Yerel yönetim sosyal politika temelinde mi, yoksa liberal anlayış temelinde mi yapılırsa daha iyi olur?

Sosyal politika dedikleri ile özerklik dedikleri liberal anlayış arasındaki fark Kuzey Kıbrıs yerel yönetimlerine ne getirebilir; ne götürebilir?

Her iki kavram da kendi içinde insanın hizmeti için gerekli ve işe yarar doneleri barındırıyor.
Sosyal politikada, halkın refahı ve sosyal korunması için sağlık, eğitim, konut, sosyal güvenlik, istihdam ve sosyal hizmetler alanlarındaki kamu hizmetleri var. Devletler genelde çevre, yerel yönetimler, küçük ve orta işletmeler, kültür ve sanat alanındaki politika ve uygulamaları ile kadınlar, gençler ve diğer dezavantajlı kesimlere dönük hizmetleri de sosyal politikanın konusu içinde değerlendiriyor.

Liberalizm ise, özgürlükler üzerinden tanımlanır. Bireyin özgürlükleri üzerinden... Bu sebeple her türlü sosyal sorunu, bireyin özgürlükleri temelinden hareketle ele alarak sorgulamak, bunun yanında bireyin özerk topluluklardaki önemini de vurgulamak liberalizme has bir bakıştır.

Sosyal politikalar ile yönetilmekte olan bir devlette halk bir bütün olarak önemlidir. Oysa, liberalizmde bireyin mutluluğu ve refahı kıymetlidir.

Her iki anlayışın da olumlu ve olumsuz etkilere sahip olduğu görülmektedir. Fakat gelinen noktada hangi anlayışla, nasıl ideolojinin Kuzey Kıbrıs'ta yönetime talip olduğunu izah etmek oldukça güçtür. Sosyal politikaların içine düştüğü durum ile kapitalist uygulamaların etkileri bu zorluğu beslemeye devam ediyor.
Lefkoşa Türk Belediyesi'nin başkanını ve belediye meclis üyelerini seçmeye karar verdiğimizi günlerde, sosyal politikaların mı yoksa liberal politikaların mı bizi kurtaracağını; veya Lefkoşalının yararına bir sentez mi oluşturulacağını sorgulamadan geçemiyoruz.

***

Özellikle liberalizm ile yerel yönetimlerin yolu kesişince, özgürlük, demokrasi, özerklik, etkinlik, katılım gibi kavramlar önem kazanır.

Yerel yönetimlere yetki devrederek onları özerkleştirmek, liberalizm ile yerel yönetimlerin kesiştiği noktadır. Kuzey Kıbrıs'ta da belediyelere özerklik verilmesinin bu bağlamda değerlendirilmesi işe yarayacaktır.
Lefkoşa TÜRK Belediyesi eski başkanının, sık sık belediyenin özerk olduğunu söyleyip  sonra da kendilerinin iç işlerine karışmalarını anlamadığını ifade etmesinin ana sebebi de budur.
Bir yandan anayasamızla ile sosyal bir devlet olunduğumuzu iddia etmek; öte yandan sosyal devlet ile çelişen, çoğu liberal düzenlemeler yapmaya çalışmak daha uzun süre kafa karıştırmaya devam edecek anlaşılan.

***

Ben de kabul ediyorum: Yerel yönetim, bireye en yakın yönetim birimidir.
Bu nedenle, yönetime katılıma ve etkin yönetimi sağlamak için yerel yönetimler önemli işlevlere sahiptir. Yerel yönetimlere kazandırılan özerklik anlayışı ile, siyasal katılım ve yerel demokrasinin çok daha etkin kullanılabileceği söylenmektedir.

***

Sonuç olarak, yerel yönetimlere kazandırılmış özerklik anlayışının bir yandan anayasamız ile çelişen, fakat belediyelerin önünü açma ihtimali olan bir sistem olduğu söylenebilir.

Çünkü, eğer hedef bireyin memnuniyeti olur ve özgürlük ile özerklik anlayışı odaklı çalışılırsa Lefkoşa'dan başlanarak, Kuzey Kıbrıs genelinde özelde bireyin, genelde Kuzey Kıbrıs'ın faydasına çalışılacak ve yerel hizmetler ileriye taşınabilecektir.

Kimbilir merkezi hükümetin yerele ulaşma konusundaki yetersizliği de aşılmış olur belki de... Ya da merkezi hükümetin otoriteyi tek başına elinde tutmasından kaynaklanan karmaşayı ortadan kaldırabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31