Uçakta yanımda oturan gençle sohbet ettim.

-Güzelyurtluyum, dedi.

-Orası neresi ki, diye sordum.

Yüzüme, “ma zeflen bizi” der gibi baktı.

-Bilmiyor musun, dedi.

-Bilmiyorum…

-Abi, dedi Lefke’ye giderken, hani narenciye deposu…

-Omorfo mu, dedim.

-Evet abi Omorfo.

Oldum olası şehirleri doğru isimleriyle telaffuz etmeye, hatta sahte isimleri silmeye çalıştım.

O yüzden anlamazlıktan geldim…

-Aslen nerelisin, diye sordum.

Poliliymiş.

-Gittin mi?

-Gittim, dedi…

-Sevdin mi?

Dudak büktü…

-Kendini nereli görüyorsun, diye sordum.

-Elbette ki Omorfolu, dedi…

Omorfo başkaymış.

O anlarda uçağın motorlarının sesi yükseldi.

Uçak rota mı değiştiriyordu, hava şartları mı daha zordu anlayamadım…

Bir an konuşmamız durdu o yüzden…

Yüzüne baktım, o da baktı.

Belki de sıkılmıştı.

Düşündüm…

Ne anlatmalıydım ona.

Aslında doğduğu yerin başkalarına ait olduğunu söylesem ne yapardı?

Hayalleri mi yıkılırdı?

Başkalarının evinde doğduğunu, geri gitmesi gerektiğini söylesem çok mu şaşırırdı?

Bütün mesele “Güzelyurtluyum” kelimesinde yatıyordu.

Kıbrıs meselesini yokuşa sürenlerin izledikleri politika bunun üstüne kuruldu.

Zamana oyna, gerçekleri unuttur ve zafer kazan…

Daha doğrusu kazandığın savaş, zafere dönüşsün.

1974 savaşında kim kazandı, kim kaybetti?

Basit bir soru bu.

Kuzeyden bakınca kazanan Kıbrıslıtürkler.

Kapalı getto hayatından açık şehirlerde geçtiler.

Bir yerden bir yere giderken vurulmak tehlikesinden kurtuldular.

Ticarete girebildiler.

Yurtdışına istedikleri şekilde seyahate çıktılar.

Ceplerinde daha fazla para doldu.

Malları, havuzlu villaları oldu.

Arabaları arttı…

Takım elbiseler, son moda kıyafetler giydiler.

Avokadolar, ananaslar, Antep baklavaları yediler.

Rakıyı, rokayı, beyaz peyniri tanıdılar.

Neydi eskiden yaşadıkları…

En büyük eğlenceleri panayırlarıydı…

Bir de meyhaneleri.

Tatil bilmezlerdi.

Yaz kış askerdiler.

Parka, şapka, bot içindeydiler.

Şimdi tatile çıkarlar.

Eskiden yapamadıklarını 1974 savaşından sonra yaptılar.

Ve tüm bu kazanımlarla kuzeyden bakınca, savaşı onlar kazandı sanırsınız.

Oysa…

Üç günü bir araya getirip “Toplumsal Direniş” dedikleri bayrama katılmadılar.

Kıbrıs’ın kuzeyinde “zafer” bayramını es geçtiler…

Ve o gün zafer kazandılar dediğimiz Kıbrıslılar 1974’te terk ettikleri topraklara hasret gidermeye gittiler.

Zaten kuzeyde tören yapanların çoğu bu topraklarla hiç alakası olmayanlardı…

“Güzelyurtluyum” diyen gence, sen aslında buralara yabancısın desem ne yapardı?

Motorlar susmadı…

Diyemedim.

Zaten desem de yüzüme boş gözlerle bakacaktı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31