Yerel yönetim, belli bir coğrafi alan üzerinde yaşayan yerel topluluk üyelerinin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, ekonomik, sosyal, kültürel zenginliğe ve refaha ilişkin yerel hizmetleri genel yetkiyle, kendi sorumluluğu doğrultusunda yerine getiren, işleyişinde açıklığı, şeffaflığı çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerini hayata geçiren, yetkilerin yerel halka en yakın yönetim birimince kullanıldığı, kamu tüzel kişiliğine sahip, özerk, demokratik bir kuruluştur.  (Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN)

Tersten yorumlayalım dilerseniz.

Yerel yönetimlerin demokratik olması gerekiyor.

Özerk yapılar içerisinde yerel yöneticilik yapılması gerekiyor.

Halka en yakın yönetim birimi olduğundan, halkın iyiliği ve refahının en temel adımlarının kaynağı olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Çoğulculuk ve katılımcılığın esas alınması gerekiyor.

Halka kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kısıtlı bir coğrafi alan üzerinde, sınırları belirlenmiş hizmetleri daha kaliteli sunabilmeleri gerekiyor.

Biz bunu Kuzey Kıbrıs’ın pek çok yerinde yapamadık. Hele gözbebeğimiz olması gereken yerde, Lefkoşa’da bırakınız düzenlemeyi ve doğruluğu, olanı da yok ettik, erittik.

Bu açıdan iki gündür Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde devam etmekte olan Kent Kurultayı’nı dikkatle takip etmek ve önemsemek gerekiyor.

Bunu bir muhalif partinin etkinliği olmaktan ziyade, kaliteli yerel yönetimlerin yaratılabilmesinin işe yarar araçlarından bir tanesi olarak değerlendirmek gerekiyor.

Mevcut Lefkoşa Belediyesi Başkanı’nın da, yurdumuzdaki diğer belediye başkanlarının da yönetici kadrolarından oluşturdukları ekiplerle bu çalışmaya kulak kesilmeleri gerekiyor.

***

Biliyorsunuz ki fiziki olarak çağdaş ve medeni kentler inşa edemedik Kıbrıs’ın Kuzey’inde. Hoş, edebilseydik de yeterli olmayacaktı ya tek başına! O kenti ayakta tutacak, kentli oluşun gereklerini yerine getirebilecek ve kentli olma duruşunu sergileyebilecek bireyler de gerekecekti o zaman bize!

Yerel yönetim denince pek dolu bir içerik gelmiyor akıllarımıza belki amma… Eğitim, kültür, sanat, çevre, eşitlik, hizmet, kalite ve istihdam gibi art arda getirebileceğimiz onlarca başlık var aslında o beğenmediğimiz, bir türlü oluşturamadığımız yerel yönetim sistemlerimizin içinde.

Beceremediğimiz gibi son dönemle iki dönemden bu yana da hiçbir yasa ve kurala uymadan yapılan uygulamalarla, yerel yönetimlerimiz başkent Lefkoşa’dan başlanarak kişiliksizleştirilmiş, kimliksizleştirilmiş ve neredeyse kasabalaştırılmıştır. Bunu ana muhalefet partisi genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu söylüyor. Ben de aynen kabul ediyorum.

Az bile söylemiş diyorum.

Yeşil alanları ve köşe baslarını doldurmuş büfelerin varlığını reddedebilir misiniz?

Kaldırımların yayaların yürümesine imkan vermeyecek şekilde işgali hiç dikkatinizi çekmedi mi?

Büyümenin sadece etrafa yayılmak veya yukarı tırmanmak olmadığını, kentlerin büyümesinin plana, programa, kaliteye, hizmete, eşitlik ekseninde şekillenmiş bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu reddedebilir misiniz?

Yerel yönetimlerimizin, başta Lefkoşa olmak üzere, bir kaos içinde olduklarını söylemem sizleri çok da rahatsız etmez sanıyorum.

CTP’nin hedefi, Lefkoşa'nın kişilikli, kimlikli çağdaş bir başkent olarak düzenlemesi ve gelişiminin yolunu açmakmış. ÖZGÜN KENT anlayışını oluşturmak ve bunu yaygınlaştırmakmış.

Bugün ikinci günüde olan Kent Kurultayı, Lefkoşa'nın yeniden ayağa kaldırılmasının bir başlangıcı olabilir. Bu sayede yurdun her köşesindeki yerel yönetimlerin gelişimine adım atmış oluruz hem de… Bunun bir siyasi parti tarafından yapıldığına takılmaksızın, dinlenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği kesindir.

Bu çalışmalar, muhalif olanların da katılımları ile daha da geliştirilir, ciddi ve kalıcı sonuçlar alınabilir hale getirilebilir.

İstersek ve gerçekden gaylemiz Kıbrıs ise, Kuzey Kıbrıs ise tabii…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31