4 Aralık Pazar günü, genel sayım dolayısıyla gün boyu evlerimize kapatılmak, İngiliz sömürge yönetiminin son dönemini yaşamış olan bizim kuşağa o dönemin sokağa çıkma yasaklarını anımsattı. Ki o dönem, Rum terör örgütü EOKA’nın faaliyete geçmesi dolayısıyla Kıbrıs’ın en şiddetli ve kanlı günlerini içerir.
  
“Birinci hedefimiz İngilizler, ikinci hedefimiz ise Enosis’in doğal engeli olan Türklerdir” şeklinde bildiriler yayımlayan ve silahlarını Türklere de yönelten EOKA’ya meydan bırakılamazdı... Kıbrıs’ın İstiklali İçin Türk Mukavemet Birliği (KİTEM), 9 Eylül Cephesi, Kara Çete, Volkan ve en sonunda Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT), Türk cephesi üzerinden Kıbrıs’taki olağanüstü gelişmelere ağırlıklarını koymaya başlarlar
  
EOKA’dan bir süre sonra Türk yeraltı örgütlerinin de devreye girmesi, adada ana baba günlerinin yaşanmasına neden olacaktı.
  
Sokaklarda vurulan insanlar, orada burada patlayan bombalar, kundaklanan binalardan yükselen alevler ve dumanlar, çoğu zaman sokak savaşına dönen kitlesel gösteriler, kulaklardan hiç eksilmeyen insan çığlıkları, biteviye gerginleşen bir ortamda Kıbrıs’ın dehşet ve anarşi yüklü yıllarını tarihe silinmez satırlarla yazıyordu.
  
İngiliz sömürge yönetimi Kıbrıs’ta tutunabilmek ve anarşiyle başa çıkabilmek için adaya durmadan asker yığıyordu. Yollara barikatlar kuruluyor, Türk ve Rum bölgeleri dikenli tellerle birbirinden ayrılıyor, sömürgenin resmi binalarında alınan güvenlik önlemleri oraları sipere dönüştürüyor, sokaklarda tepeden tırnağa silahlı askerler bindirilmiş zırhlı araçlar devriye geziyor ve hem Rum, hem de Türk toplumundan toplanan anarşiye bulaşmış gençler askeri kamplara, tel örgülerin arkasına tıkılıyordu. İngilizler can düşmanları EOKA’cıları kıstırdıkları yerlerde yok ediyorlar, yakaladıklarını kısa yargılama sürelerinden sonra darağacına gönderiyorlardı.
  
Bunca gözdağına karşın İngiliz sömürge yönetimi, anarşiyi durdurabilmekte yine de başarılı olamıyordu. Ok yaydan fırlamıştı bir kere. Kıbrıs tüm insanlarıyla birlikte yeni evrelere doğru hızla sürükleniyordu…

     *       *       *

İşte sık sık gündeme gelen ve halk dilinde “örfi idare” olarak tanımlanan sokağa çıkma yasakları, bu yeni evrelere sürükleniş döneminin unutulmaz anıları arasındadır.
  
İngiliz sömürge güçleri, sokak eylemlerini durdurup dağıtabilme, operasyonlarını daha rahat yürütebilme, arama–tarama işlerini başarabilme adına hiç beklenmedik anlarda sokağa çıkma yasağı ilan ediyordu. Bu sokağa çıkma yasaklarının uygulanması için mahkeme emirlerine gereksinim yoktu. Valinin, ilçe komiserinin ya da askeri komutanlığın uygun görmesi ve karar alması insanların evlerine tıkılmalarına yetiyordu.
  
İnsanlar sokağa çıkma yasağının konulduğunu sürekli çalan sirenlerden öğreniyorlardı. Başkent Lefkoşa’daki en güçlü sirenlerden biri Girne Caddesi’ndeki polis merkezinde, öteki ise Baf Kapısı polis karakolundaydı. İngiliz güçlerinin ürpertici kalesi olan bu soğuk görünüşlü binaların tepesindeki sirenler çığlık çığlığa kentin tüylerini ürpertirken, iş yerleri hızla kapanmaya başlar ve insanlar bir an önce evlerine sığınabilme telaşına düşerlerdi. Sokaklar, caddeler bir anda ıssızlaşır, mekanlarına kapanan insanlar korkulu gözlerle kapı ve pencere aralıklarından dışarıda olup bitenleri izlerlerdi. Canına susayan ya da toplama kamplarına tıkılmayı göze alan dışarıya adım atabilirdi.
  
Olağanüstü durum kurallarını uygularken İngiliz askerleri sert, acımasız ve hoşgörüsüzdüler. 1958’in 27–28 Ocak günlerinde sokağa çıkma yasağına direnen Türk halkına bu cesareti, Lefkoşa ve Mağusa’da 8 şehide, pek çok yaralı ve tutukluya mal olmuştu.
  
Genel ya da yöresel sokağa çıkma yasakları kimi zaman birkaç gün sürebiliyordu. Yasağın kalktığı yine siren sesleriyle halka duyurulurdu. Bu kez sirenler kesik kesik öttürülürdü.

    *       *      *
 
Pazar günkü genel sayımın bize sunduğu fırsatlardan biri de bu işte. Bu ülkenin insanları olarak hangi süreçlerden geçerek bugünlere ulaştığımızı anımsamak… Kıbrıs’ın geçmişinde çok büyük acılar vardır. O acıları bir daha hiç yaşamamak ve ülkemizde barış ve huzur içinde çok daha güzel evrelere ulaşmak dileğiyle…                

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31