-Oooo beyefendi sizi çok iyi görüyorum, maşallah maşallah…

Adam dönüp bakıyor ki iyi görüneni o da görsün.

Oysa bahse konu “iyi”, kendisi…

Kendisi ama o bunu karşıdaki adamın söylediği gibi bilmiyor, çünkü aslında hasta…

Bir ayağı çukurda olana moral vermek, yapılacak en iyi tedaviden daha iyi netice verebilir.

Ancak hasta doktor ilişkilerinde durum insani olarak böyle de siyasette böyle olmuyor.

Savaşları düşünelim.

Masa başında vur kararı çıkar binlerce masum insan ölür.

Ölen insanlar çok da umurlarında değil savaş emri veren siyasilerin.

TC hükümetinin akan tüm suları özelleştirip ortaya attığı garabet HES’leri.

Barajları.

Nükleer santralleri…

Boğaza yeni yapılacak köprü ve çevre yollarını…

 Sivrisinek mücadelesini.

Aklınıza gelebilecek her şeyi düşünün.

Onlar için çevrenin bozulacak olması değil ranttır esas olan.

Bir de aslında size ait ancak idaresi başkalarında olanları düşünün…

Bir apartman yöneticisi bile kendine yontar…

Bahçeye bir çit yapılacak diyelim…

Gider piyasayı gezer, araştırır…

Fiyat alır...

Pazarlık yapar…

Düşürür en uygun fiyata…

Ve işi vereceği kişiye der ki, ” Bu fiyata yapacaksın ama benim avantamı da ekleyeceksin ha”.

Apartman sakinleri ne alınan avantadan, ne adamın onlara “keriz” gibi baktığından haberdar değiller.

Sakince, haklarına düşen çit paralarını vererek, akşamüzeri çitin karşısına geçerek gurur duyarlar sadece.

Hem apartmanları hem iyi iş yaptı dedikleri yöneticileri ile.

Oysa az önce yönetici onların ceplerini boşaltmıştı.

Siyasette de böyledir.

-Ooo, diyorlar, idareyi ellerinde tutanlar, “hade gene iyisiniz… Kişi başına milli geliriniz de 15 bin dolar civarında hayırlara vesile olsun”.

Dönüp bakıyorsunuz ki kimin cebine 15 bin dolar giriyor göremiyorsunuz çünkü cepler boşaltılmış…

Ama bahse konu sizsiniz haberiniz yok…

-Su kaynaklarınız kurumuş size su da taşıyıp dolduracağız barajlarınızı diye müjde veriyorlar.

Bir koşu açılışa gidiyorsunuz.

Bakıyorsunuz.

Kendi toprağınız alınmış elinizden.

Yağmur getirecek ağaçlarınız yok edilmiş.

Yerine beton dökülmüş.

Yabancı plakalı kamyonlar hala toprağınızı taşıyıp döküyorlar bir yerlere…

Su getireceğiz diyor hala  yüzünüze baka baka hem de.

Bakıyorsunuz.

Suyunuz vardı zaten kurutan onlar…

İtiraz ediliyor doğal olarak.

İtiraz edenler bir avuç kalmış sizin yerinize sendikalarınız…

Ekonominiz iyiye gidiyor hatta uçtunuz suyunuz da geldi mi kimse sizi tutamaz diyorlar…

Sonra da şu sendikaları da düzene sokalım diyerek hedef gösteriyorlar…

Koşuyorsunuz bakıyorsunuz ki sendika dedikleri sizsiniz…

Suyunuz gibi sizi de bitirecek bunlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31