Geldiğimiz nokta da ertelenmesi mümkün olmayan sorunların varlığına daha da gömülüyoruz. Her zaman söylediğim gibi, Kıbrıs Türk Halkı tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. Ulusal Birlik Partisi tarihinin en kötü yönetimini tecrübe ediyor. KKTC, tarihinin en kötü hükümeti tarafından yönetiliyor. Bu tespitler aylardır, günlerdir konuşuluyor. Her kesimden ve de herkes tarafından. Hatta Ulusal Birlik Partisine yıllarca gönül verip hizmet etmiş kişiler tarafından. Makamlar mevkiler gelip geçicidir. Önemli olan bıraktığınız izler ve buna bağlı olarak da saygı ile anılacak isminizdir.

Seçilmişler, hükümetler sorunları çözmekle mükelleftirler. Sorunları ertelemek, ötelemek sadece mevcut durumu daha da kötüleştirir. Hele de yürütmenin en tepesinde olup da verilen sözleri yerine getirememek güven olgusunda öyle bir erozyon meydana getirir ki, ortaya temizlenmesi imkânsız enkazlar çıkar.

Tanımadığım, adını dahi bilmediğim yaşlı bir adam yanıma geldi ve şöyle dedi “Benim oğlum, Sayın Başbakanın en yakınındaki isimdir. Tüm mesaisi onunladır. Ben UBP’ye hayatım boyunca hizmet ettim. Geçen günlerde bir toplantı sırasında Sayın Cumhurbaşkanımıza sordum; “Sayın Başkan bu partiyi bıraktığınızda böylemiydi? Bu parti ne olacak?” Sayın Cumhurbaşkanımız bana şunu söyledi. “Biraz daha dayanın”. Evet, UBP içinde sorunlar, çekişmeler vardır. Zaten bunları bilmeyen yok. Netice de tüm ülkeye mal olan bir kurultay süreci yaşıyoruz. Sayın Başbakan da kurultayda adaylığını açıkladı. Henüz başka aday yok. Ama şimdilik. Meclis tatile girdiği zaman, Temmuz ayı gibi Sayın Ahmet Kaşif’de adaylığını açıklayacak. En azından benim tahminim böyle. Kısacası Sayın Başbakanı zorlu bir dönem bekliyor. Parti sorunlarından kurtulup ülke sorunlarına yoğunlaşmak ve bu sorunları çözmek en önemli avantaj olacaktır.

Peki, memleket sorunları bu kurultaya mı kalmalı? Tabi ki hayır. Ama maalesef öyle. Sayın Başbakanın verdiği sözler var. Mesela; Kıb-Tek. Özerkleşme düşüncesi henüz hayat bulmuş değil. Konu ile ilgili hiçbir adım yok. Kıb-Tek’in tahsil edemediği 8 milyon 693 bin TL var. Yani yaklaşık 9 milyon, eski para 9 trilyon. Nereden? Otellerden. Özerkleştirin, çekin siyasi elleri bu kurum gerçek anlamda uçsun. Mesela; KTHY. Kurum bir seçim uğruna batırıldı. Çalışanların mağduriyetinin giderilmesi için aylardır sözler veriliyor. Kurdukları direniş çadırı bir gövde gösterisi ile yıkıldı. Aylardır atılan hiçbir adım yok. Daha doğrusu sorunun kökten çözümüne yönelik yani tüm çalışanları kurtaracak bir çözüm henüz ortada yok. Belki bu sorun bu ay içerisinde çözülecek. Ama yeni hava yolu şirketi için onca demeç onca beklenti olmasına rağmen sonuç olmaması hiçbir mazeretle açıklanamaz. 

Ve Lefkoşa Türk Belediyesi. Artık hükümetin, devletin genel olarak ülkenin sorunu oldu. Başbakan çalışanlara bir söz verdi. Ve bu sözle bu soruna ortak oldu. Kabullendi. Bu noktada hükümet bu sorunu bir an önce çözmelidir.

Konu ile ilgili olarak birçok haber ve düşünce yazıldı çizildi. Bu konuda hiçbir yazım ve değerlendirmem olmamıştır. Fakat son zamanlarda en çok muhatap olduğum konu bu olduğu için, bu köşeye taşıma ihtiyacı hissettim. Çalışanlar gerçek anlamda sıkıntılıdır. Hem de tahmin edilenden çok. Benzin parası olmadığı için işyerine gelemeyen personel var. Çocuğuna birinci doğum gününde bir pasta alamayan baba var. Bankalar tarafından taksitlerini ödeyemediği için yargıya havale edilen insanlar var. Tüm bu olumsuzluklar bilinerek bu insanlara hükümet tarafından sözler verilmiştir. Verilen bu sözlerin yerine getirilmemesi “Kime güvenelim?” Sorusunu akıllara getirmektedir.

Bu belediyenin anlamı ekmek parasıdır, uluslar arası tanınmışlıktır, Lefkoşa’dır, Kıbrıs’tır, KKTC’nin imajıdır. Ve kalıcı çözüm en erken zamanda mutlaktır. Bir seçim için Kıbrıs Türk Hava Yolları harcandı. Bir kurultay ve bir siyasi çekişme için Lefkoşa Türk Belediyesi harcanmasın. Aileleri ile birlikte en az dört bin insandan bahsediyoruz. Bu insanları yanına alanın sırtı yere gelmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31