İnanır mısınız bilmem ama, zaman zaman hep ‘artık iyi bir şeyler yazayım’ diye haberleri didik didik ederim.

Çünkü bazıları sanıyor ki, biz bu köşede iş ola muhalefet yapıyoruz.

Alakası yok tabi ki!

Bu sayfada yazılanların büyük bir kısmı, vatandaşın şikayetlerinden olaşan yazılardır.

Buna biraz da insanın muhalif yanı eklenince, ister istemez halkın yaşadığı bir sorunu kendiniz yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz ve sonuçta da yazıların geneli muhalif tansiyonda oluyor.

Yazımızın başında ‘şükürler olsun” başlığını da bu nedenle kullandık

Sizin de tahmin edeceğiniz gibi, bunun nedeni de KTHY eski çalışanlarının bir yılı aşkın sorunun neredeyse çözülmek üzere oluşu.

Dün sevindirici haberi okuyunca içimize bir ferahlık düştü…

Eminiz ki aylardır sokaklarda ve çadırda hak arayan ve bunu çeşitli eylemlerle duyurmaya çalışan eski KTHY çalışanları da bizim gibi ‘şükürler olsun’ demiştir, diye düşünüyoruz.

KTHY eski çalışanları için çok anlamlı bir yeni yıl hediyesi olacak bu.

Aylardır sürdürdükleri mücadelenin zaferle sonuçlanmasının ve daha da önemlisi yeni yıldan itibaren artık onların da birer işi olduğu mutluluğunu yaşıyorlar şimdi…

İnsanın içinden, ha keşke bu kararın daha önceden alınması gerektiği geçiyor ama, onların mutluluğunu gölgelemek de istemiyoruz bu yazıda.

Ama buradan kendimizce de bazı dersler çıkarmak durumundayız;

Haklı olduğun bir konuda, asla pes etmeyeceksin, mücadelenin sonunu bırakmayacaksın, sonunda da tuttuğunu koparacaksın.

Başta Hava-Sen Başkanı Buran Atakan ile tüm mücadele arkadaşlarını kutluyor, her ne kadar KTHY’nin yok oluşunun acısı içimizde hiç bitmeyecekse de, onlara yeni işlerinde başarılar diliyoruz.

Tabi ki burada bir teşekkürü de Başbakan İrsen Küçük hak ediyor…

Biraz geç olsa da, belki de kaynak yetersizliği, belki de eylemlerin biraz dozajının arttırılması nedeniyle bir ara niyeti bozdu ama sonunda sağduyusu ve olgunlu galip gelerek, böyle önemli ve hayati bir kararın altına imzasını koydu.

Ümidimiz odur ki, sevindirici icraatların ardı arkası kesilmez ve biz de artık güzel yazılara imzamızı atarız.

 

Şerife hanım Maliye Bakanlığı’nı bastı!

Yazarlarımızdan sevgili Gökhan Altıner’in Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na geçici memur statüsünde atanma girişimleri iki bakanlığın arasını gerdi.

Altıner’in atama yazısı Maliye Bakanlığı’na takılı kalınca ve üst düzey yöneticiler tarafından imzalanmak istenmeyince olaya hayli sinirlenen Bakan Şerife Ünverdi çantasını kaptığı gibi Maliye Bakanlığı’nın yolunu tuttu ve atamanın niçin onaylanmadığının hesabını sordu.

Bakan Tatar ile konuyu görüşen ve bu atamanın mutlaka yapılmasını isteyen Ünverdi’nin  şimdiye dek hiç görülmediği kadar sinirli ve kızgın olduğu gözlemlendi.

Altıner’in atama yazısının bugün onaylanması bekleniyor.

 

Hastanede tansiyon aleti yok!

Dün öğlen saatlerinde İsmail Karaböcek isimli okurumuz aradı.

Ses tonundan bile hayli kızgın ve şaşkın olduğu belliydi.

Dün sabah kan vermek için Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne gitmiş, kan vermeden önce tansiyonunun ölçülmesini istemiş.

İlgili hemşire de tansiyon aletlerinin yaklaşık 10 gündür bozuk olduğunu, yönetime bildirdikleri halde yenisinin alınmadığını söylemiş.

Dolayısıyla haklı olarak telefona ve isyanını dile getirdi.

Başkent Lefkoşa’nın tam teşekküllü devlet hastanesinde eğer bir tansiyon aleti bozulmuşsa ve 10 gündür yerine yenisi alınmıyorsa, gelin bu olaya yorumu siz kendiniz yapın.

Bakan Kaşif’in kulaklarını çınlatmayı da unutmayın!

gunun-foto_raf_.20111202003650.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın İrsen KÜÇÜK, şükürler olsun ki sadece KTHY eski çalışanlarını değil tüm toplumun yüzünü güldüren bir karar verdiniz. Şimdi sıra yeni askerlik yasasında. Bir de bu sıkıntıyı ortadan kaldırıp binlerce vatandaşın ülkelerine gelmelerine neden olursanız ne mutlu hepimize.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, dün Maliye Bakanlığı’ndaki hiddetiniz neydi öyle? Sizi hiç bu kadar asabi ve gergin görmemiştik. Bu sıralar biraz daha sakin ve ılımlı olmaya dikkat etmeniz gerekiyor. Sonuçta kapıştığınız bakanlık paranın da kasası sayılıyor.

Sayın Turgay AVCI, dün bir gazetemiz yaptığınız açıklamayı tam tersine ‘KKTC’de laiklik yok’ diye başlık atınca tansiyonunuzun tavan yaptığı ve renginizin değiştiği söyleniyor. Olur böyle vakalar, muhakkak telafi edeceklerdir.

Sayın İlkay KAMİL, dün öğlen yemeğinde Türkay Tokel ile baş başa yediğiniz yemekte bazı bakan ve gazetecilerle pişti olmuşsunuz. Bu memlekette iki vekilin, hem de eski bakanın yemek yemesi kadar daha normal bir şey olabilir mi? Ancak yemek üstüne yenilen tatlılar umarız kilo sorunu yaratmaz.

Sayın Ahmet KAŞİF, artık bir bakan olarak sizden de olumlu icraatlar bekliyoruz. Bir devlet hastanesinde tansiyon bozulan tansiyon aletinin yerine 10 gündür yenisi gelmiyorsa, bunda bir aksilik var demektir değil mi?

Sayın Ünal ÜSTEL, bugün KTHY eski çalışanlarının şerefine kimseye olumsuz mesaj yok. Bakan olduktan sonra sizi ilk defa gördük ve biraz enine genişlediğinizi gözlemledik. Acilen spora başlamanız gerekiyor. Diyetisyen isterseniz önerebiliriz.

Sayın Mehmet Ali TALAT, değme mucitlere taş çıkartırcasına çimlendirme makinesi icat ettiğinizi duyduk. Projeyi TUBİTAK’a bildirirseniz ve patent alabilirseniz bu yılbaşı piyango bileti almaya gerek kalmayabilir.

Sayın Osman IŞISAL, devletin yapamadığını yapıp köydeki halı sahayı tamamlama kararı almanız gerçekten taktire şayan bir davranış. Ha keşke ilgili bakan sırf muhalif olduğunuz için size sırtını çevirmeseydi. Tebrik ederiz.

Sayın Mehmet ÖZKARDAŞ, yeni yıl hediyelerini dağıtmaya şimdiden başlamışsınız. Termoslar adrese gittiğine göre, bu kış hep sokakta eylemde mi olacaksınız? Termosu alanlar böyle mesaj almışlar.

Sayın Abidin İSMAİL, özellikle bayanlar otelinizin spa hizmetlerini çok pahalı olmasından yakınıyorlar. Gelin bir damping de siz yapın ve bayanlara özel indirip uygulayıp, onlara birer yeni yıl armağanı verin.

Sayın Kemal DÜRÜST, bugün size de sinir edici bir mesaj yok. KTHY eski çalışanlarına yatın kalkın dua edin. Bu arada Gambialı bakana ülkeyi tanıtmışsınız ya memleket sizinle gurur duyuyor.

Sayın Nazmi PINAR, iki tarafında aile büyükleri artık torun istemeye başlamışlar. Haksız da değiller yani. Şu akşamları uygulanan elektrik kapama eylemlerini fırsat bilseniz diyoruz. Ev borcunun bitmesini beklerseniz daha çok beklersiniz.

Sayın Buran ATAKAN, kim ne derse desin haklı mücadelenizin kazanılmasında en büyük paya sahipsiniz. Yeni yıldan birkaç gün önce bebek de geliyormuş, çifte mutluluk yaşayacaksınız desenize. Münevver hanıma sağlıklı bir doğum süreci dileriz.. Umarız size eziyet çektirmiyordur.

Sayın Kartal HARMAN, Kıbrıslı gazetesinin ‘yurtsever’ ibaresini dün göremedik. Yurtseverlikten vazgeçtiğiniz sakın söylemeyin kimse inanmaz çünkü.

Sayın Günay ÖZAN, dün önemli bir uyarı geldi. KİP’den gelen bilgileri çok iyi incelemeden karar vermemeniz öneriliyor. Arazi çetesi güneyde o kadar büyük ki, şeytana ters pabuç giydirecek kadar organize çalışıyorlar.

Sayın Oshan SABIRLI, Geçitkale Belediyesi halkla ilişkiler sorumluluğu göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Başkan bu konuda doğru seçim yapmış kolay gelsin diyoruz.

Sayın Ömer GÜLTEKİN, elinize sağlık tarihi Saray Otel beklentilerin de ötesinde mükemmel bir işletme haline gelmiş. Hayırlı işler bol müşteriler dileriz.

Sayın Kemal ALTUNCUOĞLU, şimdi de Arap ülkelerine bir dizi ziyaret başlattığınızı öğrendik.  Oralara gitmişken eliniz boş gelmeyin de hurma getirmeyi sakın ihmal etmeyin.

Sayın Gökhan ALTINER, ne yaptın ne ettin iki bakanlığın arasını fena halde gerdin. Atama yapılınca artık canını dişine takıp çalışman gerekiyor, Şerife hanımın hakkını başka türlü ödeyemezsin. Bu arada ehliyeti daireye niçin kaptırdığın çok konuşulacak, hazırlıklı olmakta yarar var.

 

Günün Fıkrası : Cehennem…

Adamın birisi ölmüş ve dünyadaki iyiliklerinden ötürü cennete gitmeye hak kazanmış, ama cennette her şey normal öyle dünyadaki düşlediği gibi değil. Çağırmış bir melek yanına demiş ben cehenneme bir ziyaret yapmak istiyorum mümkün müdür ?
Melek tabi ki demiş ve cehenneme girmişler.
Adamın gördüğü ilk şey kocaman bir koltukta kurulmuş bir adamın elindeki soğuk bira ve kucağındaki kadınla televizyondaki maçı seyretmesi olmuş.
Çok sinirlenmiş ve meleğe hani bunlar acı çekecekti hani yanacaktı bu nasıl iş demiş.
Melek cevap vermiş;
-Sinirlenmene gerek yok, adamın kucağındaki zaten kendi karısı ve elindeki bira da alkolsüz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31