Tam unutmuştuk kıyamet senaryolarını..

İki Amerikalı bilim adamı çıkıp, ” Mayalardan kalanlardan yeni kanıtlar bulduk” dediler.

Ve kıyamet tarihi olarak yine 21 Aralık 2012’yi gösterdiler.

Hiç hoşuma gitmedi bu tarih.

Oysa ki ne kadar da güzel bir tarih.

Evlenmek, yeni iş kurmak, doğurmak için mesela.

Uyumlu, şirin ve de alımlı bir tarih.

Bir sevgiliye ilk defa çıkma teklifi yapmak…

Ne bileyim kendini sevdiğine o gün teslim etmek.

Ve ilk defa bir şeyler yapmak.

21.12.2012…

Hem estetik…

Hem akılda kalıcı.

Kutuplar yer değiştirebilirmiş o gün.

Bir çok canlı türü yok olabilirmiş o günden sonra.

Belki insan da olur yok olacaklar arasında kim bilir.

Ancak yok olmasak da böyle bir kehanetin doğruluğunda, çok şeyler değişeceği belli hayatımızda.

Örneğin yaz aylarında kar, kış aylarında aşırı sıcaklar olacak.

Kışlık elbiseleri yerine mayolar giyilecek.

Sobalar yanacak yaz bildiğimiz ayların ortasında.

Güneş başka yerden doğacak.

Belki de o bile terk edecek bizi.

Kutup yıldızı bir işe yaramayacak.

Aya hasret kalacağız.

Ayın denizde yansımasına.

Yakamozları arayacak gözlerimiz.

Ve belki de en önemlisi kıtaların yer değiştirebilecek olmaları.

Bazı adaların batması, bazı kara parçalarının gömülmesi gibi yer yerinden oynayacak.

Kıyıların açık deniz, iç tarafların kıyı olması.

Taşacak denizlerle sular altında kalacak toprağın büyük bölümü ile yeni Atlantis’ler oluşacak.

Ve muhtemeldir ki Kıbrıs sorunu bitecek.

Belki binlerce yıl sonra varsa eğer insan...

Ve varsa eğer bugüne benzer medeniyet…

Atlantis gibi arayacaklar üzerinde bir zamanlar medeniyetlerin olduğu söylnen Kıbrıs’ı…

Hristofyas  öyle bir kıyamet gününde ne yapardı acaba…

Üzülür mü çözümü göremeden gittik  diye.

Yoksa farkına varmadan mı gideceğiz hep beraber.

Her zamanki gibi aynı kaderi paylaşarak üstelik.

Derviş de varsa eğer o gün…

Son pişmanlığında ne hissedecek?

Hele Denktaş…

Hani son sözün ne diye sorulan idam mahkumları gibi gerçekten içindekileri dışarıya vurabilecekler mi.

“Yanlış yaptık” diyebilecekler mi her iki tarafın “liderleri” de.

Çok merak ediyorum o günleri gördükten sonra “kendi halkımıza iyi bir gün yaşatmadık” pişmanlığı kaplayacak mı içlerini…

Her neyse…

Kafaların karışık, bedenlerin yorgun olduğu bu uzun mücadele sonrasında…

Araya kıyametleri sokup ortalığı kıyamete çevirmeyelim.

Günümüze bakalım…

Yine kuzeye gelip gidenlerin sayısı hayli kabarık..

Bu seferkiler enerji meselesinden doluştular .

Ve biri yumurtladı içindekini…

Karaya da sondaj vuracağız…

Diyelim ki Maya’ların tahminleri fos çıktı.

Diyelim ki o güzel gün 21.12.2012’de hayat aynen devam etti..

Diyelim ki adamız hala deniz üstünde.

Ne yapacağız o zaman?

Bugünlerin yanlışlarını nasıl temizleyeceğiz?

Unutmayın ki yanlış yanlışı, o yanlış da yeni bir yanlışı getirir.

Kısaca bugün bakın göreceksiniz…

Her şey yanlış…

Yoksa son pişmanlıktan öncesinde miyiz?

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31