11 sütundan oluşan çıkartma anıtı eskimiş…

Sıvaları gitmiş.

Demirleri çıkmış.

Fayanslar, lambalar, dökülmüş.

Kısaca betonarme “yıkım anıtı” yaşlanmış

Kimse ilgilenmiyormuş onunla.

Oysa her yıl binlerce turist görmeye geliyormuş onu.

Yazık olmuş.

Bazen ben de gidiyorum oraya.

Tam altında duruyorum.

İki elimi belime bağlayıp, denize doğru bakıyorum.

Mahşer gününü düşünüyorum.

Oradan ne gemiler sinsice yaklaştılar.

Ufak ufak sokuldular.

Birden sahile kapak attılar…

Ve ne kadar çok askeri oradan sahile döktüler…

İlk adım onlara göre alınmış, buradakilere göre kaybedilmiş ilk adımdı.

Bu uğurda ne kadar çok bomba düşmüş dağlarımıza.

Ve ne kadar ağacımız yanmış.

O günü nasıl düşünmeli, nasıl anmalı diye çok kafa yordum.

Herkes kafa yordu.

Kimisi kolayına kaçarak “mutlu” dedi mahşere…

Kimisi düşündü bir daha…

“Ne mutlusu be” dedi…

Mutlu mu olmalı o gün, giden sürece mi kızmalı?

O sütun oradan yıkılmalı mı, daha da mı büyütülmeli?

1963-1974 arasında Kıbrıs Türkünün çektiklerini simgelermiş 11 sütun.

Ve 11 sütunun her biri bir yıla denk geliyormuş.

Şimdi harap haldeymiş orası.

Bakımsız.

Fayansları dökülmüş, lambaları sökülmüş.

Her şey bitti oysa…

11 yıl Kıbrıslı sıkıntı yaşamışsa bugün de aynı Kıbrıslı daha da çok sıkıntı yaşıyor…

11 yıl ölüp öldürmüşse daha iyi koşullarda yaşayabilmek için, bugün de didinip duruyor, daha iyi koşulları yaratmak ve ayakta kalabilmek için…

40 yıl…

11 yılın üstüne tam kırk yıl daha geçti…

Nice ölenler oldu mutluluğu göremeden.

Nice insanlar göç edip gitti buralardan bir daha dönmemek uğruna.

Hiç düşünecek başka bir derdimiz kalmadı…

Binlerce dedikleri, o da sütunların oluşmasıyla gurur duyacak ülkeden turistin, uğradıkları bölgeye bakım derdine düştük.

Oysa yapılacak ne kadar çok işimiz var daha…

Binlerce Kıbrıslıtürk yıkımdan ötürü kaçtılar.

Binlercesi koşulların daha da zorlaşmasından ötürü 11 yılı arar duruma geldiler…

Ve biz kalkıp 11 yılın simgesi betonarmelerin bakımsızlığına dem vurup sıvalarının yenilenmesini arzuluyoruz…

 Çok gittim oraya.

Ellerimi belime bağlayıp çok kere denize baktım.

Ve düşündüm geçen süreyi…

11 yılda hazırlanılan ortamı geri döndürmek adına 40 yılda kaç adım attık?     

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5