Yazımı yazdığım an itibarı ile C.başkanlığı seçimlerine üç gün kaldı. Siz bu satırları okurken 2 gün kalmış olacaktır. Bizim eski halk ağzı ile Pazar gün son gurva dönülmüş olacaktır. Sayın Akıncı’nın fikir dolu konuşmalarını dinlerken, ne kadar sevinir ve gururlanırsak, Akıncı’nın rakiplerinin bilhassa Siber’in gerçek dışı Akıncı’ya saldırılarını dinler veya okurken üzülüyoruz. Kendi kendimize sormadan da edemiyoruz. Benim Meclis Başkanım, üstelik kadın ve de doktor, doğruları bu kadar nasıl ters yüz edebilir diye. Akıncı Mitinginde açıklamıştı. “Bir makam sahibi telefonla bazı kesimleri arayarak veya makamına davet ederek Akıncı’ya oy verilmemesini, çünkü Akıncı’nın seçim masraflarını Eroğlu’nun karşıladığını” söylüyor demişti. Mitingten sonra Genç TV’de Mustafa Alkan’ın canlı konuğu olan Siber’e Alkan bunun doğru olup olmadığını sordu. Bizzat izlediğim programda Siber “Telefonla birilerini aramadığını, ancak kendi aralarında Akıncı’nın bu kadar parayı nereden bulduğunu” konuştuklarını söyledi. Ne kadar ayıp. Bir Akıncı gönüllüsü olarak makbuz karşılığı ben de onlarca insandan Akıncı için tam 9,140.- (dokuzbinyüzkırk) lira topladım. 20 lira veren de vardı, 50 lira, yüz veya ikiyüz lira veren de vardı. Hepsi de Sibel Hanımın anasının ak sütü gibi helâl paralardır. Akıncı kimsenin paralarının derdinde değildir. Akıncı’nın derdi Kıbrıs Türk Halkının geleceğidir. Seçildiği taktirde Kıbrıs Türk halkına nasıl hizmet verebileceğidir. Akıncı’nın derdi statükonun yıkılması ve Kıbrıs Türkünün kendi öz yurdunda söz sahibi olmasıdır. Ancak Kıbrıs Türküne verebileceği birşeyi ve fikri olmayanlar, bel altı vurarak puan toplamaya çalışıyorlar. Nitekim bir yandaş gazeteci, Sibel için düştüğü notlardan birinde, bir metine bakmadan konuşabilmesini övünç meselesi yapabiliyor.

                                          ***

Yazımın başlığını “Son şansımız Akıncı’dır” diye koydum. Gerçekten de öyledir. Çünkü Akıncı gibi liderler sadece bizim toplumuzda değil, her toplumda kolay kolay yetişmiyor. Bu şansımızı iyi değerlendirir ve Akıncı’yı C.başkanı, yani lider olarak seçersek, tünelin ucunda ışığı görebilecek ve ne yöne doğru gidebileceğimizi bileceğiz. Aksi takdirde ki aksini düşünmek bile istemiyorum, karanlıklar içinde sağa sola yalpalayarak meçhûle doğru yol alacağız. Statüko devam ettiği sürece çözümsüzlük de devam edecektir. Çözümsüzlük ise Kıbrıs Türkünün daha da fakirleşmesi ve göç etmesi demektir. Bu haftaki döviz fiyatlarına göre, geçen haftadan daha fakiriz. Gelecek hafta cebimizdeki paranın ne kadar daha eriyeceğini bilemiyoruz. Çözümü zorlayabilecek bilgi donanımı ile dünyada kredibiliteye ve saygıya sahip tek Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı’dır. Maraş konusunda bile somut öneri ortaya koyamayıp, eveleyip geveleyenlerle, Maraş konusunda yalan söyleyip Akıncı’nın önerisini çarpıtmaya kalkanlarla, Kıbrıs Sorununda bir arpa boyu yol alamayız. Nitekim bugüne kadar da alamadık. Akıncı son umudumuzdur. Ya Akıncı ile statükoyu yıkıp çözüm kapılarını sonuna kadar açacağız, ya da taksime doğru yol alacağız. Taksim sonrası da bir referandumla, 2. Hatay olacağız. Seçim bizimdir. Bu son şansımızı değerlendirmek için topu topu iki günümüz kaldı. Sevgili Kıbrıs Türkü, Akıncı’ya güven. Çünkü güzel günler AKINCI ile gelecektir. Güzel günlere birlikte yürüyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31