“Türk hükümetlerinin bir kez daha bizi feda etmesinden korkuyoruz”

Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın gerek iç gerekse dış politikada gerçekleştirdiği açılımlar oldukça önemli. İktidar Partisi UBP’nin DP’den 3 Milletvekili çalmasına karşın ekip arkadaşları ile birlikte DP’yi toparlamış ve yeniden oldukça iyi bir konjektüre yerleşmiştir.

DP’nin varlığından rahatsız olan birçok parti başkanı ne hal ise diğer partilerden ziyade hep DP’yi kötülemişlerdir bugüne kadar. Hem de kendi partilerindeki iç karmaşaya ve otoritelerinin olmayışına bakmaksızın. Son zamanlarda hassaslaşan Türkiye-KKTC ilişkilerinde sanırım her siyasetçinin gerçekleri saptırmadan akılcı konuşmalar yapma zorunluluğu vardır. Yine yaşanan bu hassas dönemde çığırtkanlığa varmadan Kıbrıs Türklerin tepkisini en iyi yansıtan siyasetçilerden biri de Serdar Denktaş olmuştur.

Turkish Policy Quarter dergisinde çıkan bir uzunca bir demecini okuma fırsatı buldum dün. Dergi aynı zamanda internette yayın yapıyor ve Uluslar arası bir ziyaretçi kitlesine sahip. Denktaş’ın Kıbrıs sorunun başından beri Kıbrıslı Türklerin birçok kesimden yana maruz kaldığı haksızlıkları çok iyi bir dille ifade ettiği yazıda Mücadelenin önemine ve feda edilme korkusuna yer veriliyor.

 

TC’nin kurulmasında Kıbrıs Türkleri’nden vazgeçildi

Denktaş yazısının bir yerinde Türk Siyasetine önemli bir göndermede bulunuyor “AB Türkiye’den AB yolunu açması için taviz istediğinde tedirgin oluyoruz. Böyle hissetmemizin iyi bir sebebi var. Birincisi 1878 de İngilizlere “stock lot and barrel” yani tası ve tarağına kadar kiralandık. Ardından 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yapılan antlaşmalarda Kıbrıs Türkünden vazgeçildi. 1 asır Anavatanımızdan ayı kaldık”

 

AB hedefi için feda edilmekten korkuyoruz

Tarihte yaşanan bu iki gerçek olayı dile getiren Denktaş Türkiye’nin AB gibi önemli bir olaydan Kıbrıs’tan vazgeçmesi endişesi yaşadığını itiraf ediyor yazısında. Denktaş “Türkiye için önemli bir dava uğruna Girit’in kaybedilmesi ve bu kayıp yaşanırken gizlenen birçok konu bizleri hala korkutuyor.. AB gibi daha büyük bir hedef için herhangi bir Türk hükümeti tarafından feda edilmekten korkuyoruz. Türkiye’nin yardımı olmadan Kıbrıs’taki halklardan biri olarak bugünkü bulunduğumuz yerde bulunamayacağımızı biliyoruz. Türkiye’ye karşı minnetkârlığımız tarihi ve gerçektir. Aynı dili konuşuyor, aynı dini ve aynı ulusal olayları birlikte kutluyoruz. Ancak Kıbrıs Türkü olarak bu adanın geçmişinden gelen bize özgü şeyler vardır. Ne farkımız varsa onlara değer veriyor ve onları korumak istiyoruz. Bu anlaşılabilir ve saygı duyulur olmalıdır” diye devam ediyor.

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş daha bunun gibi önemli noktalara dikkat çekmiş yazısında. Yazı İngilizce ve orijinali Turkish Policy dergisinin sitesinde yer alıyor. Merak edenleriniz oradan okuyabilir. Türkiye’de yaşanan seçimlerin ardından AK Parti Hükümetinin nasıl bir politika sergileyeceği ve bu politikanın KKTC’de nasıl yankı bulacağını hepimiz merak ediyoruz. Senenin başında yaşanan ve hepimizin üzüldüğü hakaretamiz suçlamaların maalesef hala izleri silinebilmiş değil. Umarım bunlar artık tekrarlanmaz. Ama gelin görün ki Siyasetçilerimiz yaşanan önemli bir tarihi süreçten gelecek adına duydukları endişeyi açıkça ortaya koyuyorlar. Sanırım Hükümet ve başta Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ağır başlı ama doğru çizgide ilişkilerini iyileştirip düzenlemeli; eğer KKTC’yi Devlet olarak görüyorsak..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31