Bazıları açılışı yapılan ilahiyat kolejini savunmak için, “ yetişen yerine okuyup öğrenen imam daha iyi olur, değil mi” demişti…

Başbakan ise kurdelenin bir yerini keserken dünyayla rekabet edebilecek gençlerin yetişeceğini söyledi.

Dedem Ramadan Hoca…

Hem cami hocasıydı, hem ilkokulda öğretmen.

Bağnaz değildi.

“Ezan bir çağrıdır, başladığında ayak ayaküstündeki pozisyonunu bozmanıza gerek yok” derdi.

“Yerde gördüğünüz ekmeği öpmeyin ama kenara koyun” derdi ve açıklardı, “ekmek de insan içindir”…

İnsan ekmeği öpmemeli…

İlk aklıma gelen nasihatleri bunlardı hocanın.

Şimdikilere bakıyorum hiçbiri ona benzemiyor.

Ezan okunurken işlerini güçlerini bırakıp bitmesini bekliyorlar.

Neymiş Allah’ın adı geçiyormuş orada.

Her canımız sıkıldığında Allah Allah diyoruz, kızdığımızda, küfür ettiğimizde o ismi ağzımıza alıyoruz…

Her Allah kelimesi geçtiğinde iş bırakırsak, iş yapmamamız gerekir…

Öyleyse Arap ülkelerinin geri kalmışlığı bundan olmalı.

Bu yanlışa Türkiye’nin her yerinde rastlarsınız.

Konser varsa, şak duruyorlar.

Düğünde, toplantıda, yemede, içmede...

Salon uğultuluyken bakıyorsunuz tık yok, Ezan başlamış.

1974 öncesi imam olacak gençlerimize burs verilirdi.

Türkiye’ye giderlerdi.

İmam olup gelirlerdi.

Türkiye’de imam hatipler de bol, ilahiyatlar da…

Yaşam bilhassa AKP dönemi ile birlikte Ortadoğu ve Ortaçağ rotasına doğru hızla ilerliyor.

Bu ilerleyiş tesadüfî değildir.

Buradaki insanların yatkınlıkları o yöne de ondan.

Gördükleri, yaşadıkları hep din ağırlıklı…

Bazıları yetişmişi beğenmiyor, ülkemizde de ilahiyat istiyor.

Hele dünyayla rekabet edeceğiz diyen başbakan…

Bizim Kıbrısltürkler olarak sıkıntımız ne dini eğitimlere ağırlık verilmesi ne de irademizin elimizden alınması…

Bizim tek bir sıkıntımız var.

O da ülkemizin bölünmüşlüğü.

Tek bir yolumuz var o da bölünen ülkemizin birleştirilmesi ve herkesin yerine dönmesi.

Kast ettiğim federasyon değildir.

Kıbrıs’ın tek olması…

Fakat kafalar bulandırıldığında gözler gideceği yolu bulmakta zorlanıyor.

Ödemeler, 10.madde, askerin sivile bağlanması, merkez bankasına Kıbrıslı, GKK’ne bizden biri…

Limanların açılması, kapatılması, Timbu’nun uluslararası uçuşlara dâhil edilmesi.

Hükümetin, muhalefetin, kimlerden oluştuğu…

Cumhurbaşkanlığında kim oturmuş, görüşmeci kim olmuş.

Hiç birisi ilahiyat açılması gibi bizim sorunumuz değildir.

Bizim derdimiz Kıbrıs’ın arındırılması ve birleştirilmesi.

Bu kadar.

Gerisi bizleri ilgilendirmemeli.

Ve sanırım ilahiyat gibi saptırmalar, rotamızı unutmamız adına yapılmış işlerdir.

Yorgancıoğlu da diğer sivil toplum örgütleri de Beşir’e karşı çıkarlarken hedeflerini unutuyorlar.

Dikkat etmeli.

Hedefimiz belli…

Tam Kıbrıs.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31