Resmi öpüşleri sevmedim. Dudak önünü ilikleyen sevişmelerde bürokrasi havası vardır. Ağzımın ucuna ne geldiyse verdim sevdiğime. Ağız dolusu hüzün...Resmiyet kokmadı aşk buluşmalarım. Ama hiç resmi olmadı sevdalarımın. Resmi yettiğinde ayrıldık...

           

Bir resmimiz yok ki şimdi arabesk ağlatalım!İnsan dudağının hatırasını yakar mı?

           

Belki de fazla kıymet vermedim sevdama belki de kıymetti sevdayı kıyım et kıvamına getiren...Herhangi bir kasap cinayet işlerken hiç mi umursamaz yüzdüğü derinin çaresizligini derinden ya da sen derinden yüzdüğün derimi yüzüğünle el parmak birleştirirken herhangi birisiyle hiç mi derin sızlamadı derin..?

           

Şimdi sana sevdamızın hissesini ya da his sesini çıkarayım, dinle:

           

-Selam...Nasılsın?

           

-İyiyim...Sen?

           

-İyi...

           

-Görüşürüz...

           

Geriye ağlamaklı bir kısa alt yazısı kalıyor filmin, esas oğlanla esas kız esaslı bir ayrılıkla filmin sonunda figüran kalıyorlar filme...Her figüranın figanı kendine esas!

           

Bazı müteşebbis ruhlu sevmelerden geriye gayri safı ekonomik kendi hasılan kalıyor. Misal, sonraki bir sevmeye, sonraki bir içmeye, şimdiki bir sonra ağlamaya...Yazının burasında durduk yerde, yanağının gamzelerini göstermek istemem kağıda ama kalan -ki giden çoktur çogu zaman maneviyat dolu bir maddiyatta- gülüşün...

           

Gamzeleriniz sizin mi?Ne güzel...Gam sahibi yapacak kabiliyette gamzeleriniz.Siz bana bakmayın, ben de her zaman stok bir gam bulunur üstüne de gamzeleriniz gelince böyle oldu...Bilmiyorum, hangi terbiyesiz benden evvel söylemiş ama söyleyeyim, gamzeleriniz gülünce daha bir güzel oluyor gamzelerinizden..!

           

Gülüşünle konuşamadık, çünkü birbirimize cümle kurmadık...Gözlerin masanın kendisine küs, ellerin saçlarına kısık alfabe, oturuyordun...Son karşilaşmamızdı...Aslında daha önceden karşilaşmış olmamızın sonuydu, sonucuydu...Tutuk oynadı kelimelerimiz, golsüz berabere kaldık...Benim sana söyleyeceklerime sen susuyordun senin bana susacaklarını ben söylüyordum. Ayrılmalıyız, susarak söylenmiyordu.

           

Gözlerinin Akdeniz’e kıyısı var mı bilmem ama mutlaka vardır yoksa bu kadar güzel Mağusa bakmazdı gözlerin...

           

2003 / İzmir...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31