“Sayın Levent Özadam,

Gazetenizde mesaj kutusunda şahsıma gönderilen mesajı esefle okumuş bulunmaktayım.

Sizler gibi değerli bir üstattan böyle bir mesajın parti meclisi toplantısında eleştiriler yapmamın hemen ertesi günü çıkması acaba tesadüf mü, yoksa ardında başka şeyler mi var diye düşünüyorum.

Oysa Parti içerisinde yapılan tartışmaların sadece partinin daha sağlam temeller üzerine oturtulması amacıyla yapıldığı ortadadır.

Sizlerin de bildiği gibi KKTC 2009 yılı seçimlerinden sonra bir yıl Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yapmışlığım var.

Bu süre içinde ülkemiz, halkımız için yarar sağlayacağına inandığım, her biri bir ekip ürünü olan birçok projeyi yaşama geçirmek  için uğraş verdim.

Bunlardan bir tanesi de Ercan Devlet Havaalanı’nın gidiş salonunda bulunan Duty Free mağazalarının kira sözleşme süreleri ile ilgili yeni bir projenin süre hitamlarında yürürlüğe girecek şekilde yaşama geçirilmesi idi.

Bu projenin esası, geliş salonunun üst tarafında bulunan ve hemen hemen hiç kullanılmayan salonun gidiş salonuyla birleştirilerek daha geniş bir mekanda yolcuya daha çeşitli hizmetlerin sunulabilmesi ve yolcuların daha konforlu bir ortamdan yararlanmaları idi.

Bu salonun çok amaçlı kullanılmaya başlanmasıyla birlikte üst katta CIP salonu ve hatta VIP salonuna da  bir bağlantı yapılması planlanmıştı.

Daha da ötesi uçaklara geçişte dünyada uygulanan güvenlik denetiminin bizde de yapılması ve uçağa biniş kapısı konsepti ile birlikte güvenlikli alanların da oluşturulması hedeflenmişti.

 Bu projeyle duty free mağazalarının da sözleşmelerinin yenilenmesi için Bakanlığın hazırlamış olduğu sözleşme ile Maliye Bakanlığı Kamu İhale Komisyonu tarafından ihaleye çıkılmış, ancak ihale hiçbir şekilde tamamlanmamıştı.

Nitekim, projenin diğer sağlayacağı yararları ve kazandıracağı çağdaş düzenlemeleri göz ardı etsek bile devlettin bugünkü koşullarda geçmiş sözleşmelerle devam ettirdiği mağazalardan elde etiği kira gelirleri iki milyon euro civarından, minimum on iki milyon euro civarına ulaşmış olacaktı.

Bir başka deyişle KKTC maliyesi şu an için bu projenin uygulanmaması dolayısıyla asgari yirmi beş milyon Türk Lirası kayba uğratılmıştır.

Mesajınıza gelince: Yazılanların  aslı astarı yoktur.Benim bu konularda hiç kimseye vrilmiş bir sözüm bulunmamaktadır.

Benim tek sözüm halkımızadır ve tek yeminimin sadece halkımıza karşı Meclis’te verdiğim yemin  olduğunu ısrarla vurgulamakta fayda görüyorum.

Bu arada bu konular başka şekillerde gündeme geldiğinde kürsü hariç, dokunulmazlığının kaldırılmasını istediğimi ancak bunun meclis tarafından reddedildiğini de bir kez daha anımsatmak isterim.

Bu konunun bazı kişiler tarafından temcit pilavı gibi değişik versiyonları ile pişirilip halkımızın önüne konulmasının bana göre tek amacı bana siyasi olarak zarar verme dürtüsüdür.

Buna sizin alet olmanız hele hele, bana sormadan, benim görüşümü almadan dedikodu niteliğindeki bazı bilgilerden yola çıkarak bana gazetedeki köşenizden mesaj yollamanız şahsıma yapılan ciddi bir haksızlık olduğu düşüncesindeyim.

Bu vesile ile konunun artık basın özgürlüğü adı altında aleyhime istismar edilmesine  son vermek amacı ile beni mahkemeye götüreceğini iddia ettiğiniz kişi veya kişilere haydi götürünüz diyorum.

Bu suretle bu kişi ve/veya kimler olduğunu hem kamuoyu öğrenmiş olur hem de biz.

Her şeyden öte şahsımın böyle bir suçu varsa ben ceza alırım kamuoyunun vicdanı rahatlatılmış olur.

Ancak eğer yoksa…”

(Hasan TAÇOY- UBP Lefkoşa Milletvekili)

Okur Görüşü
“İçişleri Bakanını göreve davet ediyorum”

“Levent  Bey Merhaba ,

Aşağıdaki yazıyı, gazetenizde   yayınlanan  6 Ağustos 2011 tarihli ve 32. Sayfada yayınlanan ''Türk Malı Üstünde Anlaşma'' başlıklı  habere atfen yazıyorum.

Dört-beş yıldır, zaman zaman basına yansıyan Ahmet Raşit Terekesinin Baf Belediyesi ile yapmaya çalıştığı mal satışı ya da takası ile ilgili haberleri okuyunca öfkeleniyor ve aslında yıllardır  " DEVLETÇİLİK OYUNU " oynadığımızı daha iyi anlıyorum. Bugün de aynı konu gazetenizde çıkınca  yine öfkelendim.

1974 Sonrası Kuzeye yerleşen güney göçmenleri, siz de hatırlarsınız, iskan bakanlığında yapılan işlemlerle, Güneyde bıraktığı malı devlete devrederek, feragatnameler imzalıyor ve Rum toprağını alıyordu .

Üstelik elinde Güneyden getirdiği koçanı yoksa ve art niyetli ise, tebliğ ettiği belge , herhangi bir resmiyeti olmayan, isteyenin istediği mal miktarını yazdırdığı  ( güneydeki  Türk muhtarının , ilgili şahsın malı olduğuna ve o malı bildiğine dair)  yazılı ifadesini  içeren mal tesbit yeminiydi..

Dönemin bakanlarından olan ve bugün hayatta bulunan Sn. Şemsi Kazım, Ahmet Raşit Ailesinin akrabası idi.

Bu aile Baf'taki mallarının karşılığını Kuzeyde fazlasıyla aldı. Şemsi Bey'in desteği ile...

Yani Güneyde (Baf'ta ) bugün hak iddia edecekleri ve Rum Hükümeti ile takasa gidecekleri  malları yoktur.

Çünkü o mallar, 1974 yılında  babaları merhum A.Raşit tarafından feragatname ile KKTC Devletine devredilmiştir.

Geçen yıllar içinde en güzel bölgelerde alınan karşılık mallar bir şekilde ailenin elinden çıkmış ve herkesin bildiği gibi eskinin  en zengin ailesi, bugünün  zor günler  geçiren ailesi konumuna gelmiştir.

1974 'de Devletimize feragatname ile devredilen Baf'taki malların nasıl olsa görünen mal sahibi bizleriz anlayışı ile merhum kişinin evlatları, Baf tapusuna kayıtlı  bulunan  bu malları,  kötü günlerden çıkmak için  bir kurtuluş yolu olarak görmüş ve satışlarını  ya da takaslarını  becererek  ,içinde bulundukları zor durumdan çıkmak düşüncesi  ile hareket etmişlerdir.

Ben duyarlı bir vatandaş olarak derhal devleti (İçişleri Bakanını) göreve davet ediyorum.

Başsavcılığın da konuya duyarlılık göstermesini  diliyorum.

Söz konusu mal  KKTC  Devletinin malıdır. Üstelik CTP-ÖRP Hükümeti döneminde konu ile ilgili bir yasanın  yapılmış olduğunu, bizzat dönemin içişleri bakanı Sn. Özkan Murat'tan duymuştum.

Yasaya göre bu tarz davrananların  hem hukuki hem de  cezai yaptırımlarla karşılaşacakları hükme bağlanmıştı…

Levent Bey , Baf Belediyesi ile  Kıbrıslı Türk aile anlaştılarsa, bunu önlemenin yolu yoktur. Devlet, söz konusu olaya en azından  kuzeydeki hükümranlığına dayanarak  ve  yasalarının gereğini yerine getirerek, müdahale  etmezse ya da önlemini almazsa, bunun arkası gelecek ve herkes, hem KKTC'nde  hem de  Güneyde mal satmanın ve hukukla dalga geçmenin keyfine varacaktır.

DEVLETİN  GÜNEY  GÖÇMENİNE İMZALATTIRDIĞI MAL FERAGATNAMELERİ BİR MASKARALIK MI?  

EĞER DEĞİLSE,  İÇİŞLERİ BAKANI DERHAL GÖREVE...

HEMEN,  AHMET RAŞİT TEREKESİNİN  KKTC  TAPU DAİRESİNE KAYITLI TÜM  MALLARINA ARA EMRİ ALDIRIP, OLAYI DERİNLEMESİNE ARAŞTIRSINLAR. BAF'TAKİ MALLARIN  KARŞILIĞI  KUZEYDE ALINMIŞSA, (FAZLASIYLA ALINDIĞINI HERKES BİLİYOR)

BU  MALLAR MAHKEME EMRİ İLE  DEVLETİN ENVANTERİNE GERİ ALINIP, İLGİLİ TEREKE ÜYELERİ  BURALARDAN DERHAL   TAHLİYE EDİLSİN...”

(O.K. LEFKOŞA)


Mesaj Kutusu:


Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, parti içinden ‘meclisten çekilelim’ sesleri her geçen gün daha da yükselmeye başladı. Yakında imza toplamaya başlarlarsa sakın şaşırmayın.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, Göçmenköy’ün kuzey bölümü tam bir haftadır su alamıyor ve insanlar artık cinnet geçirmek üzereler. Buna da nedenin basıncın yeterli olmadığı söyleniyormuş.

Sayın Abbas SINAY, vatandaşlıklar konusundaki tek derdiniz yeter ki şeftali kültürünün kaybolması olsun. Hem fena mı ülke insanında ne kolestrol kalır ne de kalp krizi vakaları, değil mi ama?
 
Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, beyin takımınızla birlikte hafta sonu İskele’de Cyprus Garden’de güzel  bir tatil geçirip aynı zamanda yeni stratejiler belirlemişsiniz. İyotun zihni açtığı söylenir değil mi? Kolay gelsin diyoruz.
 
Sayın Mehmet ÇAĞLAR, yeni verilen vatandaşlıklar konusunda sanırız biraz eksik bilgiye sahipsiniz. Olay TC üniversitelerinde kontenjandan yararlanmak için değil buradaki üniversitelerde daha ucuza çocuklarını okutabilmek için.
 
Sayın Tunç ERTAN, KKTC’li müşterilerinizden 50 TL daha fazla ücret istenilerek onları çılgına çeviriyorsunuz. Bu konularda önlem almazsınız yerli halkı küstürür sonra da tek başınıza kalırsınız.
 
Sayın Suat GÜNSEL, ülkemizde çekilecek olan Kod Adı Venüs filminin büyük bir kısmına sponsör olmuşsunuz, tebrikler. Umarız diğer büyük kuruluşlara da örnek teşkil eder.
 
Sayın Erdal ANDIZ, gördüğümüz kadarıyla siyasette sahaya inme kararı vermişsiniz. Çizmeleri giymekte geç bile kaldınız. Zararın neresinden dönülürse kardır değil mi?
 
Sayın Cafer GÜRCAFER, yeni binanız hayırlı ve uğurlu olsun. Maşallah uzay istasyonundan hiç farkı yok. Ancak şimdi bütün yan sektörler sizden birer ofis isteyecekler şimdiden hazırlıklı olun.
 
Sayın Doğan ŞAHALİ, tam manasıyla Mağusa’ya demir atmışsınız ve hemen her gün uğramadan edemiyormuşsunuz. Ara sıra başka denizlere de yelken açmayı düşünmüyormusunuz?

Sayın Ömer TATLI, bölge halkı soruyor, bu sene sünnet töreni düzenleyip düzenlemeyeceğinizi merak ediyorlarmış. Mübarek ayda hiç de fena fikir değil mi, bol bol sevap kazanırsınız.
 
Sayın Mustafa DİK, siz de taş düşürenler listesine dahil olmuşsunuz. Şimdi inşaata başlamanın tam sırasıdır. Çimento ve demiri de patron hibe ederse hiç ücret ödemeden ev sahibi olabilirsiniz. Geçmiş olsun diyoruz.

Sayın Özge HULİSİAĞA, burun estetiğiniz size ayrıca vatana ve millete hayırlı olsun. Yakın dostlarız epey beğenmiş, sırada neresi var diye soruyorlar…
 
Sayın Ahmet BENLİ, kanalizasyon çalışmalarını yerinde incelemeniz heyecan yapmanız gayet doğal da bari en azından araziye çıktığınızda takım elbiseyle değil de spor kıyafetleri tercih ederseniz daha fotojenik olacaksınız.
 
Sayın Hüseyin Ekrem ERGİL, Lefkoşa Lemar müşterileri mesaj göndermiş, expres kasanın geçmişte olduğu gibi yine hizmete girmesini istiyorlar. Müşteri her zaman haklıdır değil mi?
 
Sayın Erdal ÖZCENK, Mağusa Hastanesi’nden intihar olayı kamuoyunda büyük tepki yarattı ve hastaların nasıl olur da bu kadar korumasız olduğu tartışılmaya başlandı. Bu olay önlem alınmazsa ne ilk ne de son olacak.
 
Sayın Mehmet SAYDAM, hafta sonu şirket personeli ile birlikte Karpaz’da serinlemişsiniz. İyi de 40 kilo et götürmekle biraz abartmadınız mı? Bu yeme içmeler yaş geçince sizden hesap soracak bilesiniz.
 
Sayın Reha ARAR, Kıvrıkoğlu Paşa’nın Kara Kuvvetleri Komutanı olması en fazla sizi sevindirmiştir değil mi? Kıbrıs’da görev yapanların kimisi erken emekliye ayrılırken, kimisi de terfi aldı, nasıl yorumluyorsunuz?
 
Sayın Esin ESMEN, konfeksiyonda rakiplerinize fark atmaya başladınız. Yatırımcı kişiliğiniz bir çok rakibinize parmak ısırtıyor. Bir milli piyango ikramiyesi nelere kadirmiş değil mi? Hayırlı işler dileriz…


Günün Fıkrası:

Şirketten

Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadın girmiş.
Tartının üzerine çıkıp parayı atmış.
Okuduğu rakamı beğenmemiş.
Mantosunu ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış.
Yine sıkılmış. Eteğini de çıkarınca, Temel atılmış, parayı atmış,
-Devam edin. Bundan sonrası müesseseden.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31