Çarşamba günü toplanan Ka Ka Te Ce denen sözde devletin bakanlar kurulu, bazı kararlar yumurtladı. Bu kararların içinde bana göre en önemlisi ve popülist kararı “Gecikmiş sosyal sigorta prim ödemelerinde faiz ve ceza indirimini öngören” yasa tasarısının meclise gönderilmesi olanıdır. Yahu bugüne kadar sayısını unuttuğum sosyal sigorta primlerin gecikme zammı ve faizlerinin bağışlanması yönünde aflar çıktı. Buna rağmen birçok kesim bu aflardan yararlanmadı. Yine primlerini yatırmadılar. Şimdi ise geciken sigorta primlerine uygulanan gecikme zammı ve faizlerine indirim öngören bir başka yasa tasarısı meclise gönderiliyor. Gaye işverenleri esenlendirmek. Peki onca aftan yararlanmayan veya yararlandıktan sonra bir başka affa kadar çalışanlarının primlerini yatırmayanları daha kaç defa esenlendireceksiniz? Bağışlayacağınız veya düşüreceğiniz gecikme zammı ve faizlerinin farkını hükümet olarak siz sosyal sigortaya yatıracak mısınız? Veya sosyal sigortanın emeklilerini her ay ödeyebilmek için ticari bankalardan aldığı borcuna karşılık oluşan banka faizinin bir kısmını da hükümet karşılayacak mı?

                                             ***

1 Temmuz, 1977 yılında yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar Yasasına göre enaz 15 yıl prim yatıran bir çalışan 60 yaşında olduğu zaman emekli maaşı almaya hak kazanacaktı. Buna göre de sosyal sigorta ilk emeklisini 2002 yılında ödemeye başlayacaktı. O güne kadar da fonda, emeklisini, işsizini, ilâc veya mazleme yardımı alan sigortalıyı, adam gibi ödeyecek para birikecekti. Her seçim dönemi hükümetçikler, sigortalının oyunu alabilmek ve sendikalarını yanına çekebilmek için çeşitli popülist kararlarla sosyal sigortayı batağa sürüklediler. Önce emekli yaşını elliye çektiler. Sonra erkeklerde mücahitlikte geçen hizmet yıllarını bire bir sosyal sigortada geçen yıl gibi, sigortada ödenen gün sayısına eklediler. Yetmedi daha sonraları 1974’den önce Güneyde çalışan ve Güneyin Sosyal Sigorta Fonuna prim yatıranların yatırımları da, Kuzeyde o yatırımlara karşılık bir menfaat sağlanmamışsa aynen mücahitlik hizmetleri gibi bire bir sigortaya prim yatırılmış gibi sayıldı. Üstelik bu durumda olanlar 68 yaşına geldikleri zaman Rum tarafındaki fondan da bir defada ödenmek üzere de para alacaklar. Bu şekilde 3 yıl Güneyde, 6 yıl da mücahitlikte hizmeti olanlar, 16 yıl prim yatırdıktan sonra 25 yıl prim yatırmış gibi elli yaşında sigorta emeklisi yapıldılar. Bitmedi, bir başka seçim öncesi Bakanlar Kurulu toplanıp emekli maaşı asgari ücretin altında olamaz diye karar yumurtlayarak, en düşük sigorta emekli maaşını asgari ücrete endeksledi. Yıllarca sigorta yatırımlarını en üst basamaktan yapanlar, emekli oldukları zaman son yatırımlarının %39’u kadar emekli maaşı alırken, tüm çalışma hayatı boyunca yatırımlarını asgari ücretten yapanlar da, son yatırımlarını yaptıkları maaşın %105’i kadar emekli maaşuı almaya başladılar. Bu hem işçiyi hem de işvereni, yatırımlarını asgari ücret üzerinden yapmasını teşvik etti. Nasılsa daha yüksekten de prim yatırımı yapsa alacağı emekli maaşı ayni olacaktı. Niye cebinden daha fazla para çıksın ki. Bu arada kamuda mücahitlik hizmetleri bire iki sayıldığı için 45 yaşında fuldan emekli olanlara, hükümetler özelde sigortalı olarak çalışma ve 15 yıl prim yatırdıktan sonra sigortalardan da 60 yaşında emekli olma hakkı verdi. Dünyanın hiçbir yerinde 15 yıl kamuda ve 15 yıl da sigortalı çalışıp da emekli olan ve çifte emekli maaşı alan yoktur. Şimdi hükümetler çalışanlarını çok düşünüp, onları daha erken emekli etmek, yatırımlarının çok üstünde maaş almalarını sağlamak için tüm bu önlemleri (!) almışsa ve bunun bedelini de Sosyal Sigortalar Kurumuna değil de hükümete ödetmişse, buna şapka çıkarılır. Halbuki popülist hükümetler askerlikte geçen ve Güneyde çalışılan yılları, Kuzeyde sigortalı olarak çalışılıp ve primleri de yatırıldı diye sayarken, farkı hükümet olarak fona yatırmamıştır. Ayni şekilde defalarca hükümetler çıkardıkları gecikmiş sigorta primlerinin gecikme zam ve faizlerinin affı yasalarından dolayı affedilen farkı da yine fona yatırmamıştır. Yani hep cevizcinin çuvalından oynamıştır. Halbuki sosyal sigortalar aldığı her kuruş borcun faizini bir tamam ticari bankalara ödemektedir. Dikkat buyurun. Sosyal Sigortalar Kurumunun işçi, işveren ve hükümet kanadından oluşan bir idare meclisi vardır. Çoğunluk hükümette olduğu için son söz hükümettedir. İdare meclisi göstermeliktir. Personel üzerinde hiçbir tasarrufu yoktur. Sosyal Sigortalar Dairesine personel alımları o günkü hükümetler tarafından parti rozetine bakılarak yapılır. Ama iş bu personeli ödemeye gelince, personel sigortalı olarak çalışanların fona yatırdıkları primlerden kamu çalışanları ile ayni maaş ve özlük haklarına sahip olarak ödenirler. Bu durumda sosyal sigortalar nasıl batmayacaktır?    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31