“Şimdi İstanbul’da olmak vardı anasını satayım” dedi şarkıcı…

İstanbul’da uzun süre yaşamış Kıbrıslıtürk de facebook’ta paylaştı…

Sordum, “Yoksa özledin mi gürültüsü bol, karmakarışık, üstü başı kirli İstanbul’u”…

Henüz cevap gelmedi bekliyorum.

Ve bu arada pencereden İstanbul’a bakıyorum.

Minibüs, tır borusunu öttüre öttüre geçti.

Elinde mendil okul çağlarında bir çocuk, okullar tatil olmadığı halde ışıkta durmuş arabalara satmaya çalışıyor…

Sabah gelirken…

Radyo Trafik’te anons yapılıyor: Tekstilkent’in orada zincirleme kaza oldu, yol geriye doğru şişmeye başladı…

Derken Baba Radyo’ya çeviriyorum biraz da Arabesk diyerek, anons yapıyor: Yüzyıl köprüsü altında üç araba birbirine girdi, geriye doğru şişiyor. 

 Her iki kazanın olduğu yerin çakıştığı yer, tam da gideceğim yer.

Nitekim yarım saatlik yola ben diyeyim 1 saat 45 dakika siz deyin 2 saat…

Yanımdakine, “Birazdan şoförler yol verme, önüne geçme, neden korna çaldın gibi basit meselelerden kavga edecekler, derken birisi kapıyı açarak aşağıya indi…

Dövecek.

“Abi” diyor diğeri, “sana değildi, farkında bile değilim önünü kestiğimin, bak trafik var, nereye gideyim…”

Dövecek olan sakinleşti, olay ucuza kapandı…

Birkaç gün öncesi…

TC Ulaştırma Bakanı açıklama yapmıştı…

O yöne olan trafik kontrolsüz ve yoğu yapılaşmalardan ötürü yoğunlaştı… Kanal İstanbul, 3.Boğaz Köprüsü, çevre yolları ve bağlantı yolları yalpılınca rahatlayacak.

Neredeyse 40 yıl oldu İstanbul’dayım… Trafiğin rahatladığı hiçbir dönemi hatırlamam.

Öğrenciydim, otobüslere binip Taksim’e giderdim…

Unkapanı yolu ile Taksim girişi kâbustu o günlerde…

Bugün de kâbus.

Kediyi, sabah o kötü trafikten çıkıp gideceğim bölgeye tam girişimde görmüştüm, “Yazık bu hayvancığa” dedim, “ İzmir, Ayvalık, Bodrum gibi temiz ve sakin yerlerde yaşayacağına burada yaşamak zorunda”.

Yine yanımdaki, “Sen başka yerde mi yaşıyorsun” dedi.

İstanbul’da yaşamak, bu yapılaşmalardan ve yoğun nüfus artışlarından dolayı geçen her gün kayıp sayılır…

Facebook’ta, “Şimdi İstanbul’da olmak vardı anasını satayım” şarkısını paylaşana sordum, “Yoksa özledin mi gürültüsü bol, karmakarışık, üstü başı kirli İstanbul’u”…

Cevap az sonra geldi,”Hayır sadece orada bıraktıklarımı özledim”.

Rahatladım çünkü…

Pencereden baktım iki şoför arabalarından inmiş birbirlerinin boğazlarını sıkıyorlardı…

Onlar sıkarken esnaf bakıyordu.

Bu arada, yol boş olduğu halde sirenini sonuna kadar açmış bir ambulans geçiyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31