Şizofrenik düşünce ürünü yığınla küçüklü büyüklü iş her gün bizi alabildiğine rahatsız etmekte, yaşamımızın kalitesini bozmakta. Sokakta, kaldırımlarda, bilhassa trafikte, oturduğumuz muhitlerde, devlet dairelerinde, kamu alanlarında, eğlence ve dinlence yerlerinde ve hatta kendi evimizde; kısacası bilumum her mekânda…
  
Televizyonu, bilgisayarı, gazete ve dergi sayfalarını ve dahi radyoyu bile açtığımızda şizofrenik düşünce tarzı kimi haberler ve yayınlarla karşılaşmaktan da kurtulamıyoruz. Ünlü fıkradır, belki de fıkra değil gerçeğin ta kendisidir; ruh ve sinir hastanesinde bir şizofreni hastasının yanında “Acaba içeride kaç şizofrenik var?” sorusunu soran ziyaretçiye hasta anında şu yanıtı vermiş: “Emin olunuz dışarıdakiler içeridekilerden daha fazladır.”
  
Şu anda şizofrenik değil, çok sağlıklı düşünüyorum da ikinci cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat’ın “marazi bir toplum” olduğumuza dair yargısına içtenlikle hak veriyorum. Şizofrenik düşünce ürünü işler ve eylemler de marazi bir toplum olma halimizin açık göstergesinden başka nedir ki?..
     *       *       *   
  
Aşağıda şizofrenik düşüncelerden bazı örnekler sunacağım. Espri bağlamında üretilen bu düşünceler alıntıdır, beni bağlamaz.
  
Beni bağlayan bir şey söylemem gerekirse şunu diyeceğim: Ortam artık o denli bozuldu ve yozlaştı ki, aramızda beyninden şizofrenik düşünce geçmeyen tek bir kişinin kalmadığı kanısındayım. Psikiyatristlerin ve sosyologların sıkça yapmakta oldukları açıklamalar bu kanımı doğrulayıcı nitelikte… Eğer bu satırları okuyanlar da zararlı ya da zararsız şizofrenik düşüncelere sahipseler lütfen hiç çekinmeden iletsinler, hep birlikte paylaşalım. Sorunlar paylaşıldıkça çözümlenir çünkü…
  
İstanbullu’nun Sarkozy öfkesi: “Az önce Fransız bir turist Sultanahmet'e nasıl gideceğini sordu, ben de onu Sultangazi'ye yolladım. Fransa, bu daha başlangıç!..”
  
Mutsuz kocanın fantezisi: “Düğün videomuzu tersten oynattıkça sevinçten uçuyorum. Yüzükler çıkıyor, karım salondan çıkıp arabaya biniyor ve gözden kayboluyor, süper!..”
  
Aldatılmışın yargısı: “Birisi sizi üzüyorsa, mutlu ettiği başka birisi vardır, kesinlikle!..”
  
Tüketicinin öcü: “Bakkalda 10 kuruş eksiğim çıktı. Cebimdeki sakızı uzattım, afalladı. Niye afallıyorsun?.. Gün intikam günüdür bakkal amca!..”
  
Züppelik karşıtının tepkisi: “Cep telefonu yokken napıyoduk? Lafa bak!.. Ulen 78 yıl önce soyadın yoktu! Ahmetgilin Göbük Emin diye dolanıyodun. Ne telefonu?..”
  
Yemek düşkününün kanısı: “Lazanya sanki ülke ismi olacakmış da son anda yemek ismi olmuş gibi...”
 
Mağara adamı araştırmacısının tahmini: “Ateşin icadından önce ölüp alev alev yanan cehenneme giden mağara adamı, hâlâ şaşkınlık içerisinde!..”
  
Deneyimli çapkının öğüdü: “Ofsaytı bilen kadından uzak duracaksın abi… Ofsaytı bilen kadın ‘Hakan’ diye kaydettiğin Ece'yi de bilir, yemeğe çıkardığın sözde amcanın kızını da...”
  
Makyaj gözlemcisinin tespiti: “Gözlere rimel sürerken açılan ağzın gizemini henüz kimse çözemedi…”
  
Usta zamparanın itirafı: “Türk kızları mı, Rus kızları mı deseler hiç düşünmeden ‘Türk kızları’ derim. Çünkü düşünürsem ‘Rus kızları’ derim…”

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31