“Bize rağmen gelecek olursa çok sert tepkilerle karşı karşıya kalacaklardır,” şeklinde konuştu.

Bayılırım bu tür cümlelere…

Tehdit kokar.

Karşıdakine göz dağı verir.

Durduğun yere hakimsin, onu diğerlerine hissettireceksin.

Senin borun öter, başkaları işine burnunu sokamaz demek stersin…

O cümlenin çağrıştırdıklarından ilk aklıma gelenler bunlardı …

Bu cümle Türkiye’de, bilhassa İstanbul’u yaptığı inşaatlarla adeta bozguna uğratan, “KKTC bakanlar kurulu” kararı ile markasını Kıbrıs’ın kuzeyinde tescil ettiren TOKİ’nin ülkeye gelecek haberleri ile oluşmuş tepkisiyle  Gürcafer tarafından sarf ediliştir.

 “Bize rağmen gelecek olursa çok sert tepkilerle karşı karşıya kalacaklardır”

Bayılırım…

Çünkü artık bize ait topraklarda bizim yaptırım gücümüzün olmadığını dünya biliyor bir tek bizler bilmiyoruz.

O yüzden bayılırım…

Çünkü yaptırım gücümüzün elimizden alındığını bilmiyoruz söylüyoruz…

“Gelirsen gösteririm ha!”

“Gelirsem parçalarım ha!”…

“Alırım ayağımın altına bak!.”

“Yoksa karışmam”…

Nedir bunlar ?

Hepsi de birer hiç…

Şimdi bu tür söylemlerle zaman kaybetmeden işin aslına dönelim…

TOKİ’nin Türkiye’de ne amaçla kurulduğu belli…

Amacı TC vatandaşlarına ucuza konut yapmak olsa da biliyoruz ki esas görevi örtülü ödeneğe kaynak aktarmak.

Nereye gider bu örtülü ödenekler, bilemeyiz…

Zaten Kıbrıslıtürk olarak bizi de ilgilendiriyor.

Ama TC hükümetine bağlı bir kuruluşun, kendi ülkesini bırakıp bize ait Kıbrıs’ın kuzeyinde doğamı bozacak olması, ilgilendirir…

Hele hele yapacağı çok katlı, yani yerleşiklerden aldığı oylarla meclise milletvekili olarak giren Gökmen’in deyimi ile, “dikine” binalara yerleştirecekleri de bilhassa Türkiye’den taşınalar olacaksa, çok daha fazla ilgilendirir…

 Merak ediyorum İrsen Küçük son “acilen” gittiği görüşmede RTE’ye ne gibi sözler verdi.

Onlar aslında birer emanetçi…

İrsen de, ondan önceki başbakanlar da, hatta kendini cumhurbaşkanı sananlar da…

Hepsi de emanetçidirler bu ülkede…

 Hepsi de kendi insanına değil, TC hükümetlerinin uygun gördüğü şekilde koltukta oturma uğruna çalışırlar.

Ve biz de onlara iş yapacaklar diye, bizim haklarımızı koruyacaklar diye para ödüyoruz.

Oysa ki ne bizim istediğimiz yapıyorlar ne de söz dinliyorlar.

Ve ülkemizi başkalarına peşkeş çekiyorlar.

Hem de gözlerimizin içine baka baka…

Karşımıza geçip  sırıta sırıta…

O kadar karşı çıkılmasına rağmen…

Gördük son icraatlarını…son acil görüşmenin daha mürekkebi kurumadan kokusu çıktı.

Neymiş?

RTE’nin tüm dikkati Lefkoşa’danın imarındaymış..

Kim yapacakmış bu işi?

Ertesi gün açıklandı…

Bakanlar Kurulu, “TOKİ” markasına onay verdi. Şirket, Lefkoşa Hasane Ilgaz Sokak 3/5 adresini şirket merkezi olarak belirledi

“Bize rağmen gelecek olursa çok sert tepkilerle karşı karşıya kalacaklardır” sözlerine aslında bayılmıyorum…

Sadece kızıyorum çünkü köyün minaresinin şu anda içindeyiz…

Daha ne bekliyoruz?

Ve daha  ne yapmaları lazım ki halk olarak uyanalım?

Ne?

Kısaca söz bitti…


Günün Karikatürü:

1.20120324234259.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31