Adam Derya’nın söylediklerini beğenmedi ya…

Kalkıp ahlaksız kelimesini sıçrattı ya…

Bir de işaret parmağını sallayarak, “suç duyurusunda bulunurum ha” dedi ya…

Hiç canım sıkılmadı.

Aksine iyi de böyle bir kavramı bizlere hatırlattı, dedim.

Sevindim.

Suç duyurusu nedir?

Babam yıllar önce…

Sanırım İngiliz idaresindeydik.

Lefkoşa’da işleri vardı.

Oradaydı.

Girne Kapısı’nın oralardan geçerken yol ortasında bir araba gördü…

Kapıları açıktı.

Bir suikast veya bir eylem sonrası olabilirdi bu…

Bir tanıdığı “Be Safa arabayı oradan çek” dedi…

Babam refleksle yürüdü.

Arabaya yaklaştı…

TMT’den bir yetkili bağırdı…

“Başka adam yok zannetin çeksin o arabayı da sen giden çeken” dedi…

O anda babam yapabileceği yanlışı fark etti.

Çark etti.

Kaçtı.

Suç duyurusu bunun gibi bir şey.

Hâkim, savcı, polis, emniyet, asker…

Hükümet, başbakan, diğer bakanlar…

Gazeteler, dergiler, muhabirler ve diğerleri…

Kimse Derya’nın hatasını göremeyecek…

Ta uzaklardan Ankara civarlarından bir adam görecek…

Yanlış söylendiğini söyleyecek…

Ve işaret parmağını sallayarak, ahlaksız diyecek ve suç duyurusunda bulunacağım diye tehdit edecek.

Madem öyle bizler de onun bize öğrettiği şu suç duyurusu meselesine girelim…

Suç duyurusunda bulunalım…

Ne dersiniz?

Birinci suç duyurumuz…

TC anayasayı düzeltip geri döneceğim dediği halde dönmedi.

Suç duyurusu…

TC adaya Kıbrıs Cumhuriyeti’nin izni olmadan içlerinde Zaloğlu gibi küfürbazların da bulunduğu kendi halkını buradaki halktan daha fazla sayıda taşıdı…

Suç duyurusu…

TC hakkı olmadığı halde ormanları kesti, kendi hesabına baraj yaptı…

Tarları asfaltladı…

Doğal ve değerli neyimiz varsa talan etti…

Kumarhaneleri, kerhaneleri en güzel sahillerimize yerleştirdi…

Üstüne üstlük bir de bu ülkenin sahiplerine yabancı muamelesi yaptı…

Hepsi de suç duyurusu..

Yetti mi?

Bu talan döneminde yeter mi?

Dağlarımızı kendi çıkarları uğruna un ufak yaptırdı…

Kendi kendimize yetebileceğimiz tüm iş yerlerimizi işlemez hale getirdi.

Kendi çalışanımızın yurtdışına gitmesi için tüm kapıları ardına kadar açtı.

Yeter mi?

Havaalanımızı, sokaklarımızı, otogarlarımızı ele geçirdi…

Eskiden bilmediğimiz esrar, eroin çeteleri burada kökleştirdi…

Korsan balıkçılar, korsan dilenciler türedi.

Denizlerimizde balık kalmadı…

Ve kültürümüzde ne varsa yok etmek adına kendi kültürünü buraya yolladı.

Daha ne gibi suç duyurusunda bulunulmalı?

Camiler, külliyeler, taşıma öğretmenler…

Hangisinden başlamalı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31