Bu ülkede iş yapmak zordur. Bunu herkes bilir. Motivasyonlu ya da moralli yaşamakta zordur. Yalnızca bu ülkede yaşayan değil tecrübe etmiş olanlarda bilir. Ama inadına bu ülkede büyümek, beraberinde başka insanları da büyütmek ve zenginleştirmeyi, donatmayı ve yardım etmeyi seven insanlar da vardır. Bu yurtseverlerden biri de Suat Günsel. Adı gibi yalın. Adının önüne onlarca unvan koyabilirsiniz, ben bu ünvanları kullanmayacağım çünkü olduğu gibi göründüğü  için O’nu öyle tanıdım öyle bilirim. Yalın, sade, düzgün, dürüst ve inançlı, bir de inat, bu yapılamaz dediniz mi O inat eder ve yapar, iyi de yapar.

Şimdi nereden çıktı bu yazı diyenleriniz olacak. Suat hocayla kahve içmeyeli uzun zaman oldu, en son sanırım Genç TV’nin yeni binasının açılış töreninde karşılaştık. Yani hatır eli değsin diye bir yazı değil bu. Umut ve ekonomik akla yönelik bir yazı.

Bu ülkenin yarını ne olacak, nasıl değişecek, ekonomisi nasıl ayağa kalkacak, alım gücü nasıl artacak, buralardan kaçmayı düşünmekten ne zaman vazgeçeceğiz, soruları  dün akşam katıldığım bir arkadaş meclisinde uzun uzun konuşuldu. Konu döndü dolaştı ve Suat Hocaya geldi.

Hani geçtiğimiz gün haberi de çıktı ya Türkiye’nin ilk yüz zengininden 26’ncısı olmuş. işte bunu konuştuk. Gençlerin büyük bir çoğunluğu umutsuz ve geleceğe dair plan kuramayacak kadar karamsar. Suat Günsel’in yaşam hikayesini özetle de olsa her insan bilir. Küçük dershane odalarından Türkiye’nin 26’ncı zengini olma mertebesine gelişini. Bu adamda müthiş bir sebat var, negatifi pozitife dönüştürme yeteneği var, inanıyor. Peki Suat hoca, hani yanı başımızda gidip kapısını çalıp ben geldim bir derdim var diyebileceğiniz kadar samimi biri. Filmlerde, belgesellerde izlediğimiz gibi Amerikada ya da İsviçrede doğup büyümüş hayali ve hep zeki insanlar orada çıkar mantığından uzak bir kişilik.

Kıbrıs’ta doğup büyümüş, baba parasıyla zengin olmamış, ne yapmışsa kendi iradesiyle yapmış. Adeta gençlerin içinde bulunduğu durum gibi.

Şimdi gençlerin ekonomik yapısına bakalım. Büyük çoğunluğunun zenginliği yok, baba parası yok, aileler orta halli ve zor geçinen sınıfından. Bu kelimeler hiçbirimize yabancı gelmiyor değil mi? Birçoğumuzun durumu böyle de ondan. Gençler yaşadığı ekonomik yoksunluktan ötürü müthiş bir bunalıma giriyor, öz güvenleri kayboluyor. Üniversite mezunu olmak onlara anlamlı gelmiyor. Boşuna okuduklarını düşünüyorlar. Çünkü bu insanlara çıkıp yol gösterecek, umut verecek, akıl verecek önder insanlar aktif değil. Ya da geri plana çekilmiş durumda. Kitapçılarda dünyada zengin olmayı başarmış onlarca insanın hayat hikayesini anlatan kitaplar var. Ancak yurdum insanının yok.

Amerikalısı amerikayı anlatsın, ingilizi ingiltere’yi. Ya Kıbrıs? İşte bu noktada kendi tırnaklarıyla bir yere gelmiş, başarılı işadamlarına önemli görevler düşüyor. Büyük işler yaparken bir büyük iş daha yapmak. Hayat tecrübelerini kitaplaştırıp, bir rehber kitap niteliğinde kendi ülke gençlerine kazandırmak. Örneğin Bilge Nevzat bunu yaptı, yanlış hatırlamıyorsam. O’nun kaleminden yazılmış bir kitabı okuduğumu hatırlıyorum. Eğer yanılmışsam beni affetsin. Ama gelin görün ki cinsiyet ayrımcılığı yapmamak adına  İdealist bayanların örnek alacağı Kıbrıslı Türk Kadın kimliğiyle Bilge Nevzat orada duruyor, yine idealist ve böyle gitmez diyen erkeklerin de örnek alacağı bir Suat Günsel orada duruyor.

Ancak burada Suat hocaya önemli bir görev düşüyor. Haftada bir sıfırdan iyi noktalar gelmiş Kıbrıs insanını  atölye çalışmaları gerçekleştirerek yoğun katılımlı gençlerle buluşturmak.

Unutmayın son bir ay içinde 5 kişi intihar ederek öldü ve neredeyse hepsi de gençti. Bu ülkede çok iş yapacak insan var ama umutları yok, inançları yok, moralleri yok. Bilmem anlatabildim mi?

MİMOZA OTEL, EĞİTİM YUVASI HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLEBİR

Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel’in hatrı sayılır çabaları sayesinde Turizmde iyi ilerlemeler yaşanıyor. Turist sayısı artıyor. Yollarda sokaklarda yerleri pis eden turistler yerine renkli insanlar görüyoruz. Bu güzel. Günlerdir Mimoza otel ile ilgili haberler çıkıyor basında. Konu yargıda olduğu için bir şey yazmayacağım ancak Turizmin eğitim ile birlikte yükseldiği bir dönemde keşke bu otel bir eğitim yuvası haline dönüşse ve Turizm okulu yapılsa. Eminim çok insana hizmet etmiş olurdu.

YENİ MECLİS BİNAMIZ OLACAK MI?

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir diye klasik bir söz vardır. Gerçi ben bu sözden gıcık kaparım ama iyi bir deyimdir. Yeni bir Meclis binasının inşa edileceğini duyardık bir ara. Şimdilik ses seda yok. Meclis Başkanı Hasan Bozer de oldukça istekli bildiğim kadarıyla. Artık harekete geçmeniz gerekmiyor mu san başkan?

ELEKTRİK KESİNTİSİ DEDİKODUSU?

Bizim milletin bir benzerini dünya da arasanız bulmazsınız. Önceki gün El-Sen greve gidiyor diye bir dedikodu yaydı birileri; vatandaştaki hazırlığı, paniği görseniz!!! Dedikodu olduğu ortaya çıktı sonra. Yapmayın böyle …şek şakaları. Herkesin kalbi var. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31