Bağrına bir hançer saplanmış dağlar…

Boğazı sıkılmış nefes almakta zorlanan ormanlar…

Eskisi pislikleri temizlemeye fırsat bulmadan yenileri eklenen deniz…

Ve bir sıkıntısı geçmeden yeni bir sıkıntısı rayına konulan Kıbrıslım…

Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Açtım baktım gündeme…

Davutoğlu durup dururken, “geliyorum” dedi…

Geldi…

Saray denilen binaya gitti.

Cumhurbaşkanı ve diğer heyetlerle görüşmeler yaptı…

Döndü.

Günübirlik gelişler bunlar.

Pat diye gel, pat diye dön…

Hazırlık yapılmaz mı bu tür görüşmelere?

Askerdeyken başkomutanın ne zaman geleceği belliydi…

Bakmayın siz ani baskın diye geline günlere.

Onların hepsi de neredeyse danışıklı dövüş.

Tıpkı Soma’daki teftişler gibi…

Askere devamlı “hazır ol” emri veriliyordu.

Denetleme var denilerek gecesi gündüzü birbirine karıştırılıyordu…

Oysa gelecek olan komutanın bakacakları yerler belliydi, daha çok öncesinden.

Ve denetlenecek taburun komutanı rahattı o yüzden.

Bunlar da böyle oluyor…

Davutoğlu ki “ben başka bir ülkenin dışişleri bakanıyım” diyor…

Canı ne zaman istese çıkıp geliyor.

Denetleme yapıyor.

Gereken eksikleri yerinde inceliyor.

Düzeni sağlayıp, bir sonraki gelişinde neler görmek istediğini söylüyor…

Ve dönüyor.

Görüşme heyetine, görüşmeci sıfatı taşıyan kişiye ve onların arkasında duran hükümete…

Sıra sıra bakıyorum.

Kim nerede, ne yapıyor?

Meraktan hani.

Yoksa benim bir yaptırım gücüm mü var?

Kıbrıs’ın kuzeyinde bir vatandaş olarak elimden hiçbir şey gelmez.

Kaşık da ellerinde çorba da...

Diyelim bir yudum da ben alsam, desem…

Veya şu kaşığı bir batırıp çıkartayım diye istekte bulunsam.

Elden bir şey gelmeyince sadece bakıp elimizden dilimizden geldikçe eleştirimiz yapıyoruz.

Bu kadar.

Onlara bakıyorum.

İş yapıyorlar gibi sağa sola koşuşturuyorlar.

Gerçekten de iş yapıyor intibaı yaratıyorlar…

Ki işi olan, o iş yapar gibi dolanan hükümet kapısına dalıyor.

Hatta sendikalar bile isteklerini oralara çelenk bırakarak iletiyorlar.

Ve Davutoğlu, ne söyledi bilemem ama “geliyorum” dedi.

Günü birlik geldi…

Herkesle görüştü.

Onlara bir şeyler söyledi döndü.

Akabinde ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden gelecek.

Davutoğlu’nun gelişi ile birden gelecek olan Biden’in gelişi arasında bir alaka var mı?

Ey Kıbrıs’ım Kıbrıs’ım…

Bu kadar gelen gidenle aran nasıl, diye soracağım da bana muhtemelen, “Bana soran mı var,” diyeceksin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31