Dünyada sporun çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur…

Çok uzağa gitmemize gerek…

Spor sayesinde, hemen yanı başımızdaki Türkiye ile aynı toprağı paylaştığımız Rumlar birbirleri temas kuruyorlar…

Türkiye Bayrağı güneyde, Kıbrıs Cumhuriyeti Bayrağı ise, Türkiye’de dalgalanıyor…

Ve her iki ülkenin yetkilileri bu bayrakları ayakta alkışlıyor…

Evet, bende kendi insanım adına uğradığımız haksızlığa üzülüyorum…

Ama ne yazık ki üzülmek ve/veya isyan etmekle elimize hiçbir şey geçmiyor…

Aksine daha da mutsuzlaşıyoruz…

Kabul etsek de, etmesek de, bu iki ülke birbirleri ile spor sayesinde temas kurmaya devam edecekler…

Ve bizlerde sadece “zırlandığımız” sürece, bu duruma seyirci olarak kalmaya devam edeceğiz…

Artık birilerinin bizler için bir şeyler yapmasını beklemeyi bırakmalıyız…

74’ten bu yana 40 yıl geçmiş…

Yani, bizim için bir şeyler yapmak isteyenler varsaydı, çoktan yaparlardı…

Bakınız, 74’ün hemen sonrasında Rumlarda uluslararası müsabakalara katılamıyorlardı…

Ancak onlar boş durmadılar ve Yunanistan ile bu işe bir çözüm yolu aradılar…

Ve buldular da…

O dönemde Yunanistan, Kıbrıs Ligi şampiyonuna kendi liginde kontenjan ayırdı ve Yunan bayrağı altında geçici olarak Rumlara uluslararası maç yapma imkanı sağladı…

Peki, her fırsatta bizi çok düşündüğünü söyleyen Türkiye neden bu yola başvurmadı?

Neden bizim dünya ile temas kurmamıza sebep olmadı?

Yıllarca neden bizden böyle bir teklif Türkiye’ye götürülmedi…

Ya da götürüldüyse alınan cevap neden Kıbrıs Türk Toplumundan gizlendi…

Aslında nedeni çok basit…

Türkiye hiçbir şekilde bizlerin dünya ile temas kurmasını istemedi…

Gözümüzün açılmasından ve gerçekleri öğrenmemizden korkuttu…

Ta ki bizleri tamamı ile avuçlarının içine alana kadar…

İşte KKTC’nin kurulma amaçlarından bir tanesi de buydu…

Bizi tamamı ile dünyadan kopartmak…

Şimdi ilk kez bir konuda kendi irademiz ile hareket ediyoruz…

En azından bana göre öyle…

Bugüne kadar hiçbir siyasinin gösteremediği duruşu ve cesareti şu anda Hasan Sertoğlu gösteriyor…

Ve basiretsiz siyasilere deyim yerindeyse, “düşün yakamızdan” demek istiyor…

Evet, bence de düşmeliler…

Çünkü kendilerinin yıllarca atmadığı adımı Hasan Sertoğlu ve ekibi atıyor…

Anlıyorum, bazı “çözüm yanlısı” siyasilerin kıskanması gayet normal…

Hatta bu cesur adımlardan rahatsız olmaları da…

Çünkü kendilerinin de içinde bulunduğumuz statükonun bir parçası oldukları su yüzüne çıkıyor…

Bunca yıl tek bir adım bile atmamışlar…

Bir kesim “anavatan”, diğer bir kesim ise, “çözüm” kelimelerinin arkasına saklandı…

Evet, çözüm olmasını ölürcesine istiyorum…

Rumlar ve ada da yaşayan diğer tüm halklar ile kardeşçe yaşamanın hayallerini kuruyorum…

Ama aynı zamanda da zamanla yarışıyorum, yarışıyoruz…

O nedenle çözüme kadar atılacak her adıma destek olmalıyız…

Köstek olmak isteyenlere de fırsat tanımamalıyız…

Artık birileri bizler adına değil, biz kendimiz adına kararlar vermeliyiz…

Çok açık ve net söylüyorum, bu olaya karşı çıkan herkes kişisel menfaatleri uğruna kendi toplumuna karşı ihanet içindedirler…

Ve bu kişiler unutmasınlar ki, her ihanetin bir bedeli vardır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31