Hükümetin askerlikle ilgili hazırlamış olduğu yeni askerlik yasasının 10 Ocak 2012’ye kadar geçmesi bekleniyor. Bu yasayla yurtdışında yaşayan, kaçak durumuna düşen ve ülkeye giriş yapamayan vatandaşlarımız bedelli askerlik hakkı kazanabilecek, ülkelerine dönüp rahatça yaşamaya devam edebilecekler.

Fakat hazırlanan yasada bazı pürüzlerin olduğu kesin. Örneğin Cumartesi akşamı askerlik yasasını ele aldığımız GAK TV programına telefonla bağlanan ve mesaj gönderen vatandaşlarımız, yasanın sadece kaçakları kapsamasının öğrenim gören gençlere haksızlık olduğunu vurguladı.

Yani; yeni yasaya göre 2007’den önce yurtdışına çıkmış ve yoklama kaçağı durumuna düşmüş herkes 3.000 Sterlin ödeyerek askerlikten muaf tutulabilirken, aynı tarihten önce yurtdışına eğitim amaçlı giden gençler master ve doktora programlarını tamamlamazlarsa bu yasadan faydalanamayacaklar.

Yeni yasaya göre yurtdışında öğrenim gören gençlerimizin iki seçeneği var; bunlardan birincisi, yurtdışında lisans programını tamamlayanlar K.K.T.C. sınırları içerisindeki herhangi bir üniversitede master ve doktora programlarını tamamlarlarsa bedelli askerlikten faydalanabilecekler.

Diğer bir seçenek ise yurtdışında lisans programını tamamlayan vatandaşlarımızın yine yurtdışında 2 yıl master eğitimi alması, 2 yıl da profesyönel alanda çalışması, yani toplamda 4 yıl boyunca yurtdışında ikamet etmesi durumu.

Bu durumda vatandaşlarımız K.K.T.C.’de senede 90 günden fazla ikamet edemeyecek! Yurtdışında iki yıl master eğitimi aldığına ve iki yıl da çalıştığına dair belge gösterenler bu yasadan faydalanabilecekler.

Yeni yasanın meclisten geçmesi birçok insanımızın yüzünü güldürecek. Yoklama kaçağı durumuna düşmüş ve hayatını yurtdışında geçirmek zorunda kalan binlerce vatandaşımız bulunmaktadır. Askerlik sorunu yüzünden ailelerinin cenazelerine bile gidemeyen birçok vatandaşımız vardır.

Bu sorun yüzünden düğünlerini Pile’de yapmak zorunda kalanlar, Güney Kıbrıs’ta ev kiralamak zorunda kalıp aileleriyle orada görüşmek zorunda kalanlar ve yıllardır yurtdışında yaşayıp ülkelerine giremeyen binlerce vatandaşımız yeni yasanın geçmesini bekliyor. Ama dediğimiz gibi, yeni yasanın geçmesi herkesin yüzünü güldürmeyecek!

Örneğin master ve doktora gibi hedefleri olmayan üniversite mezunları bu yasadan faydalanamayacak. Yüksek hedefleri olmayan bir kişi için ‘haksızlık’ sayılabilecek bir durum söz konusu! Herkes master ve doktora eğitimi almak zorunda değil!

Kaldı ki ülkemizde yüksek derecede eğitim görmüş kişilerin bu ülkede hak ettileri değeri görüp görmeyecekleri, bunca eğitimden sonra ülkelerinde iş bulup bulamayacakları tartışmaya açık bir konudur.

Hükumetin bundan sonra değerlendirmesi gereken esas mesele askerliği tamamen profesyönelleştirmektir. Yani paralı askerlik! Hizmete karşılık maaş! Adil olan da budur zaten. Böyle bir durumda nüfusumuzda ciddi değişiklikler de olacaktır.

Yurtdışında yaşamak zorunda kalan binlerce vatandaşımız ülkelerine geri dönüş yapabilecek, nüfusumuz pozitif bir değişime uğrayacak ve ülkemizin kalkınması adına büyük bir adım atmış olunacaktır.

Hükumetin bu konuyu bir an önce tartışmaya açması, bu konuda bir yasa hazırlaması gerekmektedir. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza kapılarımızı açmak, demografik ve sosyal yapımızı değiştirmek, ayrıca ülkemizin kalkınabilmesi adına yurtdışında eğitim almış ve kendi alanlarında birçok başarıya imza atmış insanlarımızın ülkeye rahatça girmelerini sağlamak zorundayız!

GARGA’DAN SIR ÇIKMAZ

G İLE D’NİN AŞKLARI MSN’E TAKILDI!

Devlet kurumlarında laçkalık aldı başını gidiyor, inanın kimin eli kimin cebinde olduğu belli değil. Eğer bir kuruma gereğinden fazla memur istihdam ederseniz avaracılık had safhaya çıkar. Böyle bir durumda avaracı olanlardan da her şey beklenebilir. İnsanların eğer uğraşacak işi olmazsa beklenmedik işler yaparlar  laçkalık onlara mutlaka hatalar yaptırır.

Nasıl olmasa  iş yok, avaracılıktan başka işlerle meşgul olurlar mesela; aşk meşk işleriyle. Aşk meşk bildiğiniz gibi evlilik de tanımaz, yetişip iki kişi biribirinden hoşlandı mı akan sular durur. Tıpkı bir kurumumuzda olduğu gibi. Lâf aramızda; bugün size devletin bir kurumunda yaşanan bir aşk skandalından söz edeceğiz. Çoktandır sizlere aşktan  meşkten söz etmiyoruz, zaten bazılarınız da bu tür yazıları çok özledi.  Ama ne olur bu yazacaklarımız aramızda kalmak kaydı ile.  Söz mü? O zaman bizde sizlere G ile D’nin aşkından söz edeceğiz. Aşkları msn’e takıldı, biçarelerin  msn’den biribirlerine  ileti atıyorlardı ama artık atamayacak duruma geldiler. Msn’deki iletileri birilerinin göreceğini hiç tahmin edememişlerdi. Adeta aşk onları kör etmişti. Her sabah erkenden biribirlerini özleyerek büyük bir heyecanla kuruma giderlerdi. G ile D adeta mutluluktan uçacak gibiydi, sabah birlikte kahve içmek için sabırsızlanıyorlardı. G ile D kuruma gider gitmez hemen bilgisayarlarını açıp  msn’den yazışmaya başlıyorlardı. İşte bu son msn’deki son yazışmaları da kurum içerisinde herkese sakız oldu. Herkes duydu ama bir duymayan onlar kaldı. İşte aşklarını ortaya çıkaran yazışmalar...

-D: Canım napan?

-G: Hoşgeldin canım, bebeğim özledim gel kahve içelim; aşkım daha kahve içmedim seni bekledim.

-D: Hoş bulduk canım

-G: Ben seni ne yapayım? Çok özlüyorum hasret kaldım bebeğim sana. Çok seviyorum seni çok tatlısın

-D: Bilin dün uyumadım seni düşünüyordum

-G: Vay canım benim bende seni düşünüyorum çok. Beni çok mu seviyorsun sen benim aklımı başımdan aldın bebeğim.

-D: Doğru

-D: Canım gel hadi kahve yapacağım ellerimle içelim bekliyorum

 

 

Kahveyi D kendi elleriyle yapmış ve birlikte içmişler ama kahve içmeye devam ederler mi bilemeyiz? Çünkü o iştikleri kahvenin artık tadı yok. Son içtikleri kahveden sonra kurumdaki yetkililere şöyle bir yazı gönderildi.

Sayın K..... yöneticileri ve K.... ilgilileri

Ekte görüldüğü gibi şube sorumlusu olan arkadaşların mesai saatleri içerisinde nelerle uğraştığı görülüyor.

K.......de  ödül ve ceza kavramını pek bilmiyorum

Umarım bu arkadaşa ve bunun gibi asalak olarak gerek memur gerek şube sorumlusu gerekse de personeli bulunmayan amirleri kontrol edip hem KKTC'ye hem de kendi vicdanınızı rahatlatacak şekilde uygun kararları alırsınız...

Not: Bu maili atarken daha ileri gitmemek için K..... Yönetim Kurulundan H. bey, Ö. bey ve O. beyi seçtim. Y.Kurulunda ciddi çalışan ve bu maili dikkate alabileceğiniz fikrindeyim.

K.... adına ise müdür ve müdür muavinleri(M.Ö. dışında bunun nedeni ise kurum işleri ile pek ilgili olmadığı için, A.H. beyin bu konularda pasif görevde olduğu için),

Bu konuyla ilgili olabileceğini düşündüğüm sendika ve kurum çalışanlarını listeme ekledim.

Umarım bu maillerin arkası gelmez...

İlginiz için teşekkür ederim.

 

MESAJI OLAN ALSIN

Sn.Ergün SERDAROĞLU;  Bugün yine bazılarının gözü üzerinizde olacak. Birkaç günden beridir kulis yapıyorlar, inşallah onları haklı çıkaracak bir davranışta bulunmazsın.

Sn.Savaş ATAKAN; Sevgili dostum hayırlı yaşlar dilerim. Umarım doğum günün güzel geçmiştir. Her yaşın bir güzelliği vardır tadını çıkart.

Sn.Ersin TATAR; Yağmur çamur demeden Adem Ademgil ile birlikte Mesarya’nın altını üstüne getirdiniz. Bu enerjiyi nereden buluyorsunuz çok merak ediyorum. Allah nazardan saklasın...

Sn.Faiz SUCUOĞLU; Önceki akşam Merit Otel’de çok kalabalık bir balo yaptınız ama gece boyunca dağıtılan hediyeler çok can sıktı. Aklınızda olsun bundan böyle bu kadar çok hediye dağıtmayın.

Sn. Beniz KAYMAK; Yeni görevinizde de başarılı olacağınızı arkadaşlarınız bizlere duyurdu. Enformasyon dairesi müdürlüğü hayırlı uğurlu olsun. Demek ki; yapılan atama tam yerinde.

Sn. Abbas SINAY; Meclise sunduğunuz yeni askerlik yasası taslağını gördük, iyi ki sizin sunmuş olduğunuz taslak ortalıklarda pek görülmedi. Yani bazen CTP’li olup olmadığınızdan inanın şüpe duyuyoruz. Sizin hazırladığınız taslağa göre Güney’e kaçanlara af düşünülmedi. Kusura bakmayın ama askerin ve UBP hükümetinin hazırlamış olduğu yeni askerlik yasası taslağı sizin sunduğunuz taslaktan on kat daha iyi. Onlar Güney’e kaçanlara da af getiriyorlar! Siz nasıl bir CTP’lisin çok merak ediyoruz...

Sn. İrsen KÜÇÜK; Önceki akşam ilçenin düzenlemiş olduğu baloda Göçmenköy örgütü yoktu. Bana sorarsanız bu partiniz açısından çok önemli bir olay. Belli ki, yine ortada bir tatsızlık var bu tatsızlığı gidermek için devreye girerseniz hiç fena olmaz.

Sn. Ali HOROZ; Elektrik kurumu çalkalanıyor. Terfiler gollifa gibi dağıtılmış bu duruma ne dersin? Terfi bekleyenler günde üç dört kez beni arıyorlar inan artık asaplarım bozuldu. Derdi olanlara moral vermekten usandım. Bende sizin gibi müdür olamadım bu dertten kurtulayım!

Sn. Fehmi OKTAY; Yağışlar yüzümüzü güldürdü ama yazın su tankerlerini gördüğümde çok üzülürüm. Anlaşılan yağmur suları işe yaramıyor. Yağdır mevlam su diyoruz ama suyun kıymetini bilmiyoruz!

Sn. Kubilay ÖZKIRAÇ; Nerdesin ya be Yaprak! Sana terfi vermediler mi? Terfi alması gerekenlerden biri de sensin. Elektrik kurumuna ömrünü verdin ama ne yazık ki kıymetini bilmiyorlar.

Sn. Fahri YÖNLÜER; Yeni görevin hayırlı uğurlu olsun. Artık bir kahve içmeye çağırırsın her halde.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31