Ortaçağ islam devletlerinde hükümdarlara, devlet adamlarına yönetim konusunda bilgi veren, adaletli yönetimin yollarını öğreten yazılar yazılmış.

 

 

Bunlara “Siyasetname” deniyor…

Genel olarak hükümdarlar için kaleme alınmış olan siyasetnamelerde onların sahip olması gereken nitelikler, saltanatın koşulları ve kuralları anlatılıyor. İdeal bir devlet örgütünün nasıl olması gerektiği belirtiliyor. Birkaç tane Siyasetname var. En ünlüsü ise Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün Melikşah’ın isteği üzerine kaleme aldığı Siyasetname…

Nizâmülmülk’ün “Siyasetname”si, bugün bile siyasetle uğraşanların el kitabı olabilecek nitelikte.

Niccola Makyavelli’nin “iktidarı korumak için her türlü hile mubahtır, hatta yalan söyleme bile geçerlidir! “ sözlerinin benimsendiği şu günlerde tüm siyasetçilerin bundan asırlar önce yazılmış Siyasetnameyi okuması gerekiyor. Okusunlar ki siyasetin muğlak tanımı mutlaklaşsın…

***

Siyasetname’den birkaç öğüt;

* “Yönetici hiçbir zaman memurlarının durumundan gafil olmamalı, devamlı kontrol etmeli, zulüm ve hıyanet zuhur ederse, memuriyetten derhal almalı…
* “Yönetici, büyük bir işe bir memur tayin ettiğinde peşini bırakmamalı, onun ardından mutlaka bir müfettiş göndermeli…
* “Yönetici, inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz, idareci idare ettiklerine asla zulmetmemeli, âdil olmalı…
* “Hükümdar, memleketin yıkılmasına çalışan, haram iş işleyen, devlet sırrını açıklayan, diliyle hükümdara dalkavukluk ederken, kalbiyle düşmanlık eden suçluları bağışlamamalı.
* “Yönetici, dünyanın dört bir köşesine elçiler göndermeli. Ülkenin meşhur yollarının üzerine haber alma merkezleri kurmalı…
* “Yönetici, maaşların ve yollukların vaktinde ödenmesine dikkat etmeli…
* “Devlet işlerini ehline danışarak yürütmeli, kendi başına iş görmemeli; herkesin, zıt da olsa fikrini açıkça ortaya koymalarını sağlamalı…
* “Yönetici, yetişmiş insanları kolayca harcamamalı, ama yaptıkları hatayı tekrarlamalarına da izin vermemeli…
* “Yönetici, zevk- u sefadan uzak durmalı, devlet kaynaklarını kullanırken kılı kırk yarmalı…
*  “Bu dünya, hükümdarların amel defteridir. İyi olurlarsa iyilikle, kötü olurlarsa kötülükle, nefretle anılırlar…
* “Devlet, vergi memurları ve işlerini denetlemek, gelirini giderini bilmek, devlet mallarını korumak, hazine ve ambarın doluluğunu, boşluğunu ölçmek, düşmanın zarar vermesini önlemek zorundadır…”

***

Benim dışımda onlarca kişinin ele geçirmek için itişip kakıştığı, uğraşıp didindiği “koltuk” ne demek (benim)anlayıp açıklamam olanaksız. İnsan niçin kendini yer bitirir onu da çözmüş değilim.

Bir yanda aynı görüşü paylaşan insanların baltalarını bilemeleri…

Bir yanda yiyen, yedikçe semiren, semirdikçe ‘daha daha’ nidalarıyla sokaklara dökülen modern giyimli ağalar…

Kafası karışıyor insanın…Eğer bunlar bir film kurgusu değilse Allah aklımıza mukayyet olsun.
Neyse;

Yukarıdaki yazı siyasetin halka hizmet için varedildiği düşüncesinden yola çıkılarak yazıldı. Şayet olay benim idrakimden çok uzaksa, yani siyaset hizmetten öte anlamlar içeriyorsa Siyasetnameyi unutun, Makyavelli’ye kulak verin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31