Baharın son ayı Mayıs’ın demir attığımız son günlerinde dışarıda yağmur ve yeter artık gelecekse şu yaz gelsin dedirtecek tuhaf bir serinlik var.

Hiç sevmem kararsızlıkları…

Hiç hoşlanmam, öyle mi olsun böyle mi, düşüncelerinden…

Ya o olmalı ya da bu.

İşte hayat felsefesi budur, derim…

Böyle kararsız bir günde camın kenarında oturmuş camdan içeriye buluttan firar etmiş güneş ışınlarını yakalamaya çalışırken haberlerde KGP’nin bildirisini yakaladım.

O anda içim ısındı ama bildiriye sebep olan haberin absürtlüğü ile de kafam karıştı…

Kıbrıs’ın kuzeyine tıkılmış bizlere yıllar sonra korkmadan cebimizde taşıdığımız kimliğimiz için yasaklama getirmeye çalıştı başında İrsen Küçük’ün olduğu hükümet…

Yani kendine devlet denilen bu kuruluşun başında oturanlar…

Ki onlar bu sıfatlarının başkalarınca uygun gördükleri kadarına sahipler…

Karar almışlar o kimlikle yurt dışına gidenlere burs yok…

Ve KGP bu acayip karara, ”Öyleyse bu kimliğe sahip olup bu kararı çıkartanlar, kimliklerini yerine iade etsinler” dediler…

Bir koşu yan odaya gittim…

Dolabı karıştırdım…

Dolabın en korunaklı yerinde beni beklerken buldum onu…

Önce dış sayfalarına baktım…

Kırmızıydı…

Düşündüm de 1974 yılında üniversiteye gitmek için ilk aldığım Kıbrıs Cumhuriyeti kendine özel bir de kokusu olan kocaman boyuttaki pasaportumun rengi maviydi.

Kapılar açıldıktan sonra aldığım AB üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportum ise kırmızı...

Bunda o koku da yok…

Yok, ama pek de önemi yok…

Avucuma alıp şöyle bir çevirdi.

Sonra içini açtım…

Hem Türkçe Rumca, hem de İngilizce yazıları var…

Tıpkı paralarda olduğu gibi…

Çünkü yasada böyle yazıyor, üç dilli…

Ona bakarken düşündüm…

Ya olmasaydı?

Sonra düşüncemi değiştirdim…

Ya, “tercihini yap” deselerdi…

KKTC mi, TC mi yoksa sadece KC mi?

Olmaz ya bir anneye , ”Evladın için ölür müsün?” diye sorduklarında hepsi de ölürüm diyorlar…

Babalar da canlarını verirler büyük bir ihtimalle…

Fakat ne böyle bir soru soruldu, ne de sorulabilir…

Kim kimin, kimin canına karşı canını alabilir değil mi?

Olmaz ama diyelim ki bugünkü icazetçiler de bir sabah kalktıklarında, onlara efendilerinden gelen emir gereği- kendi fikirleri imiş gibi - halka sorsalar…

Hangi kimliği tercih edersiniz?

Haydi bakalım Sayın Küçük…

Bu kadar dolanma da sor bu soruyu…

Çünkü hiç sevmem kararsızlıkları…

Hiç hoşlanmam, öyle mi olsun böyle mi, düşüncelerinden…

Ya o olmalı ya da bu.

Kıbrıs halkının kaçta kaçı TC-KKTC’yi tercih edecek?

Sor bize…

Ve sen de gör, biz de görelim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31