Doğdunuz, büyüdünüz, mümkün olduğunca veya ailenizin gücü yettiğince sizi okuttu, eğitim aldınız. Aradan geçen süreç içerisinde savaş gördünüz, savaştınız, yokluk çektiniz... Yokluk zamanı sürekli kendi kendinize sözler verdiniz; "Ben çektim çocuklarım çekmeyecek" dediniz...

Yokluk zamanı evlendiniz, çoluk çocuğa karıştınız, kendinize verdiğiniz sözler en büyük motivasyon kaynağınız oldu... Savaş bitti, yokuluklar çektiğiniz topraklarda yeni yeni imkanlar doğdu. Çalıştınız, daha çok çalıştınız... Çocuğunuzu en iyi okullarda okutmaya gayret gösterdiniz... Yokluğun ne olduğunu ona göstermemeye çalıştınız. Sadece eğitimin yeterli olmayacağına kanaat getirdiniz.

Onun evi de olmalıydı...

Ona ev almaya çalıştınız, torunlarınız için, gelecek için yatırım yapmaya çalıştınız. Evladınızın doğduğunuz topraklarda kalması için herşeyinizi ortaya koydunuz.

Evladınız okulunu bitirdi.

Babaocağına döndü...

İş bulma zamanı geldi.
...

O iyi eğitimli evladınız sınavlara girdi başarılıda oldu ama asgari ücretlede olsa devlete alınmadı... Birileri bir şekilde devlete alınıyordu ama giremiyordu. Özel sektörü denedi, gelecek veya kariyer imkanı bulamadı.

Evladınız şimdi gitmek istiyor.

Bu topraklara faydalı olsun, en iyi eğitimi alsın diye gece gündüz çalışıp okuttuğunuz evladınız şimdi gitmek istiyor.

Oysa, ona bu topraklarda gelecek sağlamak için çalıştınız, arkadaşlarınızla evlatlarınız için savaştınız ve hatta canınızı ortaya koydunuz.

Ama ne fayda o gitmek istiyor.

Çünkü o siyasi yozlaşmaları gördü, amca-dayı ilişkilerinden bunaldı.

Çünkü o burada eğitiminin ona bir gelecek sağlayamadığının farkına vardı.

Bana göre, mevcut yöneticilerimizin en temel görevi özellikle bu soruna çare üretmek ve bu şekilde değerlerimizi ülkeye kazandırmak olmalıdır.

Olmalıdır ki evlatlarımız babaocaklarından ayrılmasın, ülkelerini en azından bu nedenle terk etmesin...

Evlatlarına hasret annelerimiz, babalarımız olmasın... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31