Bizim topraklarımızdan, kontrolün BM’de olduğu, Türk ve Rumların ortak yaşadıkları köydür Pile…

Pile için, tarihini 1963’te dondurmuş, bir adım bozulmamış denilebilir.

Öyle ki...

Türk ve Rum evleri bitişiktir hala  tıpkı bizim gerçek yerlerimizdeki evlerimiz gibi.

Dükkanları yan yanadır mesela.

Esnaf sabahları birbirlerine selam vererek işe başlar.

Müşteriler de karışıktır.

İşçiler aynı yerde omuz omuza olabilirler.

Tarlalarında orak sallayanlar kalmasa da traktörü süren Türk ekini biçen Rum olabilir.

Cami ile kilise birbirinden rahatsızlık duymazlar.

Pazar günü çan, diğer günler Ezan…

Komşular birbirlerine eskiden de olduğu gibi yaptıkları yemeklerden sunmaktan zevk duyarlar…

Savaş oldu ama onlar yerlerinden, yurtlarından, komşularından ayrılmadıkları için göçenlerin çektiği sıkıntıları bilemeyebilirler.

Sıralanabilir bir sürü unutturulmaya yüz tutmuş özlediğimiz özelliklerimiz.

Durup dururken Pile gelmedi aklıma.

Hristofyas ile Eroğlu’nun biraz da bizlere nispet yapmak için olsa gerek,  bir gün önce “zor çözeriz” diyerek çözümün demek olduğu karışık hayatın sürdüğü köyde yemek yemeleri getirdi Pile’yi masama koydu.

Nedir Pile?

Askerlik anıları açıldığında genelde hoş anılar gelir dillere.

Anlatırlar komik olayları.

Anlatırlar kazandıkları yeni arkadaşlıkları.

Anlatırlar komutanların onlara sağladığı kolaylıkları.

Aslında gerçek değil hepsi de.

Aslında insan psikolojisi bu.

Korkular yerleşir dillere, korkmaz gibi anlatılır ellere.

Bir de şu var:gerçekleri anlatmanın sonunda hapis yatmak var .

O yüzden hatırlanmak istemeyenler silinir, sadece  iyi anılar kalır dillere. 

Nitekim Halil Karapaşaoğlu gerçekleri anlattı ve gördük…

10 gün hapis.

Neyse…

Askerliğimi orada yapmıştım.

Pergama’da.

Pile de Pergama’ya bağlıymış.

Komutanım, lakabı Gavur olan Yüzbaşı Hüseyin(rahmetli) bir gün,”Dalgıçoğlu bu hafta sonu Pile’de nöbetçisin, giy sivillerini” dediğinde…

Anladım ki orada da birliğimiz varmış.

Tam tepesinde Pile’nin.

İki baraka birkaç da nöbetçi var orada.

İngiliz üstlerinden sivil geçerek gidersiniz birliğe ve askeri üniformayı giyersiniz .

-Binbir zorlukla binbir imtihan ve zor sporlardan geçerek subay oldum ki gece içeride kalmayayım komutanım. Beni oraya göndermeyim ” dedim göndermedi.

Fakat bilhassa hafta sonlarında ya teftiş ya ikmal için gittiğimizde birkaç saat o tepeye oturarak bize ait 1963’ü izlerdim Pile’ye dalarak.

Başka bir duyguydu o bakışlarda yaşanan.

 Olacak mıydı bir daha…

Tekrar dönecek miyiz diye hep hayal kurardım.

Bir gün önce ” zor çözeriz” dediler, ertesi gün 1963’ten kalma ideal köyümüzü ziyarete gittiler…

Ne demeli…

Onlar da biliyor nasıl olması gerektiğini.

Halkın içindecilerini çok iyi görüyorlar ama…

Ne yazık ki iki halk, “halk” olamadıktan sonra.

İki halk, tek halk olmak için ayağa kalkmadıktan sonra.

İki lider de diğerleri gibi oyuna son vermeden tangoya devam edecekler.

Hem de göz göre göre.


Günün Karikatürü:

1.20120108222244.jpg

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31