Geçtiğimiz Perşembe günü Başbakanlık binasının koridorlarında bir çığlık sesi duyuldu. Bu çığlık cinsel tacize uğrayan genç bir kızımızın çığlık sesi idi.  Cinsel tacizde bulunan milletvekilini şikayet etmek için sabahın erken saatlerinde Başbakanlığın yolunu tutmuştu. Başbakanlığa uğramadan iki gün önce cinsel tacize uğramıştı, iki gün boyunca Başbakanlığa gidip, şikayette bulunmak için sabahlara kadar uyumamıştı. Sonunda cesaret edip Mehmet Darbaz’ın odasına girip başından geçenleri anlattı. Anlatırken elbette rahat olamazdı. Darbaz’ın odasından yükselen çığlık sesleri bir anda Başbakanlık personelini ayağa kaldırdı. Bir ara ambulans çağırmayı da düşündüler ama sonuçta cinsel tacizde bulunan kişinin bir milletvekili olduğu için ambulansa gerek kalmadı.

Bu milletvekilimizin ilk defası değil, daha önce de cinsel tacizde bulundu ve ne yazık ki, uslanmadı. Cinsel taciz öyle bir şey ki; cinsel tacizde bulunacak olan  kişi her fırsat bulduğunda taciz etmeyi ihmal etmez. Bu işe yaşa başa ve makama bakmaz. Milletvekilliği de olsa.! Çünkü o bir sapık. Olay geçtiğimiz Salı günü meydana geldi. Bu sapık milletvekilimizi ziyarete giden genç bir bayan milletvekilinden iş istedi. Tacizci sapık milletvekili genç bayanın göğüslerini ve kalçalarını okşamaya başladı. Bir anda ne yapacağını bilemedi. Kendini sapık milletvekilinin odasından dışarıya zor attı. Olayı gidip ailesine de bildirdi. Hem kız perişan oldu hem de ailesi.

Şimdi tacizci sapık milletvekili kim? diye sormayın. Onu zaten siz de biliyorsunuz. Daha önceki sapıklığı basınımızda bir şekilde yer almıştı. Televizyonda cinsel tacize uğrayan bir vatandaşımız, kendisine zorla tecavüz ettiğini canlı yayında anlatmıştı. Başbakan’ın da bilgisinde olan bu konu şu anda gizleniyor. Ve sapık milletvekili ortalıkta dolaşıyor. Bu sapık milletvekilinin adını yazsak ispat et diyecekler. İspatı ortada... Devletin tepesinde bulunan Başbakan konuyu biliyor. Bundan daha iyi ispat mı olur.?   

GARGA’DAN AL HABERİ

ÇAĞER ELEKTRİK KURUMUNU DARMA DUMAN ETTİ

Elektrik kurumunda terfiler bir türlü verilemiyor bir hizipleşmedir gidiyor. Adeta Elektrik kurumunda Çağer fırtınası esiyor. Girne’den Lefkoşa’ya terfi alarak atanan Erdal Çağer, ne Mehmet Özçelik’in ne de Ali Horoz’un çabaları ile ikna edilip Girne’den Lefkoşa’ya gelemiyor. UBP Girne milletvekilleri İlkay Kamil ile Ergün Serdaroğlu Çağer’e gaz veriyorlar. Başbakan Girne’de Latife Demirer ile Cemil Safkara’yı terfi ettirip Girne’de bıraktığı için Girneli vekiller Çağer’i tutuyorlar.

Yani; UBP’de terfiler Eroğlu Küçük kavgasına dönüştü. Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun terfi bekleyen 37 kişiyi bu kavgadan dolayı durdurdu. Gelen bilgilere göre; yarın yapılacak olan Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) yönetim kurulu toplantısına Ekonomi ve Enerji Bakanı sunat Atun başkanlık yapacak. Sizin anlayacağınız; terfiler Elektrik Kurumu’nu karıştırdı. Oysa; Erdal Çağer’in Lefkoşa Satınalma Şube sorumluluğu barem 18 A yani; bir müsteşar maaşında. Onu bırakın Erdal Çağer Girne’den Lefkoşa’ya gelmez diye terfi bekleyen 37 kişinin terfileri durduruldu. Tabi Çağer deyip geçmeyin, Çağer’in arkasında Girne’li iki vekil var. UBP’de her vekilin artık parti içinde önemi var, Başbakan İrsen Küçük hiçbir milletveklilini kıracak lükse sahip değildir.

GÜZELYURT’LULAR KANALİZASYON ÇALIŞMALARINDAN BIKTI USANDI

Kıbrıs Türk insanının sabırlı olduğunu biliyoruz, öyle kolayına sinirlenip isyan etmez. Özellikle sağlık konularında Kıbrıs Türk halkı pek duyarlı değildir. Ama bu demek değildir ki; herkes de öyle.! Bizim gibi olanlar da var. Biz önce insan deyip, insan haklarının savunuculuğunu yapıyoruz. İki günden beridir Güzelyurt bölgesinden şikayetler geliyor.

Duyarlı bazı vatandaşlarımız Güzelyurt’ta kanalizasyon çalışmalarından bıkıp usandıklarını söylediler. Kazılan çukurlardan arabalarına verilen zararı bir kenara bıraktılar. İnsan sağlığı için hiç bir önlemin alınmadığını da bir kenara bıraktılar. Ama yetti artık diyorlar. Güzelyurt’un içerisinde araba sürmek insanın sinirlerini bozuyor. Yani; Güzelyurt halkını öyle bir hale getirdiler ki; patlayacak duruma geldiler. Herkes sinir küpü. Güzelyurt’lular kanalizasyon çalışmalarını araştırıp halka değer verilmediğini de tespit ettiler. Avrupa Birliği Güzelyurt’taki projeyi beş buçuk yılda tamamlanmayı öngördü ancak Güzelyurt belediyesi bunu bir buçuk yılda tamamlamayı hedefledi. Burada amaç AB’nin Güzelyurt’taki kanalizasyon için ayırdığı parayı bir an önce birileri kasasına koysun. AB aynı projeyi aynı bölgede rum köyü olan Astromerit köyüne de uyguluyor. Güzelyurt’lular Astromerit köyüne gidip oradaki kanalizasyon çalışmalarını da yerinde incelediler.

Güzelyurt’ta olduğu gibi her tarafı kazıp bir buçuk yılda bitirmeyi öngörmediler. Onlar beş buçuk yılda bitirecekler. Astromerit köyünde yaşayan rumlara kanalizasyon kazılacak diye zarar vermiyorlar. Bizde insana değer verilmediği için parayı kim kazanacaksa ona değer verildi. Bir an önce AB’nin parası birilerinin cebine girsin diye Güzelyurt halkını perişan ettiler. Bu konuda itirazı olan var ise Astromerit köyüne gitsin ve orada kanalizasyonun nasıl yapıldığını yerinde incelesin.

MESAJI OLAN ALSIN

Sn.Tülin MANYERA; Kış geldi ısınmak için votka içilmeli diyorsan o başka. Absolute gecesinin oldukça kalabalık bir organizeyle Girne’de yapıldığı söyleniyor.

Sn.Savaş BEYİT; Geçen defa kaybettin, bu defa da kaybedecen diye söyleyenler var. İyi hazırlanırsan şansın ne olur onu gargalar bize söyleyecek.

Sn. Mehmet DARBAZ; Demek bu hükümette sen ölü yıkayıcı görevini üstlendin. Önce KTHY şmdi de kıbıs Türk Petrolleri. Zaten bildiğin gibi Kıbrıs türkü’nün bişeyi yoktu haydan gelen huya gidiyor.

Sn.Ahmet BARÇIN; Senin zamanında sendikalar bu kadar agresif bir görüntü çizmezdi.Ya da sen öyle değildin.Acaba zaman sendikaları daha da agresif mi yaptı.

Sn.Saadet MAŞERA; Her gece dizi olunca havalar da serinleyince insanın keyfine diyecek yok.Gelgelelim çarşamba geceleri Muhteşem Yüzyıl mı yoksa Kuzey Güney mi diye tercih yapmaya çalıştığınız söyleniyor. Siz en iyisi salona bir TV daha koyun o zaman ayni anda ikisini da izlersiniz.

Sn.Hasan SERTOĞLU; Maçlara 500 kişi gidiyorsa ve 150 kişiye bilet kesiliyorsa burada bir sorun yok mu sizce. Basındı,yöneticiydi, futbolcu ailesiydi derken stadın %75’i bedava maç izler oldu. Bu konuda bir önlem alırsanız kulüplerin gelirine katkı yapmış olacaksınız. Üstelik bizim ülkemizde bir maç bileti 10-15 TL. Öyle Türkiye’deki gibi 200 TL’lerden başlamıyor. Çullisine de olsa kulüpler mutlaka para istiyor.

Sn.Tanyel BAYRAKTAROĞLU; Sezon bitti mi yoksa hala Malibu’da denize giren var mı?  Allahını seversen bir bak da merak edenler var! Bu arada bildiğin gibi ben daha sezonu açmadım.

Sn. Gürsel UZUN; İlçe başkanın Mağusa’daki yükünü azaltığın için sana teşekkür edeceğine seni grup toplantısında başbakan’a şikayet etti. O seni milletvekili adayı olacaksın diye düşman görüyor. Boşuna söylemiyorum UBP’lilerin rakibi UBP’lilerdir diye.

Sn.Ayça SOYGÜR ÇIRALI; Karşına rakip çıkabilir. Sen herşeye rağmen önlemini al....Gerçi yaptığımız araştırmalara göre rahat görünüyorsun ama yinede hazırlıklı ol!

Sn. Bulut AKACAN; Aylin ile Soner artık aşikar bir şekilde utanmayı attılar. Carolin desen çocuğu bahane edip geri geldi. Osman’ı mı yoksa Ali kaptanı mı düşüneyim.? Senin anlayacağın işler yine sarpa sardı. Bence en iyisi Trumph Tover...

Sn.Yaşar ERSOY; Festivalin son günlerini yaşadığımız bu günlerde Lefkoşa’lıyı Tiyatro’ya doyurdunuz diyorlar. Bize da bravo demek düşer.

Sn.Mehmet ZAFER; Şu sigaradan bir türlü kurtulamadın gitti. Az içiyorsan eh gene sorun yok diyeceğim ama iyi içici görüntüsü çizdiğin söyleniyor.Yaş da ilerledi. Herşeyin başı sağlık unutmayın.

Sn. Ahmet Beyazit ADALIER; Belediyenizde sorunlar bitmek tükenmek bilmiyor,aldığımız duyumlara göre idare amirinize ve maliye memurunuza geçtiğimiz ay maaş ödememişsiniz ,bu ekonomik krizde kimseyi parasız brakma yetkisine sahip olduğunuzu sanmıyoruz kimin parasını kime vermiyorsunuz merek konusu.

Sn.Fehmi OKTAY; Artık sıcakları değil soğukları konuşma zamanı geliyor galiba. Dört gözle kar müjdesi vermeni beklerim. Beni Trodos’a çıkartmak zorunda bırakma ltf.

Sn.Taner ETKİN; TV’de UHH direktörü diye tanınıyorsunuz ama son yıllarda UHH’dan bir hareket gelmedi diyorlar. Konjektür mü değişti yoksa şu aşamada UHH’ya gerek mi yok

Sn.Kutlay ERK; Herşey bir tarafa basından da iyice uzaklaştınız diyecektim görsel basında programa katıldınız. İyi de yaptınız, seçim kaybedip küsenler sınıfından sizi silindiniz, haberiniz olsun.

Sn. Turgay AVCI; Meclis’te başbakan ile başbaşa yaptığınız görüşme garga haber merkezimizde kayıtlara alındı. Tam üç haftalık bir süren var ona göre.

Sn. Uğur KİRAZ; Büyük geçmiş olsun. Bel fıtığının en güçlü tedavisi yüzmekten geçer. Deniz mevsiminin en güzel zamanı hazır el ayak çekilmişken her gün bol bol yüzmeye git göreceksin hiç bir şeyin kalmayacak.

Sn. SALİH DALINÇ; Köylülerinizin susuz kaldığı dönemlerde köyün su arızasını gidermeleri için canla başla uğraşmısınız köylüleriniz size teşekkür etmeleri gerek böyle duyarlı muhtarlar memlekette az bulunur... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31