Khora yayınlarından çıkmış, Kıbrıs Komplosu diye bir kitap var… Meraklısına tavsiye ederim… Sözünü açacağım konuyu, sayın Halil Sadrazam da kendi kitabının ilk cildine almış…

1959 yılında, kurulacak olan yeni Kıbrıs Cumhuriyeti’nin esasları üzerinde bütün taraflar anlaştıktan, imzalar atıldıktan sonra, rahmetli Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, bir akşam yemeğinde, İngiltere Savunma Bakanı’na sormuş:

“ Her şey iyi güzel ama adada size egemen toprak olarak verilen askeri bölgelerden, çevredeki herhangi bir ülkeye yapacağınız bir saldırıya karşılık, Kıbrıs adası saldırıya uğrarsa ne olacak?”

İngiliz bakan, gülümsemiş! “ Bunu imzaları atmadan önce Kıbrıslılar’ın düşünmesi ve sorması gerekirdi!”

Ne düşündüler, ne de sordular… Ne yazık! Birbirleri ile o kadar meşguldüler ki, başka hiçbir “ayrıntı” umurlarında da değildi, dikkatleri çerçevesinde de… Kıbrıslı Rumlar, Türkiye ve Kıbrıslı Türkler’e rağmen, gürültü patırtı ile adayı Yunanistan’a katabilecekleri; Kıbrıslı Türkler isedeğişen dünya ve Kıbrıslı Rumlar’a rağmen azınlıkta oldukları bir adayı, Türkiye’ye eklemleyebilecekleri ham hayalleri ile işe başlamışlardı. Aradan geçen bunca yıldan sonra, her iki tezin de değişime uğradığı görülüyor. Şimdilerde, Rumlar adayı ikinci bir Helen Cumhuriyeti halinde tutup, Türkleri buna eklemleye, Türkler ise en azında iki ulus devletçik şekline çevirmeye uğraşıyorlar… Tozdan dumandan gene ferman okunmuyor. Göz gözü görmüyor… Birbirimizle uğraşmaktan, başka taraflara da bakmaya, hiç halimiz yok!

Bu arada, bize çoook uzak ve ilgisiz sandığımız, Mağusa’nın yüz elli mil ötesindeki bir ülkede çıka iç savaşta, hükümet kendi vatandaşlarını serin gazı ile katletmeye girişip de dünya patronlarının gazabını çekince, Adnan Menderes’in altmış yıl önce sorduğu soruyu, Kıbrıslılar şimdi sormaya başladı!

“ABD ve İngiltere, Suriye’yi Dikelya ve Ağrotur’dan kalkan uçaklarla bombalar; Şam da buna karşılık verir de füzeler hedefi birazcık şaşarsa, bizim halimiz ne olacak?”

Soru iyi güzel de altmış yıl kadar gecikerek soruluyor…

Ne demişti bunu soran Menderes’e İngiliz Bakan:

“ Kıbrıslılar bunu, imzayı atmadan önce düşüneceklerdi!”

O zaman düşünemedik! Birbirimizi yemek, başkasının bizi bombalayıp yok etmesi ihtimalinden, çok daha lezzetliydi…

Bizim İngiliz Üsleri dediğimiz toprak, aslında üs falan değil, egemen İngiliz toprağıdır… Hukuksal açıdan, Ağrotur’da hak iddia etmekle Trafalgar Squre’dan pay istemek arasında, bir fark yoktur. Ama siyasi bakımdan?

Bir ülkeden bir başka ülkeye saldırıda bulunup, kendi toprağını da saldırı tehdidine maruz bırakmak yetkisi bu çağda ancak o ülkenin seçilmiş meclisinin kullanabileceği bir yetkidir. Peki ama bu yetkiyi “Kıbrıs Devleti” ya da “devletçikleri”ne bırakan bir durum doğsaydı; Allah için olsun biz Kıbrıslılar bunu nasıl kullanacaktık? Şu hale bakınız…

Ona buna kızmadan önce, acaba kendi çocuklarımızın canını korumaktan aciz olan kendimize kızmak gerekmiyor mu?

Bu arada: KKTC’de koalisyon hükümeti, kuruldu… Bu daha önemli tabii… Yarın da kim bakan oldu “sorunsalı”nı konuşuruz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31