2500’üncü kuruluş yıldönümüne ulaşan bir antik Ortadoğu kenti: Gazimağusa…  2500 yıl öncesinin Kıbrıs yerleşiklerinin kentleştirmeye karar verdikleri o yörenin en büyük özelliği, derin suyuyla her tonajdaki geminin kıyıya yaklaşmasına olanak veren sakin suyuydu… 
   Liman tasarlanırken, bugün hâlâ varlığını koruyan denizin içindeki, sahile çok yakın iki adacık, doğal mendirek olarak algılandı… Ve orada limanıyla birlikte kent geliştirilmeye başlandı…
   Gazimağusa’nın kuruluşundan bu yana aradan 2500 yıl geçti ama, siyasetin vurduğu tüm darbelere ve ambargolara karşın, o liman; Ortadoğu bölgesinin en stratejik ve en önemli birkaç limanından biri olma özelliğini koruyor… 
   Belediye Başkanı Oktay Kayalp, Gazimağusa limanının üzerine çöken siyasal kâbusların kaldırılmasına ilişkin ukdesini seslendirirken, bir defasında bana “en büyük düşüm bu limana Cruise gemilerinin yanaştığını görmektir” demişti.
   Ne ki, siyasal engeller ve ambargolar bir gecenin içinde, bir çırpıda kalksa bile, bu liman ne Cruise’lara ve ne de uluslararası deniz trafiğine yanıt verebilecek durumda değildir. Çünkü orası, boyutları gittikçe büyüyen çevre sorunları yüzünden hastalık, umutsuzluk ve bunalım yayan bir felâket bölgesine dönüşmüş durumdadır. Acı gerçek bu!..
       *       *       *
   7 Ekim Pazartesi günü Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği tarafından düzenlenen kıyı ve kent kirliliğine ilişkin çalıştayda, Gazimağusa’nın bu hazin durumu enine boyuna tartışılmış ve çareler üretilmesine çalışılmıştı. Çevre platformunun üyesi olarak benim de katıldığım bu çalıştayın sonuç bildirgesi yayımlandı. Katılımcıların ortak görüşü olarak hazırlanan bildirgede, limanın bugünkü sakıncalı manzarası ve bunun çözüm önerileri 7 maddede toplandı. Paylaşıyorum:  
   “1- Mağusa limanı bu haliyle sürdürülemezdir. 
   2- Mağusa limanı şu andaki mevcut yapısıyla tüm çalışanların sağlığı ve güvenliği, toplum sağlığı ve çevre açısından önemli tehlikeler yaratmaktadır. Yakında bulunan ilkokuldaki öğrenci ve çalışanlarının sağlığına zarar verecek her türlü olumsuz durum acil olarak ortadan kaldırılmalıdır. 
   3- Kısa vadede Mağusa limanı yükleme ve indirme işlemlerinde iyileştirme yapılmalıdır. Çalışanların sağlığını korumaya yönelik kişisel donanım sağlanmalı, pnömatik yükleme ve boşaltma sistemleri başta olmak üzere kişi, toplum ve çevre etkilenimini azaltacak her türlü uygulama en etkin biçimde yürürlüğe girmelidir.
   4- Liman taşınacak ya da boşaltılan maddelerin uzun süreler bekletildiği bir açık hava deposuna dönüştürülmemelidir. Başta rafineri parçaları olmak üzere bekletilen her türlü malzeme kısa sürede boşaltılmalıdır. Hurda malzemede herhangi bir radyoaktif kirlilik durumunda alarm verecek geçiş kapıları kurulmalıdır. 
   5- Orta vadede karayollarına ait katran depoları daha uygun bir yere taşınmalı. Taşınma öncesinde alınması gereken çevre ve halk sağlığı önlemleri ile ilgili olarak ilgili sivil toplum örgütleriyle temasa geçilmelidir. 
   6- Tersanede işçi sağlığı ve güvenliği, çevre ve toplum sağlığına etkileri masaya yatırılmalı ve bu yönde alınması gereken önlemler, gecikilmeksizin uygulamaya sokulmalıdır. 
   7- Hurda taşıma, tersane ve limanlarda çalışan tüm personelin sağlık kontrolleri sorgulanmalı ve çalışma yasasına göre denetlenmelidir. Hurda malzeme konusu bütün yönleriyle ele alınarak bu bağlamdaki ülke politikası netleştirilmelidir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31