Partidir. Serdar Denktaş dün Teknecikte grevleri devam eden çalışanları ziyaret etti. Bakınız ziyaret etti diyorum, destek verdi demiyorum. DP dün gece ki Parti meclisi toplantısında hem genel sekreterini seçti hem de 30 Ocakta gerçekleşecek eyleme destek verip vermeyeceğini kararlaştırdı. Sonucunu bugün öğrenmemiz kısmet olacak. Aldığım duyumlara göre DP Parti Meclisi hala Sendikal Platforma tepkili. Bu nedenle eyleme katılıma onay çıkmayabilir.

Öte yandan  30 Ocaktaki eyleme Hür-İŞ Federasyonu ile ÖRP de destek vermiyor. Bilindiği gibi 2011 yılı başında gerçekleşen  ilk 2 eylem oldukça başarılı geçmiş ancak sonradan yaşanan yaprak dökümü nedeniyle Sendikal Platform ile CTP ve TDP bir sonuca gidememişti.

Sendikal Platformun siyasi partilerin etkisi altına kaldığını savunan Hür-İş Federasyonu ile Demokrat Parti desteklerini çekmişti. Üzerinden uzun zaman geçmemesine karşın 30 Ocakta düzenlenecek eyleme Hür-İş Federasyonu yine destek vermezken, gözler DP’nin bu tavrından ne kadar geri adım atmayacağını gözetliyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31