Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP), nasıl ve neden kurulmuştu?
   2006 yılının Eylül ayındaydı…
   Rauf Denktaş sağdı… Sevgili Hüseyin Çakmak’ın Avrupa/Afrika gazetesindeki mizah yazılarında “Gadimici” dediği Rauf Denktaş, ilanihaye oturmayı hedeflediği koltuğundan alaşağı edilmişti.
   Kızgındı. Kırgındı.
   Denktaş, ÖRP kurulduğunda, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok ama çok hiddetlenmişti. Çok sert eleştiriyordu. Erdoğan ise “yaşına saygım var konuşmayacağım” demişti o günlerde…
   Ayrıca o günlerde, Annan Planı referandumlarının da hemen sonralarıydı…
   Erdoğan – Denktaş kırgınlığı çok netti… Erdoğan – Denktaş kırgınlığında, Denktaş’tan yana olanların tümünün bugün Türkiye’de hapiste olması da çok ilginç bence…
   Neyse, o günlerde, en fanatik Erdoğan yanlıları, CTP’lilerdi… Talat, Soyer en başta geliyordu. Soyer, referandumu bahane gösterip, AKP’ci olmakla övünüyordu. Talat, Erdoğan’ın Gül’ün baş dostuydu.
   Artık, Denktaş – TMT devri kapanmıştı.
   Talat ve çözüm devri vardı. Avrupa Birliği üyeliği falan… 
   Hem de bir kaç haftada ulaşacaktık tüm bunlara…
   Ve o günlerde, ÖRP kurulmuş; bu parti ile CTP; kanka ötesi olmuştu. Koalisyon ortakları değil, kan kardeşler!
   Eleştiriler, döneklik suçlamaları falan mı?
   Emir, demiri kesiyordu!
   ÖRP olayı doğru bir olay değildi. 
   Tahsin Ertuğruloğlu’nun UBP’yle ilgili tavrını da bu satırlardan çok yazdım… Yüzde yüz hatalıydı… Neden ayrılıyordu UBP’den? Derviş Eroğlu bahanesiyle!
   Neyse!
   Şimdi, o günlerde küfürler, aşağılamalar, suçlamalar, yargılamalar, yargısız infazlar yapıldı; edildi.
   Şimdi geri dönüldü.
   O günlerdeki “dönüşler”in sebepleriyle şimdiki “dönüşlerin” sebepleri farklı olabilir.
   Ama, “dönüş” emirlerinin merkezi aynıdır…
   İşimize geldiğinde bayılıyoruz.
   Özeleştiri mi?
   Mesela, Annan Planı döneminde, Erdoğan’ın müdahalesine ben de bayılıyordum!
   Şimdi Erdoğan veya Türkiye’deki yetkililer müdahale etti diye kızıyoruz…
   Bunun adı nedir?
   Bunun adı aslında “sistemsizlik”le başlayan ama “var olmama” hali olarak da tanımlayabileceğimiz bir durumdur.
   Siyaset kültürümüz yok. Biz hiç yokuz…
   Veya, var olan siyaset kültürümüz bu kadardır… Yani kültürsüzlük hali…
   Hep çıkara dayalı…
   Ertuğruloğlu neden gitti?
   Neden Cumhurbaşkanı adayı oldu?
   Eroğlu kaybetsin diye.
   Avcı ve Gökmen falan neden ÖRP’yi kurdular?
   DP ve Denktaşlar gitsin diye…
   Şimdi neden geri dönüyorlar?
   Öyle istendiği için. 
   Üstelik dönmezlerse, ilk genel veya erken seçimde, tarih olacaklar… 
   “Dönüyorsunuz” dendi. Döndüler… Kimse UBP’liye bir şey de sormadı. Kabul ettiler…
   Şimdi, “rozet töreni” diye soruyoruz… E vallahi utanıyorlar.
   Ama, “yapın bir rozet töreni” deseler, onu da yapacaklar.
   “Hatta rozeti taktıktan sonra, davul zurna eşliğinde sizi at sırtında bir dolaştırsınlar” deseler, bizimkiler itiraz etmeyecek.
   Kültür bu… Siyasi kültürümüz bu kadar… CTP mi? Özkan Yorgancıoğlu kızmış ve eleştirmiş mi?
   Sabıka silinmedi ki! Kime kızıyorsunuz Sayın Yorgancıoğlu? Kime? 
   KKTC budur… KKTC siyaseti de bu… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31