88 senelik koca bir tarih göçtü gitti aramızdan. Bizlere bilmediğimiz ya da açıklayamadığı birçok gerçekle beraber hayata veda etti ömrünü adadığı bu güzel topraklarda. Bir garip hüzün çöktü son anlarını yaşadığını hissettiğim anlarda. Çok garip bir duygu olsa gerek. Sevmediğin biri için üzülmek. Bir taraftan da saygı duymak. 30 senedir hayatımın her gününde duyduğum bir isim göç etmişti. Belki de bebekken öğrendiğim yüz kelimeden biriydi Denktaş ismi. Anaokuldan üniversite bitene kadar süren eğitim sürecinde girdiğim her sınıfta ve işlerimi yapmak için gittiğim her dairede fotoğrafları vardı. Seyahat için gittiğim ülkelerde bile adını duyduğum oldu bazı zamanlar. Kahire’deki taksicinin “Denktaş gibi liderimiz olsun” demesi unutamayacağım bir andı.

Türkiye’de öğrenim görürken sınırdışı edilen bir babanın ve uzun yıllar yabancı ülkelerde sürgün hayatı yaşamak zorunda bırakılan bir ailenin çocuğuydum. Şövenist eğitim sistemi içerisinde zorla sevmeye mecbur edilsem de, ailemin çektiği zor günleri hayal ettikçe hiçbir zaman sevemedim kendisini. İdeolojileri uyuşmadığı için hakkını yediği birçok Kıbrıslı gibi. Solcu oldukları için sınırdışı edilip eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kalan birçok Kıbrıslı gibi. Destekçisi olmadığı için güneydeki malının karşılığını alamayan birçok Kıbrıslı gibi. Yalakalık yapmadığı için alanında başarılı olsa da bir yerlere gelemeyen birçok Kıbrıslı gibi. Ya da sol görüşlü oldukları için T.M.T. arşivlerinde terörist gibi lanse edilen Kıbrıslılar gibi. Saymakla bitmez yapılan haksızlıklar, baskılar ve zulümler.

Belki K.T.F.D.’yi feshedip, K.K.T.C.’yi kurarak, bizlere ilelebet tanınmayacak olan bir devlet bıraktığı için birçoğumuz her zaman küfredecektir. Bizler de çok küfürler ettik meydanlarda, barış ateşlerinin başında gece yarılarına kadar beklediğimiz günlerde veya görüşmelerden kaçtığı zamanlarda. Elektrik kesildiğinde ondan bildik hep. Ya da herhangi bir zam yapıldığında gene ondan bildik. Çünkü hep onu gördük yaşadığımız cumhuriyetin başında. Ardına devir değişti. Şimdiye kadar birçok hükümet ve farklı liderler gördük. Elektrikler gene kesildi, zamlar devam etti, ekonomi dibe vurdu ve Kıbrıs’ta çözümsüzlük aynı şekilde sürüyor. Tek değişen şey küfür alışkanlıklarımız.

Ailesine düşkün, milli değerlerine bağlı, esprili ve iyi bir insandı. İyi eğitimli, zeki ve karakteri çok güçlü bir politikacıydı. Hatta şimdiye kadar cumhurbaşkanlığı koltuğunda otururken, anavatan hükümetine karşı tavır alabilmiş, rest çekebilmiş ve koltuk uğruna inandıklarından dönmemiş olan tek kişiydi. İnandıkları uğruna hayatını adamış, son günlerine kadar savunduğu konulardan asla taviz vermemiştir. Kendisini sevmesem de, hümanist bir Kıbrıslı olarak, inandıkları uğruna verdiği mücadele, hayatını adadığı Kıbrıs Sorunu ve politikadaki güçlü ve karakterli duruşuyla her zaman saygı duyacağım bir isimdir. Nur içinde yatsın, tüm ailesinin ve sevenlerinin başı sağolsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31