Fazla dolanıp durmaya gerek kalmadı bu saatten sonra.

Öyle olsaydı, böyle yapılsaydı demeye de gerek yok…

CTP toplandı, su konusunda karar veremedi.

İçlerinde bir taraf mantıklı ve gerçekçi iken…

Diğer taraf tıpkı güya “özgür” iradesi ile düşünüp kafasında “biriktiren” ama nedense hep düşünceleri ile biriktirdikleri RTE ile AKP yolunda olan Birikim Özgür gibi teslimiyetçi idi…

“Ver kurtul” meselesi.

Baktılar işin içinden çıkamayacaklar…

Referandum demeye getirdiler.

Oysa neyin referandumunu düşündüler anlamak zor…

Su, kurak bir ülkede istenmesin, mümkün mü?

Mümkün mü hayati önem taşıyan bir nesneyi yani suyu bu halk reddetsin?

Mümkün değil ama bu sadece görünürde…

Gerçek ise bambaşka…

Tecrübelendi bu halk.

Mal sahibi verdiğinin daha fazlasını götüreceğini gördü artık…

Her yerde gördü.

Yalanla, dolanla karşı taraf hep verici gibi görünerek aldı götürdü.

Örnekler çoktur.

Önümüzde bize ait topraklar var…

Dağlar bizim, ovalar bizim.

Bizim derken 1974 öncesinde buranın kahrını çeken, bir taraftan diğer tarafa göç ettirilen bizlerin.

Çoğunu elimizden aldılar…

Şimdi de su meselesi var…

Güya su konusunu görüşmeye gittiler.

Gidenler arasında üç beş yıl önce belki de Kıbrıs’ın ada olduğunu bilemeyecek olanlar var.

Onlar Ankara’da kimin, hangi hakkını koruyacak merak ediyorum.

Onun bir suçu yok elbet.

Onu oraya yetkili diye gönderenlere bakıyorum.

Hepsi de teslim olmuşlar.

Evleri, yatları arabaları…

“Kimse bana dokunmasın” derken etraflarında olanlara tepkisizler.

Bir bakıma onlar bu ortamı yarattılar.

Ve onlar yaratıkları bu ortama esir oldular.

İpekböceği misali.

İçten içe kendi kafesini örer.

Sonra dıştan birileri gelip, ördüğü kafesi ile beraber onu kazana atar…

Ne farkınız kaldı onlardan?

İpek böceğinden değişik neyiniz var?

Kendi kazdığınız kuyulara merdivensiz inmeye razıysanız, sizi kimse kurtaramaz bu andan sonra…

Su konusunda hala karar verememiş CTP…

Koltukta oturmak, iradeye sahip olmak adına satılacak neyiniz kaldı artık ki birde referandumdan bahsediyorsunuz?

Yapılacak olan tek şey var…

O da koltuğu vermeyi göze almak…

Ve su getirene seslenmek…

“Su getirdin… Koy oraya… Kullanırız sana da neyse ücretini öderiz.         

Bitti gitti…

Gerisi hep, “bir şeyi ucuza almayı göze almayacaksın…”

Alırsan sonuçlarına katlanacaksın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31